Şebekenin suyu çıktı!

0
187
kösem su
kösem su

kösem su
İçme suyu şebekesi geldi, gelecek diye, ciğerlerimiz su topladı..
1 Nisan’daki belediye meclis oturumunun son maddesinde ilginç bir detay var..
İdare şöyle bir teklif getirmiş:
“Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü 2013 Yılı Bütçesinin Kanalizasyon tesis yapım giderlerine 5 milyon TL içme suyu şebeke inşaatı yapım giderlerini 15 milyon TL ek ödenek eklenmesiyle ilgili Mali Hizmetler Müdürlüğü teklifi.”
Şimdi düşünüyorum..
İskenderun’da 63 bin su abonesi var..
İdare bu hizmeti almadığı için tepeleri ayırmış güya..
Sanki bu hizmeti tepelere hiç taşımayacaklarmış gibi..
Neyse.. Tepelerdeki 13 bin aboneyi şimdilik ayıralım..
Yeni içme suyu şebekesinin, aboneye olan maliyeti 520 lira olduğuna göre, 50 bin ile çarpalım..
Eder size 26 milyon lira..
Peki, içme suyu ihalesi 28 milyon liraya ihale edilmedi mi?
Edildi..
Demek oluyor ki, içme suyu şebekesinin faturası halka kesildi,,
Şimdi diyorlar ki, belediye arıtma ve depolar için de ciddi para harcadı..
Hay hay.. Peki, aynı idare İller Bankası’ndan kaynak almadı mı?
Ne oldu bu paraya?
Kaldı ki, belediyenin bankada 20-30 milyon lira parası vardı..
Hem bu paranın büyük bir kısmı, su projesi için programlanmamış mıydı?
Ne iş?
Ne oldu da, 5 milyon içme suyu şebeke inşaatına ilaveten 15 milyon lira ek ödenek talep ettiniz?
Zaten her hizmet vatandaşın cebinden çıkıyor..
Şimdi üzerine vatandaştan ek ücret talep etmeniz de neyin nesi?
Hem insanlarımız perişan diye hayıflanacaksınız hem de vatandaşa yükleneceksiniz.. Bu mudur CHP’nin belediyecilik anlayışı?
Olmadı şimdi..
2009’da 115 lira olan bağlantı ücretini, 2012’ye kadar ‘teminatı’ ile birlikte 345 liraya çıkaracaksınız.. Ardından da bu rakamı 520 liraya yükselteceksiniz..
Şimdi öğreniyorum ki, yeni aboneler için 520 liraya ek 113 lira teminat ücreti alınacak.. Olmadı, bu rakamı 1000 liraya çıkarın, olsun bitsin!
Belediye meclis üyelerinin bu konuda gerekli hassasiyeti göstereceklerinden şüphem yok.. Çünkü meclisin aldığı bir karar vardı, 442 liraya ne oldu?

