İdrarda Ağrısız Kanama, Mesane Kanserinin Habercisi Olabilir!

İdrar kanamasıyla hastaneye başvuran ve yapılan kontroller sonucunda mesane kanseri teşhisi konulan Arif Kuşçu, İskenderun Gelişim Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Abdulmecit Yavuz’un başarıyla gerçekleştirdiği ameliyatın ardından sağlığına kavuştu.
Mesane tümörü görülen hastalara artık en etkin tedavi yöntemlerden birisi olan ‘Radikal Sistektomi’ yöntemini uyguladıklarını ifade eden Op. Dr. Abdulmecit Yavuz, bu yöntemle yüz güldürücü sonuçlar elde edebildiklerini belirtti.
“Mesane kanserinin en sık bulgusu; idrarda kanama”
Arif Kuşçu’nun ameliyatını başarıyla gerçekleştiren Op. Dr. Abdulmecit Yavuz, mesane kanseri hakkında bilgiler vererek, “Mesane kanseri; mesanenin duvarını oluşturan dokulardan kaynaklanan kötü huylu tümörlerdir. Genelde erkeklerde daha sık görülen mesane kanserlerinin yüzde 90’ı, mesanenin iç yüzeyini döşeyen hücrelerden kaynaklanmaktadır. Konulan tanı ve teşhislere göre vakaların yüzde 85’inde kanser; sadece mesaneyi kapsamakta, yüzde 15’inde ise çevre dokulara veya uzak organlara yayılmaktadır. Mesane kanserinin en sık belirtileri; idrarda pıhtılı kan görülmesi, idrara sıkışma hissi, sık tuvalete gitme ihtiyacı, idrarın tam boşaltılamaması ve bunun için ıkınma ihtiyacının görülmesi ve idrar yaparken ağrılı bir tablo görülmesi gibi durumlarıdır. Mesane tümörünün en sık bulgusu, idrarda ağrısız pıhtılı kanamadır. İdrar tahlilinde kan hücrelerinde (eritrosit) görülmesi durumunda mutlaka idrar sitolojisi (idrarın bir patolog tarafından incelenip kanser hücrelerinin saptanmasına dayanan bir yöntem) yapılmalısınız” açıklamasında bulundu.
“Cerrahi müdahale hayat kurtarıcıdır”
Mesane kanserinde uyguladıkları tedavi hakkında bilgiler veren Üroloji Uzmanı Op. Dr. Abdulmecit Yavuz, “Mesane kanseri tanısı sonucunda, tümörün büyük ve yayılması durumuna göre cerrahi işlem yapılmaktadır. ‘TUR’ adı verilen yöntemle mesane tümörü, sistoskop kullanılarak çıkarılır. Cerrahi müdahale sonrasında, mesanede kalan tümör hücrelerinin yeniden çoğalmasını ve çevre dokulara bulaşmasını önlemek için, özel tıbbi ilaçlar mesane içerisine zerk edilerek, kalan tümör hücreleri yok edilmektedir. İntravezikal tedaviler adı verilen bu işlemle, her hafta uygulanmak suretiyle altı hafta boyunca tedaviye devam edilir. Üç ayda bir de, sistoskopi ve idrar sitolojisi tetkiklerinin yaptırılması önerilir. Tümör adale tabakalarına tutunmuş genç ve genel durumu iyi olan hastalarda, Radikal Sistektomi (mesanenin tamamen çıkartılması) yöntemiyle, bağırsaktan mesane yapılması, hasta konforu açısından en ideal tedavi yöntemidir. Buna uygun olmayan hastalarda, karında idrar torbası taşınan yöntem uygulanır. Daha önceki yıllarda bu tür büyük operasyonlar İçin mesane kanseri hastaları büyükşehirlere gitmek zorundaydı. Ancak Radikal sistektomi operasyonu, kliniğimizde artık başarı ile gerçekleştirilmektedir. İlkini, geçen ay başarıyla gerçekleştirdiğimiz operasyon sonrası hastamızın kısa ve uzun vadeli kontrollerini de kliniğimizde yaptık. Bu sayede hastamız bulunduğu şehirde, ileri düzeyde sağlık hizmetini alabilmektedir” dedi.
Geçirdiği ameliyat sonrası kanserden kurtulan ve yaşadığı süreci anlatan Arif Kuşçu, “İdrarda kanama şikâyetiyle acile başvurdum. Doktorum Abdulmecit Yavuz’un gerçekleştirdiği tetkikler sonucu mesane kanseri olduğumu öğrendim ve zaman kaybetmeden ameliyat oldum. Ameliyattan sonra takip ve tedavi süreci başlamıştı. Şuan kontrole geldim ve her şeyin yolunda olduğunu öğrendim. Gerçekten mutluyum. Doktoruma ve sağlık ekibine teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here