Anne Olmak İçin Geç Kalmayın

Hamilelik yaşının ertelendikçe, kısırlık sorununun arttığına dikkat çeken Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Tüp Bebek, İnfertilite (Kısırlık) Uzmanı Op. Dr. Ozan Turgut, çocuk sahibi olamayan çiftlerin tedavi için geç kalmamaları gerektiğini vurguladı.

“Kadınlarda 35 yaş sonrası doğurganlık azalmakta”

Kısırlığın görülme sebepleri hakkında bilgiler veren Op. Dr. Ozan TURGUT, “İnfertilite, bir yıllık korunmasız ilişkiye rağmen, çocuk sahibi olamama durumudur. İnfertilite, her yedi çiftten birinde görülebilen yaygın bir toplum sağlığı sorunudur. Kısırlık; yüzde 40-50’sinde kadın kaynaklı, yüzde 25-40’ında erkek kaynaklı ve yüzde 10-15’inde her iki faktör kaynaklı görülmektedir. Yüzde 15-20 civarında ise hiçbir sebep bulunamamaktadır. Çevre kirliliği, toksik maddelerle temasın artması, doğal olmayan beslenme ve anne olma yaşının yükselmesi gibi nedenlerle kısırlık, toplumda yaygın olarak görülmeye başlanmıştır. Özellikle 35 yaş sonrası kadınlarda doğurganlık ciddi şekilde azalmaktadır. Yumurtalık rezervinin azalması da ciddi bir sorun olduğundan, vakit kaybetmeden tedaviye başlanması önem arz etmektedir. Tıbbın her alanında olduğu gibi kısırlık tedavilerinde de önemli gelişmeler kaydedilmiştir” açıklamasında bulundu.

“Tedavi için vakit kaybetmeyin”

Kısırlık tedavisinde, sebebe yönelik tedavi uyguladıklarını ve yüzde 60’a yakın ifade eden Op. Dr. Ozan Turgut, “İnfertilite tanısı konulan hastalara; yumurtlama tedavisi, IUI (Aşılama) ve IVF (tüp bebek) gibi etkili tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Aşılama yönteminde, yüzde 15-20 civarında başarı elde edebilmekteyiz. Kısırlık tedavisinde anne adayının yaşı, yumurtalık rezervi durumu önemli olup; 35 yaş üzeri ve yumurtalıklarda yumurta sayısı azalan hastalarda, vakit kaybetmeden tedaviye geçilmelidir. Biz de İskenderun Gelişim Hastanesi’nde mevcut bilgi birikimimiz ve deneyimimizle, en etkili tedavi şekillerini uygulayarak, hastalarımızın il dışına gitmelerine gerek kalmadan, gerekli tedavilerini yapmayı hedefliyoruz” dedi.

Uzm. Klinik Psikolog Gamze Uygun’dan anne babalara karne uyarısı:“KÖTÜ KARNEYE CEZA VERMEYİN

Yarı yıl tatili öncesi, karnesinde zayıfı olan öğrencilere ailelerin nasıl davranması gerektiği konusunda uyarılarda bulunan Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu Gamze Uygun, kötü karneye ceza vermenin, çocuklarda özgüven eksikliğine sebep olacağını vurguladı.

Karnedeki düşük notların, çeşitli sebeplerinin olabileceğini ifade eden Uzm. Klinik Psikolog Gamze Uygun, “Yine bir karne dönemindeyiz. Kimi çocuklar için tatil heyecanı yaşarken, kimi çocuklar için ise tatil heyecanını bastıran bir hesap dönemindeyiz. Bu süreçte, ‘Notlarım ne olacak? Ailem ne düşünecek?’ gibi sorular çocukların zihnini bir hayli meşgul etmekte. Fakat unuttuğumuz bir şey var ki; karne bir ekip işidir ve sadece çocuğun değil, tüm aile bireylerinin karnesidir. Karne, ne kadar çocuğun karnesi gibi görünse de; anne- baba, çocuk, öğretmen, okul yönetimi, karnede görünen o notu etkileyen ekip arkadaşlarının karnesidir. Bu nedenle, çocuğun karnesinde görünen notlar, bu ekibin sağlıklı bir ekip olup olmadığının göstergecidir” açıklamasında bulundu.