GEL DE GÜLME!
Ne oluyoruz? Gözleri var, görmezler!
Kulakları var, duymazlar!
Ağızları var, yalan konuşurlar..
Olacak şey değil.. Resmen uçmuşlar!
Onların yaptığı gazeteciliğe gülüyorum..
Hatta eğleniyorum!
Biri birşey söylüyor, bodoslama dalıyorlar..
Gülünç hareketler bunlar..
Hatta mantığın savuştuğunun göstergesidir.
Geleceği de yoktur.
Neymiş, termik santral toplantısında birileri kendini ‘biri bizi gözetliyor’ programına katılıyor gibi hissetmiş..
Allah sizi bildiğiniz gibi yapsın!
Karnıma kramplar girdi, gülmekten..
Çünkü, her basın mensubu gibi, GÜNEY Medya da o toplantıya davetliydi..
Kaldı ki, Tosyalı Holding temsicileri de davet üzerine oradaydı..
Hem, söz almaları için ‘davet’ yapılmadığı gibi, cesaretle gelişmeler üzerine söz hakkı istediler.. Bu kadar sığdır bunların gazetecilik vizyonu..
İşlerine gelmez bu ayrıntılar!
Sonrası daha gülünç!
Efendim, Tosyalı Holding adına üç kamera çekim yapıyormuş..
Yok daha neler?
Bunu yazan gazeteci tayfasının ya gözleri bozuk ya da mesleğimizden haberleri yok.. Neyiz biz, manav mı?
Belediye Meclis salonunda armut mu satacaktık size?
Yoksa Güney Medya, Lokantacılar Odası’na mı kayıtlıydı da, kebap siparişi mi bekliyordunuz? Ne diyeyim ben size?
Ben bu satırları buradan yazarken, Kasaplar Odası’ndan müsaade mi istemeliydim?
Unuttular herhalde.. Ya da saflığa yatıyorlar..
Bak arkadaş! Bizim işimiz habercilik..
Senin orada ne işin varsa, bizim de işimiz oydu..
Hayırdır, rahatsız mı oldun?
Davul elinizde patladı diye, zorunuza mı gitti?
Sözde demokrat oldukları, bu yaklaşımlarından belli..
Halka açık bir toplantıda, Güney Medya’nın fotoğraf makinası bulundurması bile ‘miyop’ gözlerin derecesini yükseltmeye yetmiş..
Evet evet.. Görmeyen gözler, fotoğraf makinasını üç kamera boyutunda görmüş..
Bu kadar mı korktunuz yahu?
Kaldı ki, kamera olsa kaç yazar!
Hem ne zamandan beri bünyesinde televizyonu bulunan bir grubun yaptığı, yapacağı çekimleri tartışır hale geldiniz?
Herşey ortadayken;
O sözünü ettiğiniz ‘fişlemeyi’; ben, hemen hergün sizin gazete sayfalarında görüyorum zaten.. Biz İskenderun gelişsin diye çırpınırken, belediye meclis üyelerine ‘yiyin efendiler yiyin’ dediğiniz günleri unutmayın.. İskenderun hizmet görsün diye bizler çabalarken, yatırımcıyı rantçı gösterdiğiniz günlerde “fişlemenin’ kralını yapıyordunuz.. Turizm ve sağlık yatırımlarının tümüne karşı geldiniz..
Dikey büyümeye bile ‘duygusal’ baktınız..
Belediye ile yatıp kalkıyorsunuz, ama halktan 520 lira su parası alacaklar diye tek kelam ettiğiniz yok!
Ciğerinizi biliyorum ben sizin..
Şimdi aynı şeyi İSMOK dönem sözcüsüne yapıyorsunuz.
Demokrat bir insana ‘çekil’ aradan diyecek kadar, acizsiniz!
Niye bu duruma düştünüz?
İSMOK Dönem Sözcüsü Alaattin Özbülbül, düne kadar çok iyiydi..
Bugün neden idam sehpasına sürüklediniz?
Merak buyurmayın.. Asıl beceriksiz olan o değil, ‘demokratik’ koşulları, kin duygularıyla baltalayan sizlersiniz!
Oturum başkanı ‘medeni’ bir yaklaşım gösterdi diye, nedir bu rahatsızlığınız?
Öfkeniz yüzünüze vurmuş!
Hem hangi akla hizmet edip, GÜNEY”in yaptığı çekimi ‘provakatif’ bir tavır olarak sergiliyorsunuz?
Orada parmak kaldırıp, ortalığı galeyana getiren kimdi?
Hemen hergün ‘hizmetleri nasıl engelleriz’ diye bir araya geldiğin ve sana yanlış bilgi aktaran arkadaşların değil mi? Kabul edin..
Takıntılısınız! Öfke, kalbinizin ritmini bozmuş!
Siz, haddinizi aşan eylemler peşinde koşarken, bu anlamsız tavrınızla Tosyalı Holding’in bir temsilcisinin zarar görmesi için didinmeniz, demokratlığınıza sığar mı? Bugün o temsilcinin başına birşey gelseydi, sanırım ağızlarınız kulaklarınıza varacaktı, mutluluktan!
Yalan mı? Size gülmeyim de ne yapayım? Sizin gibi kahrolayım mı?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

4 + 15 =