Kabataş olayını bilmeyenimiz yoktur sanırım.
Sözde mağdur ; bir senaryo yazdı veya yazdırıldı bilemiyorum..
Türkiye toplumuna bir hikaye anlattı.
Önce kendisinin inandırılması sağlandı ardından en yetkili ağızlar,gazete köşe yazarları günlerce kendilerine malzeme yaptılar.
Ne duygusal anlatımlardı o anlatımlar…
Ağlamaklı ve bir o kadar isyan eden ses tonuyla haykırıyorlardı; kendilerince saf tutanlar.
“Gezi” ye lanetler yağdırıyorlardı.
Görüntülerin her karesi izlenmişti ; yapılanlar ne büyük alçaklıktı,ne utanç vericiydi, sözlerle ifade edilemezdi.
Görüntüler zaten eldeydi her an gösterilebilirdi de..
Mağdur, ağır travma yaşıyordu.
Travmanın etki türüne, Tıp bir türlü çare bulamıyordu.
Ne acı bir durumdu…(!)
Sonuçta ne oldu?
Aradan geçen sürede elde ne görüntü vardı nede anlatılanlarla bağdaşır tek bir saniyelik bir gerçekliğin olmadığı, Emniyet kayıtları ile ortaya koyuldu.
Ona rağmen en tepedekiler tarafından ısrarla istismar edildi ve bu yalandan medet umuldu, umulmaya da devam ediliyor.
Takdir senin Ey Halkım…!

Seçim yaklaştıkça ,sular kaynamaya devam ediyor.
Güç savaşları, halının altına süpürülmüş bir çok pisliği ortaya çıkaracaktır.
Sır’lar dünyasında boğulmalar ve hesaplaşmalar erken başladı.
Sokakta dahi söylenmeyecek sözler, seçilmişlerin ağzında sakız gibi tüm Türkiye önünde çiğnendi.
Hem de aynı davaya hizmet eden siyasiler arasında oldu.
Eğer bu iş, bu raddeye gelmişse işin vahameti ortalığı sallayacaktır.
Konuşulanlar sinirle söylenmiş olsa da,içerikleri tamamıyla suç unsuru.
Ok yaydan fırlamıştır.Geriye dönüşü asla mümkün değildir.
Gün gelecek gerçekler teker teker ortaya dökülecek.
Duyduklarımız ve gördüklerimiz buz dağının su üstündeki kısmıdır.
Bu düello belki kendileri açısından şer ama ülkem için hayırlara vesile olacaktır.
Sizce konuşulanlar ve suçlamalar üstüne kafa yormaya gerek var mı.
Yine takdir sizin…

Koca bir ülke, bir kişinin iki dudağından çıkacaklara emanet edilemez.
Yaratan; insanlara türlü türlü fikir ve bakış ihsan etmiştir.
Dolayısıyla çok seslilik olması kaçınılmaz doğallıktır.
İnsanları aynı hizaya getirmek mümkün mü?
Üstelik hangi rejimlerdeki uygulamadır bu talepler, bir düşünün isterseniz..
Tüm değerleri istismar ederek amaca ulaşmaya çalışmak isteyenlere, bu millet gereken cevabı verecektir.
Sis perdesi aralanıyor.Bulanıklık netleşmeye başladı bile.
Söylemler, günlük ve değişkenlik gösterdikçe; samimiyet ve dürüstlük anlayışı olduğunu iddia edenler vatan aşkıyla yanıp tutuştuğunu söyleyenler , gerçek yüzlerini ortaya koyuyorlar, koymaya da devam edeceklerdir.
Konuşulanlar tamamıyla dedikodu ekseni etrafında dönüyor, bir devlet adamlılığına yakışmayacak ölçüde.
Tek adamlılık bu ülkenin yapısal hücrelerine ters.Kabul edilmesi mümkün değildir.
Bir kişinin sınırsız mutluluğuna bu ülkenin geleceği feda edilemez.
Bu isteklerin ve yapılan tüm çalışmaların notu, Vatandaş tarafından verilecektir.
Yıllarca uyuduk ,uyutulduk.
Şimdi uyanma zamanı.
Uyanmamız için yüzlerce sebep ve görüntü var gözümüzün önünde cereyan eden.
Hakkı Haksızlıktan ,Doğruyu Yalandan, Helali Haramdan ayırmak için musibetler yaşandı yaşanmaya da devam edecek.
Takke düştü Kel göründü. Sende görüyorsun değil mi.
Hadi; gördüğünü görememekte ısrar edene görmesini sağla.
Kalın sağlıcakla….

zeki_sanlı

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 − one =