transityuk
Dün, ‘Transit yük limanda neden bekletilir?’ başlıklı bir yazı yazdım.
Bir Tır şoförünün şikayeti üzerine, yaşanan mağduriyete dikkat çekmek istedim..
Konuyu aktaracak bir gümrük yetkilisine ulaşamayınca da, nedenlerini sormuştum..
Dün, İskenderun Gümrük Müdürü Mehmet Coşar Bey aradı..
Mütevazı bir dille, durumu aktardı..
Yoğunluklarının sebebi, yarıkkaya fırtınasının yarattığı tahribattı..
Öğreniyorum ki, fırtına saha içinde ‘kıyamet’e yolaçmış..
Çok şükür ciddi bir sorun yok.. Ancak, memurların kullandığı konteynır için aynı şeyi söylemem mümkün değil.. Bilgisayarlar zarar görmüş..
Hava da yağışlı olunca, memurlar saha içinde de sıkıntı yaşamış..
Yoğunluk ve uzayan toplantılar bu yüzdenmiş..
Yalnız, tüm sorunlara rağmen, çalışmalarda ‘aktif’ bir yol izlenmiş..
Gümrük Müdürü Mehmet Coşar’dan dinleyelim:
“Sadece bir gemiden yükün boşaltılması 4 saat sürüyor.. Zaman zaman Tır şoförünün evrakları da eksik olabiliyor.. Muayenesiydi, yakıt deposu kontrolüydü derken, bir takım prosedürlere ve fırtınaya rağmen, etkin bir çalışmayla işlemleri hızlı tuttuk. Sadece transit yük değil, Türkiye’nin birçok şehrine nakliyesi yapılacak üretim malları da vardı. Gereğini yaptık, bir günü aşmadan yol verdik..”
Neyse, fırtınadan sonra, liman şimdi çok daha iyi.
Yalnız limanda bazı eksiklikler var..
LİMAK’tan bu konuda destek bekliyorum..
Ne bileyim, hazır Ro-Ro ile birçok Tır şoförü limana geliyorken, ihtiyaçlar için bir büfe olsun mesela.. Örneğin, muayene sahasında memurların yağmur altında kontrol yapmasına seyirci kalmayalım.. Sacdan paneller, yapılsa fena mı olur?
Ya da saha içindeki sıkıntıların bir daha yaşanmaması için, uygun koşullar oluşturulabilir, iyileştirmeler sağlanabilir..
Benim diyeceklerim bunlar..
İskenderun Gümrük Müdürü Mehmet Coşar’a, verdiği bilgilerden ve yakın alakalarından ötürü teşekkür ediyorum..

FEN LİSESİ MUAMMASI!
Bu arada, İskenderun Kaymakamı Ali İhsan Su da telefonla arayıp, limanda yaşanan sıkıntının nedenlerini aktardı.. Her zaman ki gibi, ilgili ve alakalıydı..
Teşekkür ediyorum..
Durum hakkında bilgilendirildiğimi söyleyip, meseleyi ‘Fen liseleriyle ilgili’ duyumlara getirdim.. Düşüncesini sordum..
“Bize ulaşan bir bilgi yok” dedi..
Doğru.. Bildiğim kadarıyla; Milli Eğitim Bakanlığı, ortaöğretime ilişkin 1 yıldır süren yapılandırma çalışmalarını sürdürüyordu..
Adı üstünde, henüz ‘çalışma’ ya da tasarı diyelim..
Örneğin bu kapsamda;
Anadolu liseleri, ‘mahalle mektebi’ statüsüne dönüyor, ikametgaha göre öğrenci alacak. Fen liseleri de, nüfusu 500 binin üzerindeki yerlerde olabilecek..
Daha açık bir ifadeyle;
Lise türleri azaltılıyor. Birçok lise ‘Akademik Lise’ altında tek tip hale gelecek.
Akademik liseler; meslek liseleri, fen liseleri, özel liseler ve özel statülü Anadolu liseleri olacak. Sayısı 2 bin 135 olan Anadolu liselerinin tamamı mahalle mekteplerine dönecek, giriş sınavı ise daraltılacak.
Bütün Anadolu liseleri akademik liseler adıyla mahalle mektepleri haline getirilecek ve öğrencisini ikametgah esasına göre alacak.
Lise giriş sınavı, fen liseleri, özel statülü Anadolu liseleri, özel yabancı okullar ve özel okullara öğrenci almak için yapılabilecek.
Sayıları 250’yi geçen Anadolu öğretmen liseleri akademik liselere dönüştürülerek klasik lise statüsünde olacak. Öğretmen liselerine üniversite giriş sınavında verilen ek puanlar ve öğretmenlik dersleri kaldırılacak.
Klasik liseler ‘akademik lise’ adını alacak.
Meşakkatli bir iş!
Daha köprünün altından çok su akar..
Henüz kağıt üzerinde yapılandırma işlemlerini konuşuyoruz..
Üzerinde epeyce bir tartışılacak, biliyorum..
Bizim açımızdan, konu hem Tosçelik Fen Lisesi’ni hem de Paşa Karaca Anadolu Öğretmen Lisesi’ni ilgilendiriyor.. Biliyoruz ki, Tosçelik Fen Lisesi, Antakya’daki fen lisesinden çok önce kuruldu.. Üstelik İskenderun’daki bilim yuvamız; yemekhanesi, basketbol ve voleybol sahaları, kantini, halı sahası, kapalı spor salonu, kız ve erkek öğrenci yurtlarıyla kampüsü andırıyor..
Dahası, Türkiye’nin matematik dehalarını, bilimadamlarını yetiştiriyoruz..
Merak edilen sorular var..
Olaya, Antakya ve İskenderun penceresinden bakacak olursak..
Hangisinin önceliği var?
Ya da bu tasarı, şartlar gereği ileride her iki bilim yuvasının eğitimine izin verecek mi?
Veya, bu yapılandırma faslı ileride ‘yeni kurulacak fen liselerini mi kapsayacak?
Bilemiyorum..
Başka bir konu da, Paşa Karaca Anadolu Öğretmen Lisesi..
Sayıları 250’yi geçtiği vakit, akademik liseye dönüşmesi doğru bir karar mıdır?
Bilemiyorum.. Bu yapılandırma mevzusu, batı standartlarına uymak için mi amaçlanıyor? Bana ters geliyor..
AK Parti İlçe Başkanı Uğur Feriz’i aradığımda, konuya şöyle açıklık getirdi:
“- Milli Eğitim Bakanlığı yapılandırma çalışmalarını tamamlarken, tüm hassasiyetleri ve dengeleri gözetir. Adı üstünde tasarı.. Sadece fikir beyan ediyor.. Yıllara yayılabilir, belki de farklı bir yapılandırmaya gidilebilir.. Şimdilik hiçbir hükmü yoktur. Bunun üzerinde konuşmak için henüz erken.. Tosçelik Fen Lisesi’nin kapanacağıyla ilgili ortaya atılan spekülasyonlara kulak vermemek gerek..”
Emin olun, yine de insanın kafası karışıyor..

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here

three + 6 =