TÜRKİYE’NİN OMZUNDAKİ YÜK BÜYÜYOR!

Suriye iç savaş&Türkiye sınırı
Cilvegözü Sınır Kapısı’ndaki patlamaya ilişkin olarak konunun tüm yönleri araştırılıyor. Olayın acısını halen yaşıyoruz..
4’ü Türk, 14 kişi yaşamını yitirmişti..
Korku, her yönüyle insanlara sirayet etmiş durumda..
Hatay insanı, artık Suriye’deki savaşın bitmesini istiyor..
Suriye’deki savaş hali, feci şekilde Hatay’ı etkiliyor..
Sebebi ortada..
İskenderun’un dört bir yanını Suriyeliler sardı..
Köhne, tadilatı olmayan nerede ev varsa, kiralayıp oturuyorlar..
Para sıkıntısıyla birlikte, bu çaresiz insanlar soluğu dilenmekte buluyor..
Dahası.. Her ailede nüfus neredeyse 7 kişi..
Modern Evler’deki mahallemden biliyorum..
Çevremde yaklaşık 5 aile kalıyor..
Neredeyse bu beş ailenin evlat sayısı 25..
Ne ederler? Ne yaparlar?
İş yok, aş yok.. Nereye kadar?
Kaldı ki, bu sayı giderek artıyor..
İskenderun’un tüm mahallerindeki durumu siz düşünün..
Korkarım yarın bu çaresizlik, hırsızlığı da tetikleyebilir..
Sahipsiz bu insanlar, belli grupların çirkin emellerine alet olabilir..
Yazıktır.. Suriye’deki bu kaos, bu savaş hali bitsin istiyoruz artık..
Yeter üzüldüğümüz..
Bizim acımız yetmiyor gibi, üzerimize binen sorumluluklar, yarın ciddi anlamda sorun teşkil edebilir.. Ben bunu bilir, bunu söylerim..
***
İşte Cilvegözü’ndeki patlama..
Birileri olayın faili meçhul kalabileceğini düşünse de..
Gerçek şu ki, emniyet teşkilatı müthiş bir iş çıkardı..
Olay tarihinden itibaren başlatılan ve büyük bir titizlik ile devam eden çalışmalar sonucu, araca bomba yükleyerek olay yerine bırakan, patlatan, olay bölgesinde keşif yapan ve şüphelilere yardım eden şahısları bir bir tespit etti.
Yürütülen soruşturma kapsamında, il merkezi ve ilçelerinde yapılan operasyonlarda gözaltına alınan 8 şüpheliden, mahkemeye sevk edilen 4’ü Suriye uyruklu, 1’i Türk vatandaşı olmak üzere toplam 5 şahıs tutuklanarak cezaevine konuldu.
Emniyet teşkilatını kutluyorum..
Hatay Valiliği, konunun tüm yönleri ile araştırıldığını açıkladı..
Yalnız bir konu daha var..
Biliyorsunuz ki, savaşın galibi yoktur..
Dün, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) Sözcüsü Albay Mustafa Abdulkerim bir açıklama yapıyor. Ulusal ajansların duyurduğu habere göre, Albay Abdulkerim; “Başarılı bir çalışma sonunda failleri yakalayan Türk istihbarat ve emniyet birimlerini, başarılı ve örnek operasyonları sebebiyle tebrik ediyorum” diyordu.
Birşey daha var..
Aynı albay, şunu da iddia etmiş:
“-Bu saldırının arkasında Esad yönetiminin olduğu belliydi. Esad yönetimi, Cilvegözü Sınır Kapısı’nı, Suriye halkına giden yardımları engellemek ve Türk hükümetini zor durumda bırakmak amacıyla bombaladı.”
Bilemiyorum.. Bilgi doğru ya da yanlış.
Yalnız şunu iyi biliyorum ki, aynı gün Suriye rejiminin başı, yani Devlet Başkanı Beşar Esad’tan bir açıklama gelmedi.. ‘Biz bu saldırın hiçbir yerinde yokuz’ demedi, diyemedi..
Kafamda soru işaretleri belirliyor.. Şöyle ki:
Esad’a bağlı sınır bölgesinde çok sayıda terörist grup var mıdır?
Bunlar, Türkiye’yi zor durumda bırakmak amacıyla bu tür eylemleri devam ettirecekler midir?
***
İçeride ve dışarıda, Hatay insanını bekleyen tehlikenin varlığı ciddi boyutlara tırmanmadan, yapılacak şey belli..
Bu süreçte çok daha dikkatli olmamız gerekiyor..
Türkiye’nin omzundaki yük büyüyor..
Dilerim, bu yük Türkiye’nin belini bükmez!

ÇEVRECİLER NEREDE?
AK Parti Dörtyol Gençlik Kolları ve AK Parti Dörtyol Kadın Kolları, “Bir Fidan, Bin Umut” sloganıyla hayata geçirdikleri fidan dikme projesi kapsamında; Amanoslar’da yangında zarar gören ve tekrar fidan dikimine elverişli duruma gelen alana 1000 adet fidan dikti. Bu yaklaşımın, örnek olmasını diliyorum..
Hiç olmasa ortada bir çaba var..
Deniz yıldızı hikayesindeki gibi..
Hayat vermeye çalışıyorlar..
Peki ya bizim çevreciler nerede?
Mahkeme kapılarında ‘doğanın korumalığını’ üstleniyor gibi görünüyorlar ama ortada yoklar.. Oysa, Yarıkkaya’nın etekleri 2012’nin yaz ayı sonlarında yanmış, ciğerimiz dağlanmıştı.. O günden bu yana, parmaklar oynamadı..
Defalarca yazdık.. Kimse oralı olmadı sanırım..
Enerji yatırımlarına yönelik ‘itiraz’ heveslileri, CHP’nin vekilini peşlerine takmış, sadece konuşuyorlar.. Sırf şikayet ediyorlar..
İş, üretmeye, icraat ortaya koymaya gelince yoklar..
Hayırdır? Amanoslar’daki durumun çevreyle alakası yok mudur?
Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek’in sözüne ne oldu?
Hani, kazmalar elimizde olacaktı..
Hani, biz gideriz ormana şarkısını söyleyecektik..
Ne oldu?

PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR MESELESİ..
Geçenlerde bizim bir meslektaş, güya veryansın ediyor, ‘parayı veren düdüğü çalar’ desturuyla, gazetecilere saydırıyordu..
Ağlıyordu, sızlıyordu..
Üzerine çöp kokularıyla, dumanla mesajlaşıyordu..
Bakıyorum da, mesaj yerine ulaşmış..
İş güzel, para tatlı olunca, ‘düdüğün’ sesi daha da yükseldi..
Daha bir iştahla üflüyor.. Çünkü;
Belediye iş vermiş kendisine..
Hayırlı uğurlu olsun!
Artık ‘düdük’ elinde.. Çalsın, oynasın!

Yılmaz Akpınar
1974 doğumlu. Güney Medya'da müdür. İskenderun'un önde gelen gazetecilerinden.