“Karne kritiği için çocuğunuzla sohbet ortamı oluşturun”

Uzm. Psikolog Uygun, “Çocuklarınızın karnesine bakarken öncelikle O’nu, bu günlere sağlıklı bir şekilde geldiği için onu tebrik edin. Eğer karne siz ebeveynlerin istediği gibi gelmiyorsa, bu ekibin ne kadar sağlıklı olup olmadığının kritiğini öncelikle siz kendi içinizde gözden geçirin. Karne gününden birkaç gün sonra da, karne kritiğini yapmak için çocuğunuzla bir sohbet ortamı oluşturun. Bu yakın iletişim sayesinde, eğitim kavramının ne olduğunu hem çocuğumuz hem de biz keşfetmiş oluruz” dedi.

 

BADEMCİK AMELİYATINDA ‘THERMAL WELDING’ DÖNEMİ

Özel İskenderun Gelişim Hastanesi KBB Uzmanı Op. Dr. Serkan Gökpınar, bademcik ameliyatlarında uygulamış oldukları ‘Thermal Welding’ yöntemi ile ameliyat sonrası iyileşme süresinin kısaldığını ifade ederek, 500’üncü ameliyatı başarıyla gerçekleştirdiklerini belirtti. Çocukluk döneminin en sık karşılaşılan hastalıklarından birisinin bademcik iltihabı olduğunu belirten Op. Dr. Gökpınar, bu hastalığın antibiyotik kullanımıyla tedavi edildiğini, ancak hastalanma sıklığının yılda 4-5 kereden fazla olduğunda, bademcik ameliyatı gerektiğini açıkladı.

“Thermal Welding ile iyileşme süresi kısaldı”

Thermal welding sistemi sayesinde bademciklerin, çevre dokulara zarar vermeden kolaylıkla ayrılabildiğini ifade eden Op. Dr. Serkan Gökpınar, “ Bademcik ameliyatlarında klasik olarak en sık kullanılan yöntem, bademciğin disektör denilen bir aletle çevre dokulardan ayrılmasıdır. Klasik yöntemde dokunun ayrılması aşamasında oluşan yara yüzeyleri kendiliğinden zaman içinde iyileşmektedir. İyileşene kadar belli bir süre hasta ağrıdan yakınabilir. Ameliyat esnasında kanama oluştuğunda, kanayan bölgelerde damarlar bağlanır veya elektrik akımı ile pıhtılaştırılır. Bu yöntemler de güvenilirdir ve yaygın olarak kullanılmaktadır ancak ameliyat zamanını uzatabilir ve ameliyat sonrası ağrı daha fazla olabilir. Bademcik ameliyatında yeni dönem; klasik yöntemlerle yapılan bademcik ameliyatlarında, yaklaşık 2 hafta kadar sürebilen biyolojik yara iyileşmesi yeni yöntemle yaklaşık bir hafta ile sınırlıdır ve hastanın boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü gibi şikayetleri de, eğer olursa, birkaç günden fazla sürmez. Isı enerjisi kullanılan bu yöntemde, çevre dokuda oluşabilecek hasar, diğer yöntemlere göre çok azalmaktadır. Bu durumda diğer yöntemlerde görülen ameliyat sonrası ağrılar, bu yeni yöntemle oldukça azalmaktadır, ağrının da az olması nedeniyle, hastanede kalış süresi kısalır ve hasta aynı gün taburcu edilebilir” dedi.

OP. DR. OZAN TURGUT GELİŞİM’DE

Kadın Hastalıkları ve Doğum, Tüp Bebek, İnfertilite (Kısırlık) Uzmanı Op. Dr. Ozan Turgut, Özel İskenderun Gelişim Hastanesi kadrosuna katıldı. Op. Dr. Turgut, Gelişim Hastanesi bünyesinde hizmet vermekten dolayı mutlu olduğunu dile getirdi.

Op. Dr. Ozan Turgut Kimdir?

Op. Dr. Ozan Turgut, 1977 yılında Niğde’de doğdu. 2002 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. 2002-2004 yılları arasında Elazığ’da mecburi hizmetini tamamladı. 2009 yılında Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisasını bitirdi. 2009-2010 Erzurum Nenehatun Doğumevi’nde, 2010-2017 İskenderun Devlet Hastanesi’nde çalıştı. 2014 yılında Ankara Etlik Zübeyde Hanım Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Üremeye Yardımcı Tedavi Yöntemleri (Tüp Bebek) Sertifikası aldı. Ulusal ve Uluslararası bilimsel dergilerde yayınlanmış çalışmaları bulunmaktadır. 29. Aralık 2017 tarihinden itibaren Gelişim Hastanesi bünyesinde göreve başlamıştır. Op. Dr. Turgut, evli ve bir çocuk babasıdır.

