Havale bir çok anne için “Çocuğun kasılıp titremesi ve dü¬şüp bayılması” anlamına gelir. Bir yandan konuyu hep bu dar çerçeve içinde anladıkları için, bir yandan da beklenmedik bir nöbet sırasında telaşa kapılarak, ortaya çıkan görüntü ve belirtileri olduğu gibi izleyemedikleri için, çok kere hekimlere yeterli ve inandırıcı bilgi veremezler.

Halbuki hekimin yanında ortaya çıkmayan ve sadece anne veya bir başkası tarafından görülüp izlenilen bir olayın hekime anlatabilmesi son derece önemlidir. Havale sırasında veya hemen onu takiben ilk yapılacak şey, termometre ile çocuğun ateşine bakmak olmalıdır. Bu sırada vücut ateşinin normal olması veya ilk dakikalarda kasılmaya bağlı olarak bir miktar ateş görülse bile nöbeti takiben ateşin devam etmemesi, olayın daha önceki bölümde sözü edilen “Ateşli Havale”den tamamen farklı olduğunu ortaya koyar.

Nöbetin nasıl ve ne şekilde başladığının belirlenmesi, varsa, kasılma ve titremelerin nerelerde başlayıp nasıl yayıldığının saptanması, nöbet sırasında gözlerin duruş ve hareketleri, çocukta şuur kaybının bulunup bulunmadığının, dış uyarılara cevap alınıp alınmadığının belirlenmesi çok önemlidir. Nöbet sırasında dilde ısırma izlerine, vücutta ani düşmeye bağlı ezilme ve yaralanmalara, çocuğun İdrar ve kakasını kaçırıp kaçırmadığına, bakılmalıdır. Nöbeti takip edep süreçte bir uyku halinin olup olmadığı, kol ve bacaklarda geçici de olsa bir kuvvet ve beceri bozukluğunun bulunup bulunmadığına dikkat edilmelidir.

Böyle heyecanlı bir ortamda nöbetin gerçek süresini belirlemek elbette kolay olmayacaktır. Ancak diğer gözlemcilerin görüşleri de alınarak nöbet süresi içinde olup bitenler hakkında inanılır bilgiler toplamalıdır. Nöbetlerin üst üste tekrarlandığı durumlarda nöbet ve nöbet arası süreleri, tekrarlama sayıları. Hakkında doğru bir gözlem yapabilmek ve bunu ilgili hekime aktarabilmek son derece önemlidir.

Kasılma ve bayılma ile kendini ortaya koyan klasik havale nöbetleri dışında kalan pek çok nöbet şeklinin tanınıp anlaşılması sağlık açısından gerçekten kolay değildir. Bunların çoğunu, anneler, çocukların doğal tepkileri ya da istemli alışkanlıkları olarak yorumlama eğiliminde olurlar.

Havale daha önce de belirtildiği gibi beyindeki bir hücre gurubunun elektrik yüklerinin istem dışı olarak aniden boşatması ve çeşitli yönlerde yayılması sonucu ortaya çıkan bir olaydır. Soruna daha geniş bir açıdan bakıldığı zaman, havalenin görünümünü belirleyen unsurun, böyle anormal elektriksel bir olayın başladığı bölge ve yayıldığı alanla ilgili olduğu anlaşılacaktır.

Bilindiği gibi beynin çeşitli bölgelerinin çeşitli görevleri vardır. Örneğin beynin arka uç bölgesi görme duyusu ile, iki yanlardaki temporai alanlar, işitme duyusu ile ilgilidir. Uyku ve uyanıklık beynin dip yapılarında düzenlenmektedir. Sağ elin beyinde temsil edildiği motor alan soi frontal lobun belirli bir yerini kaplamaktadır. Ağız ve yüzün motor hareketleri daha başka bir bölge tarafından yöneltilir. Çeşitli duyular için de beyinde başka başka algılama alanları söz konusudur. Yukarda sözü edilen anormal bir elektriksel uyarı beyin haritası üzerinde hangi bölgeden başlamış ve hangi alanı etkilemişse, o bölgelerle ilgili motor veya duyusal nitelikte bir takım olayların, istem dışı olarak, ortaya çıktığı görülür. Bu yüzden, sanıldığı gibi belirtilerin sadece hareket olgularından ve şuur kaybından ibaret olması şart değildir. Konvülsif olayların çeşitli duyusal algılamalar şeklinde kendini göstermesi de mümkündür. Nitekim bir kimsenin durup dururken gerçekten var olmayan bir takım şeyleri görüyor olması veya işitiyor olması, vücudun bir yerinde, bir neden olmadan ağrı veya uyuşukluk hissetmesi, bir takım otonom vücut işlevlerinde ani ve beklenmedik değişikliklerin ortaya çıkması hep bu mekanizma ile olmaktadır.

Büyük kasılma ve bayılma nöbetleri dışında yüzde ve gözlerde çekilme ve kıpırdamalar, başın birdenbire sallanıp silkinmesi ve öne bükülmesi, dururken veya hareket halinde iken aniden ortaya çıkan baş dönmeleri veya sebepsiz yere düşmeler ve bunlar gibi daha pek çok görüntünün değişik birer havale türü olabileceği hatırdan çıkarılmamalıdır.

Özetlemek gerekirse, havale tanımını biraz daha geniş tutarak sadece bir “kasılma, bayılma” olgusu olarak görmemelidir. İster motor ister duyusal nitelikte olsun bir takım olayların, istem dışı olarak, beklenmedik bir zamanda ortaya çıkışları ve ayni özellikleri taşıyarak tekrar tekrar görülmeleri halinde bunların bir havale nöbeti ile ilgili olabileceği düşünülmeli ve hekimlere başvurulmalıdır.

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here