AH DÖNEN, VAH EDİPOĞLU!

kösem dönenn
Bayramlaşmada dargınlık olmaz. Eğer ki, Hatay’ın hoşgörüsü ve kardeşlik bağımızla övünüyorsak, bunu sözde değil özde mesajlarla desteklemeliyiz.
Bir aday adayının da birinci görevi bu olmalıdır.
Dahası, Büyükşehir’i düşünen ve sosyal demokrat kişiliğiyle övünen muhteremler, en başından diline sahip olmalıdır.
Kırıkhan’da ayrı, İskenderun’da ve Arsuz’da ayrı, tavır ve davranışlar sergilememelidir. Görüyorum ki, CHP çatısı altında yaşanan gerginlikler ve kopukluklar pek de milletvekillerini ilgilendirmiyor.
Umursamazlık had safhada..
Oysa, burada yaşananların farkında olması gereken en tepedeki isim, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu olmalı.. Sürekli istikrar, barış ve huzurdan sözeden CHP, bırakın bölgedeki kardeşlik mesajlarını, aynı çatı altında sıkıntı yaşıyor.
Bu çatlağı görmek istemeyen CHP, Hatay’da nasıl başarılı olacak?
Mesela, İskenderun CHP’deki bayramlaşma programına katılan Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap, “Küskünlüklere dargınlıklara fırsat vermeyeceğiz” diyor ama, küskünlük tabana doğru yayılmaya başladı.
Beden yaralı.. Bunun baş sorumlusu da CHP Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı Mehmet Dönen’in ta kendisidir.
Düşünsenize.. Dönen; Kırıkhan’daki konuşmasında, “Birlikte ele ele omuz omuza olmaya devam edeceğiz” diyebiliyor. Oysa burada Milletvekili Mehmet Ali Edipoğlu’yla bir olup, herkesi dışlıyor..
Defalarca yazdım, uyardım.
Olmadı, olmuyor!
Sazı eline alan Edipoğlu, Dönen’le işbirliği içinde türkü çığırıyor..
Türkünün sözlerinde kibir var..
Tepeden bakma var..
Küçümseme var..
Dönen; bir dönem bakanlık yapmış ya, halen kendini o mertebede sayıyor.
Psikolojik sanırım..
Öylesine kapılmış ki, “CHP’yi de ben yönetiyorum” havasında..
Her iki isim ne yapmaya çalışıyor, bilmiyorum..
Fakat şunu çok iyi biliyorum ki, başa buyruk tavırlarıyla CHP’ye büyük zarar veriyorlar.
Hem olay öyle bir noktaya geldi ki, Dönen’le Edipoğlu; giderek kendini CHP’nin lideri olarak görüyorlar.
Hatta büyüklük kompleksi içinde, Kılıçdaroğlu’nun yerine hüküm veriyorlar.
Baksanıza.. Mehmet Ali Edipoğlu vekil olduğunu, ayrıca her aday adayına eşit mesafede durması gerektiğini unutmuş, Dönen’in her dediğine ‘evet’ diyen bir halet-i ruhiye sergiliyor.
Onun için, diğer CHP’li vekillerin ne dediği önemli değil..
Dönen’in ağzına bakıyor, o kadar..
Oysa, Suriye, dış politika diye ayağa kalkan aynı isimer, ne hikmetse demokratik seçim yarışında ‘ben de varım’ diyen herkesi küçümsüyor..
Edipoğlu bayramın ilk günü dargınlara el uzatacağına, şu taraflı çıkışına bakar mısınız?
“- Biz Hatay Büyükşehir Belediyesi’ni alacağız. Genel başkanımızla bizzat görüşüp biz Hatay’ı Mehmet Dönen ile kazanırız, dedim. Onu sonuna kadar destekliyoruz” demek de neyin nesi..
Dakka bir gol bir..
Ayrımcılık almış başını gidiyor..
Kılıçdaroğlu işi tamam, demeye getiriyor..
Diğer aday adaylarına ‘işinize bakın, boşuna çırpınmayın, yorulmayın’ mesajı veriyor. Üstüne üstlük, ‘kimseyi küstürmeyeceğiz’ derken, aynı saniyede, ‘biz birlikteyiz’ diyen aday adaylarını çileden çıkarıyor, koparıyor.
CHP, Büyükşehir’i bu anlayışla kazanacağını zannediyorsa, seçimin ucunda hayal kırıklığı var, benden söylemesi..
CHP’nin bir vekiline böyle konuşmak yakışmıyor..
CHP, ‘Parti benden sorulur’ diyenlerin tekelinde hiç değil..
Yarın Mehmet Dönen aday gösterilmezse şayet, (Ki, bu ayırım politikasıyla zor görünüyor) Edipoğlu diğer adaylarla nasıl bir araya gelmeyi düşünüyor?
Hakikaten bu dili beğenmedim.
Bu dilin, barış ve huzura hiç bir katkısı yok..
Daha önce de yazdım.
CHP’nin aday adaylarına ‘cahil ve çapsız’ diyen bir anlayış, büyükşehiri yönetemez, yönetmemeli de..
Edipoğlu’dan aldığı gazla da, Mehmet Dönen yanlış üzerine yanlış yapıyor.
Üstelik, sanki bunu bilerek yapıyor..
Dönen’in dilinden dökülen öfke, CHP’yi ilk günden beri zarar veriyor..
Baksanıza..
CHP İlçe Teşkilatı’nda, vekillerle ve aday adaylarıyla bir masada oturmaya davet edilince, komplekse girmiş..
Neymiş, efendim kendisi önceden BAKANmış..
– Hırsızlarla aynı masada oturmazmış!
Aman Allahım!
Bayram günü edilecek laf mı bu?
Demek ki, BAKAN’lık mertebesi kimine göre, milletvekilleri ve aday adaylarının bulunduğu bir ortamda ortaya karışık ‘HIRSIZ’ demeyi mübah sayıyor..
Hem kim bu hırsızlar? Açıklayıverseydi..
Açıklayamıyorsa, bu hakaret tüm CHP’ye yapılmış sayılır..
Dönen’in haddine mi düşmüş, böyle konuşmak?
Bu sözü ayan beyan söyletecek gücü kimden alıyor?
Bilemiyorum..
Ama ayaklar yerden kesilmiş, burnu kaf dağlarında besbelli.
Yazık! Edipoğlu ve Dönen’li CHP’nin düştüğü duruma bakar mısınız?
Bu mudur ‘kardeşlik bağı’ndan kastınız?
Bu mudur bölgede huzur arayışınız?
Bu mudur küskünleri barıştırmak için uyguladığınız strateji?
İsim vermeden insanları dışlamak mıdır, demokratlık anlayışınız?
***
Üzgünüm ama, Dönen bir Osman Tufan kadar olamadı..
İnsanları birleştirmek için Osman Bey’in, gösterdiği azim ve çabanın zerresi yok Dönen’de.. Osman Bey’in tepkisini önemsiyorum.
Göreceğiz bakalım..
Partinin aday adaylarına ‘cahil’ ve ‘çapsız’ diyen Dönen’e disiplin suçunu çok görenler, ‘HIRSIZ’ ithamı için de hiçbirşey olmamış gibi davranabilecekler mi?
Tepki büyük.
Kılıçdaroğlu’nun, bu duruma kayıtsız kalacağını sanmıyorum.

