Hangi tarafsızlıktan söz ediyorsunuz?

isdemir071
Haber şu;
Ülkücü İşçiler Derneği’nde İskenderun Şubesi’nde şok istifalar başla(mış)..
Gerekçe neymiş?
Derneğin kurucularından Mustafa Bozkurt’a göre; dernek, sendikal faaliyetlerde taraf tutar olmuş..
İyi, güzel de..
Mustafa Bozkurt bu açıklamasıyla, hangi sendikanın ekmeğine yağ sürüyor?
Tarafsızlığını yitiren Ülkücü İşçiler Derneği mi, yoksa bu açıklamayla ‘taraf’ olduğunu ilan eden Mustafa Bozkurt mu?
Diyelim ki ben yanılıyorum.. O halde, bu açıklama neden Çelik-İş kanadına mensup yakın bir kaynaktan servis ediliyor?
Hem söyler misiniz?
Amaç, ‘tarafsızlığı’ korumaksa, kimin ne kadar tarafsız olduğuna bırakın da İSDEMİR işçisi karar versin..
Türk Metal Sendikası Çukurova Bölge Temsilcisi Metin Önde’nin siyasi çizgisini bilmeyen yok.. Kaldı ki, bunu da saklamıyor..
Ülkücü işçilerin, Metin Bey’le aralarındaki ‘gönül’ bağına kim, hangi hakla karışabilir?
Madem bir ‘tarafsızlık’ terazisi ortaya koyacağız.
Çelik-İş’in başındaki ismin sosyal demokrat bir yapıya sahip olduğunu da konuşmanız gerekmiyor mu?
Bir zamanlar ona yakın duran derneklerde üyelerin istifasını isteyen oldu mu?
Bu durum neyi değiştirir?
Mesela, İskenderunspor üzerinden ‘reklam’ peşinde koşmanın sendikal faaliyetlere bir katkısı var mıdır?
‘Taraf olmak’ dediğimiz şey, böyle bir şeydir..
Çelik-İş’in ‘Listeleri görelim’ şeklindeki çıkışını baz alarak, şunu hatırlatmak isterim.. Ülkücü İşçiler Derneği’nde istifa eden kimlermiş, listeyi açıklayın da görelim..
‘Daha sırada çok isim var haa..’ diye başlayan tehdit, sadece ve sadece ‘popülist’ yaklaşımla birilerinin değirmenine su taşımaya öncülük eder..
Bu da Mustafa Bozkurt’un olay çıkarmasını ne haklı çıkarır, ne de meşru kılar.
Meselenin öteki tarafı da budur!
Ve adına ‘fırsatçılık’ deniyor..

YETER ARTIK!
Bilip bilmeden konuşmayı, olaylar üzerinde ‘yalan yanlış’ konuşmayı seviyoruz, galiba.. Birileri kuyuya bir taş atıyor, 40 kişi çıkarmaya çalışıyor.
Hatay’da olup biten budur..
Hatay Valiliği, sürekli ortalıkta dolaşan ‘asparagas’ haberlere cevap vermekten yoruldu.. Dışarıdan bakınca, Hatay’da sanki olağanstü hal ilan edilmiş sanır..
İşin acı tarafı, CHP’nin Hatay Milletvekilleri de buna çanat tutuyor..
Uzağa gitmeyelim..
Haftalardır medyada, ‘Omuzunda silahla para çeken adam’ diye İŞİD örgütünün reklamı yaptılar. Oysa Hatay Valiliği, medyada yer alan haberle gündeme getirilen iddialarla ilgili olarak yapılan araştırmada, söz konusu silahlı kişinin geçici köy korucusu olduğunun tespit edildiğini açıkladı.
Buna rağmen, inanmadılar..
Çünkü işlerine gelmiyor..
İstiyorlar ki, Hatay’da kargaşa hakim olsun..
Güvenlik güçleri sanki hiçbir yapmıyor, endişesi oluşsun..
Olacak şey mi?
Önceki gün de, bazı yayın organlarında “Reyhanlı’daki katliamın üzerinden bir yıl geçti. Ortada hiçbir fail yok. Olayları yönlendirerek failleri saklama niyeti var” iddiaları önü sürüldü..
Oysa, saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen 20 kişinin yakalandığını, bu kişilerin tutuklu yargılamalarının devam ettiğini, medya da çok iyi biliyor..
Dün de, Hatay Valiliği bu şekliyle açıklama gereği duydu..
Hemen hergün, ne idüğü belirsiz iddialara yanıt vermek zorunda kalıyor.
Medya da bunu bildiği halde, bugün hiçbirşey olmamış gibi bunları temcit pilavı gibi ısıtmakla neyi amaçlamış olabilir?
Bu iddiaların Hatay’a zarar verdiğini bilmiyorlar mı?

Yılmaz Akpınar
1974 doğumlu. Güney Medya'da müdür. İskenderun'un önde gelen gazetecilerinden.