Yolun sonu değil!

ibrahim yaran22
30 Mart yerel seçimlerinden sonra, AK Parti İskenderun İlçe Başkanı İbrahim Yaran’ın görevden alınacağı bekleniyordu. Zira, sağlık sorunları nedeniyle görevi bırakma eşiğinde olduğu da biliniyordu.
Bu sebeple, birkaç kez istifanın eşiğinden döndüğünü biliyorum.
Siyasetin ne kadar yorucu ve meşakkat isteyen bir yapıya sahip olduğunu anlatmama gerek yok sanırım.
Ben; AK Parti’nin, İbrahim Yaran’ı kusurlarından ötürü istifasını istediğini düşünmüyorum. İbrahim Yaran başta olmak üzere, tüm yönetim kurulu üyeleri seçimlerde canla başla çalıştılar.
Öyle olmasaydı;
57 aradan sonra AK Parti İskenderun’da seçim kazanmazdı.
Belediye Başkanı Seyfi Dingil’in iktidar koltuğunda oturmasında AK Parti İlçe Teşkilatı’nın da emeği var. Kaldı ki, bu seçimlerde hiçbir küskünlük olmadı, gruplaşmalar da yaşanmadı.
Herkes işini yaptı..
İbrahim Bey’e ve yönetime, partiye kattıkları hizmetlerden ötürü teşekkür ederim. Bu durumu ne yolun sonu, ne de AK Parti’ye zarar verecek bir hamle olarak görmek mümkün değil..
İbrahim Yaran profesyonel bir siyasetçidir.
Kendisiyle görüştüm; gayet olgun bir yaklaşımla, ‘saygı duyduğunu’ açıkladı.
Olumsuz tek bir kelime etmedi!
Bazen yaşanılan kayıplar, yeni zaferlerin başlangıcına vesile olur..
Netice itibariyle AK Parti Genel Merkezi’nin Türkiye genelinde benimsediği bir tasarruf söz konusudur..
Birkaç haftadır, Ankara, Mersin, Muğla, Samsun, Şanlıurfa, Elazığ ve daha birçok il ve ilçede değişim rüzgarı esiyor.
Yanılmıyorsam; AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı, revizyon kapsamında 300’e yakın il ve ilçe teşkilatlarında değişiklik yapma kararı aldı.
Bunu ilk başta ‘Yerel seçimde başarısızlığın faturası kesiliyor’ diye algılayabilirsiniz.
Ancak İskenderun gibi, Adana’da Yüreğir ve Sivas’ta Hafik ilçelerini AK Parti’nin kazanmasına rağmen, her iki ilçede değişim için harekete geçildiğini hatırlatmak isterim.
Bunda garipsenecek bir durum yok..
Bu arada;
AK Parti Hatay Milletvekili Orhan Karasayar’ın, AK Parti İskenderun İlçe Teşkilatı’nın görevden alınmasıyla ilgili etkisi olduğunu düşünenler, yanılıyor..
Sonuçta; 30 Mart’ta AK Parti, İskenderun’da kazandı.
Milletvekili Karasayar’ın, ne teşkilatla ne de başka bir isimle derdi, sorunu yok.
Gerçek şu ki, önümüzde bir Cumhurbaşkanlığı seçimi var.
Ardından da genel seçimler yaklaşıyor.
Her il veya ilçe gibi, İskenderun’da da her iki seçimde; tabana inecek, sahada koşturacak, partinin görev ve hizmet anlayışını halka anlatacak, dinamik bir yapının arayışı var.
Buna saygı duymak gerek!
Ancak bundan sonraki adım çok daha önemli..
İbrahim Yaran’ın bıraktığı noktada, bayrağı devralacak ismi; sahada zorlu bir görev bekliyor. Bu her kim olursa olsun;
Bir; milletvekilliğini düşünmemeli..
İki; 57 yıl aradan sonra kazanılmış bir belediyenin ikinci dönem yine başarılı olması için canla başla çalışmalı..
Üç; Belediye Başkanı Seyfi Dingil’le el ele verip her kesime hitap etmeli, sorunları yerinde incelemeli..
Dört; Merkez sağın birleşmesine olanak sağlayabilecek güçlü bir karaktere sahip olmalı..
Beş; Mahalleye dönüşen beldelerin de sahipleneceği, söylemlerine itibar edilecek bir dinamizme hakim olmalı..
Altı; Ve ön önemlisi, istişareye açık, Hatay’ın tüm dinamikleriyle diyalog halinde olan bir halk adamı kimliği taşımalı..
Bu yapıya uyan birkaç isim var, aklımda..
Genel merkezin aynı düşünceyle, olaya hassas baktığını düşünüyorum.
Hayırlısı diyelim!
***
NOT: Önemli bir husus daha var;
Daha ilçe başkanlığında bir yıl dolmadan ‘görevden almalara’ da dur denmeli..
İlçe başkanının; en azından bir belediye başkanının görev süresi gibi, zamana ihtiyacı var.. Öyle değil mi?

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here