Ağrılara Elle Müdahale Yöntemi ‘Osteopati’

Osteopatinin; kas ve iskelet sistemi hastalıkları başta olmak üzere, birçok rahatsızlıklarda uygulandığını ifade eden Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Uzman Fizyoterapist Osteopatı Mehmet Ali Yılmaz, osteopati yönteminin, özellikle ağrının kaynağını tespit edip, asıl sorunun giderilmesinde yardımcı olduğunu açıkladı.
Fizyoterapist Osteopat Mehmet Ali Yılmaz, “Osteopati; sadece elle uygulanabilen, anatomiyi, fizyolojiyi ve biyomekaniği esas alan bütüncül bir tedavi yöntemidir. Osteopatinin amacı; hareket kısıtlılığını tespit edip serbestleştirerek, normal dolaşımı sağlayıp, vücudun kendi kendine iyileşme potansiyelini açığa çıkarmaktır. Eğer vücudun herhangi bir bölgesinde hareket kısıtlılığı var ise, vücut adaptasyon olarak hareket kabiliyeti daha az olan farklı bir noktaya yüklenmek zorunda kalır. Bu yüklenme sonucunda; ağrı, sızı, kalp spazmı gibi durumlardan dolayı hasta, soğuk uygulama, ağrı kesici, kas gevşetici gibi yollara başvurabilir. Ancak ağrının esas kaynağı olan hareket kısıtlılığı giderilmediği için de hasta, ağrıyı tekrar tekrar yaşayabilir ve bu durum yıllarca sürebilir. Osteopat olarak, organlarla hareket sistemi arasındaki ilişkiyi, kafa ve kuyruk sokumu arasındaki hareket kabiliyetini, dolaşım sistemini göz önünde bulundurarak, ağrıya asıl sebep olan hareket kısıtlılığını tespit edip çözerek, kişinin sağlıklı iyileşmesini hedefleriz. Eğer hastada patolojik bir durum varsa, ilgili hekimin medikal tedavisinden sonra ancak hareket kısıtlılığına müdahale edebilmekteyiz. Hastane bünyesinde Fizyoterapist Osteopat İbrahim Sercan Aydın ile birlikte, osteopati tedavisini uygulamaktayız” açıklamasında bulundu.

“Ağrılarınız tek seansta son bulabiliyor”
Osteopatinin destekleyici tedavi olarak kullanıldığı hastalıkları açıklayan Yılmaz, “Bel, boyun, sırt ağrılarında, migren ve gerilim tipi baş ağrılarında, skolyoz ve kifoz gibi postür bozukluklarında, ameliyat sonrası ağrı ve yapışıklıkların giderilmesi, kronik yorgunlukta, spor yaralanmalarında, dolaşım sorunlarında, hareket ve fonksiyon bozukluklarında, fibromiyalji sendromunda, eklem, omurga ve costa blokajlarında, hazım organlarının fonksiyon bozukluklarında destekleyici tedavi olarak kullanılır. Osteopatinin tedavi süresi, hastalığın boyutuna göre değişmekle beraber, tek seans da olabildiği gibi, ortalama dört-beş seansa kadar sürebilmektedir” dedi.

Op. Dr. Mehmet Koparan Gelişim’de

Alanında yapmış olduğu başarılı ameliyatlarla adından sıkça söz ettiren Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Koparan, Özel İskenderun Gelişim Hastanesi’nde poliklinik hizmetine başladı.
Op. Dr. Mehmet Koparan Kimdir?
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1992 yılında mezun olan Op. Dr. Mehmet Koparan, 2011 yılında Fırat Üniversitesi’nde uzmanlığını tamamladı. Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevini başarıyla yürüten Op. Dr. Koparan, 26 yıllık hekimlik tecrübesine artık İskenderun Gelişim Hastanesi’nde devam edecek.

İnternet Bağımlısı Mısınız?

Günümüzde, cep telefonu ve internetin çok fazla yaygınlaştığını belirten Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu Gamze Uygun, teknoloji bağımlılığının kişinin hayatını olumsuz etkileyebildiğini ve ciddi zararlara sebep olabileceğini ifade etti.
Bilinçli kullanılan teknolojinin birçok avantajının olduğunu vurgulayan Uzm. Psikolog Uygun, “Teknoloji insanlığı bir adım ileriye götürecek en önemli araçlardan biridir. Doğru kullanıldığında teknolojinin insan hayatına getirdiği sayısız faydaları olmasına rağmen, kişinin teknoloji kullanımı üzerinde kontrolünün kaybolması ve teknolojiyi ölçüsüz ve sınırsız kullanması, çok ciddi zararlara sebep olabilir” açıklamasında bulundu.

