CHP’nin kafası karışık!


Kaçınılmaz yol ayrımına doğru CHP doludizgin gidiyor. Ne yaptıklarını kendileri de bilmiyor.. Her kafadan bir ses çıkıyor..
CHP ulusalcı mı, sosyal demokrat mı tartışmaları alevlenirken, ben Hatay’a uzanalım istiyorum.. Mesela Reyhanlı CHP’de neler oluyor?
Ortalık neden karıştı?
Anlatayım:
CHP Genel Merkezi’nden iki müfettiş Halit Toraman ve Rahmi Aşkın Türeli, Hatay örgütlerinde teftiş yapmaya geliyor.
12 ilçede denetim yapan iki müfettişe milletvekili M. Ali Ediboğlu,Hatay İl Başkanı Servet Mullaoğlu, çok sayıda il yöneticisi ve bazı partililer eşlik ediyor.
11 ilçede sorun yok.. Ama olay, Reyhanlı ilçe teftişine gelince ortalık karışıyor..
Nasıl mı?
Reyhanlı ilçe örgütünün teftişi esnasında; İlçe Başkanı Tamer Apiş ve ona yakın partililer, başta İl başkanı Servet Mullaoğlu, il başkan yardımcısı Hüseyin Doğan ile müfettişlere yönelik, şiddete varan tutum sergiliyorlar..
Aralarında bir il yöneticisi tekme bile yedi..
Müfettişler olayı ‘rezalet’ olarak yorumladı, rapor tuttu!
Sanırım, CHP Reyhanlı ilçe başkanı Tamer Apiş bugün yarın görevden alınacak.. Ama şiddetin yankıları dinmiş değil..
Şimdi sıkı durun..
CHP Hatay milletvekilleri Refik Eryılmaz, Hasan Akgöl ve Mevlüt Dudu’nun mevcut il yönetimi ile çalışmak istemedikleri ortada..
Kaldı ki, aynı yönetimi bir vakit görevden aldıkları gibi, il kongresinde Servet Mullaoğlu’nun karşısında ‘başarısız’ oldukları da biliniyordu.
Bunlar yazıldı, çizildi..
İlginç olan şu:
CHP Reyhanlı İlçe Başkanı Apiş’in, bu üç vekille yakın bir duruşu var..
Ayrıca; aynı ilçe başkanının, il yönetimini karşı bir tavır içinde olduğu ileri sürülüyor.. Bunlar bir yana, CHP Hatay milletvekilleri Refik Eryılmaz ve Hasan Akgöl, Reyhanlı ilçe binasına giderek, başkan Tamer Apiş ve arkadaşlarına destek veriyor.. Bu durum size de biraz garip gelmiyor mu?
Düşünsenize, CHP Hatay İl Başkanı Servet Mullaoğlu ve birkaç yönetici, Reyhanlı ilçe teşkilatının ilçe başkanı tarafından saldırıya maruz kalıyor..
Ama CHP’nin vekili, ayrıca üst disiplin kurulu üyesi olan Refik Eryılmaz çıkıp, “İl yönetimi sizi disipline sevk etse dahi, genel merkezde avukatlığınızı ben yapacağım” diyebiliyor..
Resmi bir ‘kutama’ mesajı sanki..
Açık bir ifadeyle, ‘ellerinize sağlık’ denmiş gibi..
Yazık!
Yalnız asıl acı olan, CHP’li vekiller Eryılmaz ile Dudu’nun; Hatay İl Başkanı Servet Mullaoğlu ile il yöneticilerini arayıp, ‘geçmiş olsun’ dileklerinde bulunmamalarıydı., Bu nasıl öfkedir böyle..
Sanırım, keskin sirkenin küpüne zarar vereceğini bilmiyorlar. Bir öyle, bir böyle; CHP kendi eliyle kafası karışık bir parti görüntüsü veriyor..
Yıprandıkça, yıpranıyor!
***

Bu arada CHP’li müfettişlerin İskenderun toplantısını da unutmayalım..
Büyükşehir adaylığında CHP’den adı geçen Mehmet Dönen ismi, birkaç partili tarafından ‘bilerek’, bu tür toplantılarda gündeme getiriliyor..
Ne zaman CHP’nin bir toplantısı olsa, biri çıkıyor Mehmet Dönen’in ‘model’ teşkil ettiğini gazlıyor.. Sanırım, taktik meselesi!
Ee, öyle olunca, sosyal demokratlar durur mu?..
Tepkiler havada uçuşuyor!
Kaldı ki, aynı toplantılarda İskenderun Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek’e yönelik eleştiriler de dinmek bilmiyor.. Epeyce bir şikayet etmişler..
CHP’deki bu yapı, kendi içindeki çatlağı derinleştiriyor..
Sürekli şikayet, şikayet, şikayet!
Bugün CHP’de sorun şudur:
– Kitlelere yayılamıyorlar.. Topluma dokunamıyorlar!
– Sorunların çözümü üzerinde proje üretemiyorlar..
– Duygusal kopuşları derinleştirecek tavırlar sergiliyorlar.
İskenderun ayağında ise, Başkan Civelek sorumlu tutuluyor!
***
Peki o toplantıda, Avukat Bülent Akbay’ın ılımlı söylemleri üzerinde duracak kimseler yok mudur?
Belirlediği yol haritasına omuz verecek isimler nerede?
Neden kimse hedefe odaklanmıyor?
Akbay’ı tanırım..
Mesela, sosyal belediyecilikle ilgili görüşlerinde, örgütlenme hareketini demokratik sisteme entegre edecek yaklaşımlarında, CHP’deki kan kaybının önlenmesinde önemli mesajlar verdiğini biliyorum.
Her seferinde, ‘stratejiyi’ belirlerken, ‘birleştirici olalım’ diyor..
Sadece ‘demokrasi’ kültürüyle değil, “eşitlik” bağlamında da önemli tespitlerde bulunuyor.. Bunun soldaki adı ‘sosyal demokrasi’dir..
Anlayana tabii ki..
Kaçtır yazıyorum..
Dışlanma, CHP’deki ayrışmayı besledi; gelinen nokta ortada!
CHP’nin en büyük sorunu budur..
Müfettişler dinliyor ama, Ankara yolunda çabuk unutuyor!
Soruyorum:
CHP’yi birleştiremeyen bu anlayış, Türkiye’yi nasıl birleştirir?

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here