KAMUOYU YOKLAMASINDA OSMAN TUFAN ÇIKIYOR
Aslında Mehmet Dönen’i bu kadar öfkelenmesine yol açan husus, sanırım kamuoyu yoklamalarında adının diplerde olmasından kaynaklanıyor..
Milliyet’in haberine göre, CHP kamuoyu yoklamalarını değerlendirmeye başlamış bile.. Sonuçlar, Kılıçdaroğlu’nun masasında..
Hatay’da Osman Tufan’ın kamuoyu yoklamalarında öne çıktığı artık bir gerçek..
Kurban Bayramı’ndan sonra yoğun bir süreç yaşayacak olan CHP’de belediye başkan adaylarının Kasım ayının ilk haftasında açıklanması bekleniyor.
Anlıyorum ki, Osman Tufan isminin genel merkezde ağırlık kazanması, Mehmet Dönen’i bozguna uğratmış gibi.. Bugün Dönen; öfkeyle hareket edip, kızgınlıkla hata üzerine hata yapıyorsa, bence Osman Bey isminden duyduğu korkudan kaynaklanıyordur.
Hafazanallah!
Ne demiş atalarımız;
– Keskin sirke küpüne (kabına) zarar verir..
Dönen’e sakin olmasını tavsiye ediyorum!

DİREN İSKENDERUN!
Bayram günü;
Süpürge elimde, yolları süpürüyorum.
Bizimkisi bedava hizmet!
Temizlik işçisine ne oldu, bilmiyorum..
Bir de, su borusu döşenen yolda, çakıl taşları kaldırımları doldurmuş, kimsenin aldığı yoktu. Nitekim, kürekle toplama işi bana düştü..
Hatta bırakın boruyu, aradan bir ay geçmesine rağmen, su bağlantıları henüz yapılabilmiş değil. Neyi bekliyorlar, anlayamadım!
Her sokakta aynı manzara..
Bayram öncesi her yer pis.. Kirlilik devasa boyutta yani!
Oysa mezarlıklar temizlendi. Ölüye saygı, eyvallah!
Fakat, canlıya saygı yok mu?
Bayram temizliği sokaklarda neden yapılmadı?
Geçelim.. Yarıkkaya’da belediyeye ait asfalt şantiyesi bacadan kum yağdırıyor..
Modern Evler, Sakarya, Yunus Emre mahallelelerinde yaşayan insanlar, toz bulutundan birbirlerini göremiyor.
Ev kadını bayram temizliği yapıyor..
Hooop, 10 dakika sonra heryer yine toz!
Yolları anlatmama gerek yok zaten..
Malumunuz, SMS firmasını üç vardiya çalıştıran İskenderun Belediyesi, ne hikmetse asfalt işinde kaplumbağa hızında ilerliyor..
Bu arada asafalt dökülürken, logar kapakları da kapatılıyor, iyi mi?
Asfaltı geçtim. 30 cm.’e ulaşan çukurları dolguyla kapatmak da mı aklınıza gelmiyor? Yusuf Civelek işte buna ‘bilimsel belediyecilik’ diyor.
Tercümesi şudur;
Doktor Civelek’in, bizlere reva gördüğü hayat şartlarına karşı korunmamız gerekiyordu, şerbetlendik..
Bundan böyle;
Toz, toprak, çukurlu yollar kaçınılmazsa şayet, zevk almaya bakıyorum!

Yılmaz Akpınar
1974 doğumlu. Güney Medya'da müdür. İskenderun'un önde gelen gazetecilerinden.