Teknoloji bağımlılığımızı nasıl kontrol altına alabiliriz?

Teknoloji bağımlılığının belirtilerini açıklayan Uzm. Klinik Psikolog Uygun, “Gece geç saatlere kadar teknolojik aletlerin başında kalmak, uzun süre kullanmaktan dolayı fiziksel sorunlardan şikâyet etmek, teknolojik aletlerden uzak kaldığınız zaman gergin ve boşluktaymış gibi hissetmek, teknolojik aletlerin başında çok fazla zaman geçirdiğiniz için suçluluk duyuyorken bir yandan da büyük bir zevk almak ve bu iki duygu arasında gidip gelmek, çevrenizdekilere ekran karşısında geçirdiğiniz zaman hakkında yalan söylemek, internete girmek için yemek öğünlerinden, derslerden ya da randevulardan ödün vermek ve insanlarla internet üzerinden konuşmayı yüz yüze konuşmaya tercih etmek, teknoloji bağımlılığının nedenlerindendir. Bu nedenle öncelikle sizi internetin başına götüren nedenleri tespit edin. Belli işleri bitirdikten sonra kısıtlı bir süre teknolojik aletlerin başına geçmeyi ve her akşam aynı saatte bilgisayar ya da cep telefonunu elden bırakılmayı kural haline getirin. Yapmayı isteyip de fırsat bulamadığınız faaliyetleri bir deftere yazın, yalnızlığı ve can sıkıntısını gidermek için internet kullanmaya yoğun istek duyduğunuz zamanlarda yazdıklarınızdan birini yapın. Bilgisayar ya da telefonu bu kadar uzun süre kullanmaya başlamadan önce, nelerden keyif aldığınızı düşünüp bunları tekrar canlandırın. Teknolojik aletlerle ile kurulan iletişim her zaman için duygudan yoksun olacağından, arkadaşlar ve aile üyeleriyle ev dışında organizasyonlar planlayın. Bilgisayar başındayken neler kaçırıldığınızı bir düşünün. Çocuğunuzla birlikte parkta yapacağınız yarım saatlik yürüyüş, eşinizle kahve içip sohbet etmeniz çok daha değerlidir. Zamanın çok kıymetli olduğu ve ne kadar hızlı geçtiği unutulmamalıdır. Kişiyi teknolojik aletlere tutsak eden nedenlerin tespiti için mutlaka bir uzman desteğine başvurulması gerekmektedir” dedi.

İskenderun Gelişim Hastanesi ve İskenderun Doğa Koleji’nin katkılarıyla engelli sporculara sağlık taraması yapıldı

GELİŞİM VE DOĞA ‘ENGELLERİ KALDIRDI’

3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında, Türkiye Tekerlekli Sandalye Basketbol 1. Lig Şampiyonu İskenderun Engelliler Basket Takımı oyuncuları, Özel İskenderun Gelişim Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildi.
Sağlık taramasının ardından bir araya gelen İskenderun Gelişim Hastanesi Yönetimi ve İskenderun Doğa Koleji t-MBA Öğrenci Meclisi Öğrencileri, engelli sporcuların 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü kutladı.

“Herhangi bir Aralık’ta değil, her zaman yanınızdayız”

‘Herhangi bir Aralık’ta değil, her zaman yanınızdayız’ sloganıyla yola çıktıklarını ifade eden İş Yeri Hekimi Dr. Cengiz Gündüz, sporculara sağlık hizmeti sunmaktan mutlu olduklarını dile getirdi.
Bölge sporuna önem verdiklerini ifade eden Başhekim Dr. Ömer Suha Caymaz, takıma başarılar dileyerek, Özel İskenderun Gelişim Hastanesi olarak, her türlü desteğe hazır olduklarını söyledi.
İskenderun Doğa Koleji Halkla İlişkiler Müdürü İnayet Dingiltepe de, engelli sporcuların gününü kutlayarak, İskenderun Engelliler Basket Takımının her zaman yanında olacaklarını belirtti.

“Gelişim Hastanesi ‘Engelli Dostu’ Olacak”

Hastane olarak, ‘Engelliler açısından ulaşılabilir hastane’ projesiyle ilgili çalışmalara başlayacaklarını ifade eden Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Genel Direktörü Prof. Dr. Bülent Tekinsoy, bu anlamda engellilerin hizmet almasını kolaylaştıracaklarını vurguladı.
Prof. Dr. Tekinsoy, “İskenderun Gelişim Hastanesi’ni, bu süreç itibariyle ‘engelli dostu hastane’ haline getirmek için çalışmalara başlayacağız ve engelli vatandaşlarımıza karşı görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Bu anlamda, engelli bireylerimizin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde düzenlemelere gideceğiz. Unutulmamalıdır ki; hepimiz bir engelli adayıyız. Bu duygu ve düşüncelerle, engelli vatandaşlarımızın 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü kutluyorum” açıklamasında bulunarak, sporculara desteklerini sürdüreceklerini ifade etti.

“Bize önem verdiğiniz için mutluyuz”

Dokuz yıldan bu yana kulüp olarak engelli bireyleri spora kazandırmaya çalıştıklarını ifade eden İskenderun Engelliler Spor Kulübü Takım Kaptanı Umut Akbay ise, sporculara sağlık hizmeti sundukları için hastane yönetimine teşekkürlerini sunarak, “3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla İskenderun Gelişim Hastanesi ve İskenderun Doğa Koleji’nin katkılarıyla engelli arkadaşlarımıza yapılan sağlık taramasından dolayı çok mutluyuz. Sporcu arkadaşlarımızı hatırladıkları ve önem verdikleri için, hastane ve okul yönetimine ayrı ayrı teşekkürlerimizi sunuyoruz. Çocukluğumuz çok zor şartlarda geçti. Birçoğumuz sınıflarından çıkamadan, top oynayamadan okulu bitirdi. Bu psikoloji gerçekten çok farklı. Sporcu olmak zor iş, engelli bireyi sporcu yapmak çok daha zor bir iş. Amacımız, engelli bireyleri spor yoluyla hayata kazanmaktır” dedi.
Konuşmaların ardından engelli sporculara hastane yönetimi tarafından, ‘Check Up Katılım Belgesi’ verildi.

Mesai Arkadaşları Vahdettin Bağlam’ı Son Yolculuğuna Uğurladı

Uğradığı saldırı sonucu ağır yaralanarak, yoğun bakımda tedavi altına alınan Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Personeli Vahdettin Bağlam (34), kaldırıldığı hastanede 3 günlük yaşam mücadelesini kaybetti.
Vahdettin Bağlam’ın cenazesi, Gelişim Hastanesi’ne getirilerek, hastane personeli tarafından son yolculuğuna uğurlandı.
Hastane binasında düzenlenen törende Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Yönetimi, Vahdettin Bağlam’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine de başsağlığı diledi.
10 yıldan bu yana hastanedeki görevini başarıyla yürüten Vahdettin Bağlam, evli ve dört çocuk babasıydı.

İskenderun’da ‘Sağlık Turizmi’ Zirvesi

Özel İskenderun Gelişim Hastanesi, Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi (THTC) ve Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD)’nin işbirliğiyle, ‘Hatay’da Sağlık Turizmi’ konulu panel düzenlendi.

İskenderun Doğa Koleji Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panele; Hatay Vali Yardımcısı Erol Özkan, İskenderun Kaymakamı Recep Soytürk, Belen Kaymakamı Abdulaziz Aydın, Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, İskenderun Deniz Üs Komutanı Kurmay Albay Aykar Tekin, İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Levent Yılmaz, Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sebahattin Yılmaz, Hatay Turizm Derneği Başkanı Sabahattin Nacioğlu, DOĞAKA Genel Sekreteri Onur Yıldız, İSTUDER Başkanı Sabahattin Uygun, Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Metin Yıldız, İskenderun Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri, Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Yönetimi, Hatay Eczacı Odası Temsilcileri, sağlık personeli, seyahat acentaları, otel yöneticileri, basın mensupları ve davetliler katıldı.

Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi (THTC) Kurucu Başkanı Emin Çakmak, TUROYD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Can AKSU, Başbakanlık Eski Müşaviri ve THTC Danışma Kurulu Başkanı Mustafa Hamdi Şengel, Turizm Bakanlığı Eski Müsteşarı ve THTC İleri Aktif Yaşam Grup Başkanı Süleyman Kamil Yüceoral, THTC Güney Doğu Anadolu Bölgesi Yürütme Kurulu Başkanı Erkan Özsavaş, THTC Ege Bölgesi Yürütme Kurulu Başkanı Atilla Üner ve Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Başhekimi Dr. Ömer Suha Caymaz’ın panelist olarak katıldığı toplantıda; Hatay’ın, Sağlık Turizmindeki gelişiminden hak ettiği payı alması için atılması gereken adımlar konuşuldu.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra açılış konuşmasını gerçekleştiren Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Genel Koordinatörü Prof. Dr. Bülent Tekinsoy, hastane olarak sağlık turizmi için hazır oluklarını belirterek, “Özel İskenderun Gelişim Hastanesi olarak, 12 yılda çok önemli mesafeler kat ettik. Tıbbi açıdan çok yetkin hekimlerle, birçok ilki gerçekleştirdik. 206 yataklı hastanemizde; Onkoloji, Kalp ve Damar Cerrahisi ve Obezite Cerrahisi gibi özellikli birimlerimizle, uluslararası hizmet verebilmenin gayretindeyiz. Bu anlamda, yeni dönemle birlikte, birçok değişiklik ve yenilik planlıyoruz. Sağlık turizmindeki çalışmalarımıza ışık tutacak konuşmacılarımıza, bizi onurlandırdıkları için teşekkür ediyoruz. Ayrıca Sağlık Turizmi konusunda desteklerini esirgemeyen Yönetim Kurulu Başkanımız Metin Yıldız’a teşekkür ediyoruz” açıklamasında bulundu.

Hatay’da turizm çeşitlendirmesi adına birçok seçeneğin bulunduğunu konuşmasında vurgulayan TUROYD Başkanı Ali Can Aksu, “Türk turizminde 1994 yılından bu yana, ciddi anlamda bazı yanlışlarımız oldu. Deniz, kum, güneş anlayışıyla hareket ettik. Maalesef tarihsel, kültürel yapımızı oluşturabilecek değerleri unuttuk; fakat bugün, bu yanlışlarımızın farkına vardık. Hatay, Antalya’dan çok daha fazla malzemeye sahip. Bura inanılır ve bu bölgenin turizm kalkınmasına hep beraber el atılırsa; tarih, kültür turizmden başlayıp, gastronomi turizmine kadar yayılan bir konsept oluşturulur. Özel İskenderun Gelişim Hastanesi, İstanbul’daki hastanelerin standartlarının üzerinde bir hastane. Burada neden sağlık turizmi yapılmasın ve buraya tedavi amaçlı turist çekmeyelim. Özel İskenderun Gelişim Hastanesi’nin mevcut yapısı, bunu kaldırabilecek seviyededir” dedi.

THTC Kurucu Başkanı Emin Çakmak, Türkiye’de sağlık sektörünün giderek büyüdüğünü ifade ederek, “Türkiye, sağlık turizmini 2005 yıllarında tanıdı. 2005 yılında Sağlık Turizmi Geliştirme Konseyi’ni kurduğumuzda, 32 kurucu üyemizle yola çıktık. Bugün, sağlıkta ciddi bir reform gelişti. Dünyanın birçok ülkesinde kongrelerde ve konferanslarda ülkemizde son 15 yılda yaşadığımız bu reformu ve gelişmeleri anlatmak üzere davet ediliyoruz. Yurtdışına gittiğimizde; ülkemizde 80 milyon nüfusumuzun sağlık sorununu çözdüğümüzü çok rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Amerika ve Almanya’dan sonra, 750 bine yakın sağlık turisti ile ilgili dünya üçüncüsü olduk. Bu anlamda Hatay’da sağlık turizmini nasıl geliştirebiliriz onları konuşacağız. Sağlık turizmi, sadece tıp turizminden ibaret değildir. Hatay’da sağlık turizmiyle başlayıp; spor, dil ve sonra da kültür turizmini ön plana çıkarmak suretiyle, bu zirvenin bir milat olarak kabul edip, hep beraber harekete geçmeliyiz” ifadesinde bulundu.

Özel İskenderun Gelişim hastanesi olarak, sürekli gelişen ve gelişmeye devam eden bir kurum olduklarını dile getiren Başhekim Dr. Ömer Suha Caymaz ise, “Şehrimiz için ne yapabiliriz, şehrimize ne katkı sağlayabiliriz diye düşünürken, Özel İskenderun Gelişim Hastanesi farkı ile Sağlık Turizmi için çalışmalarına başladık. Şehrimize sunduğumuz kaliteli ve güvenilir hizmeti tüm dünyaya sunmak için gerekli ortak çalışmalarda üzerimize düşen görevi layığı ile yerine getirmek için hazırız” dedi.