Hep böyle olsun!


MKÜ Mühendislik Fakültesi önünde bekliyoruz.
Az sonra Hatay Valisi M. Celalettin Lekesiz gelecek..
AK Parti Hatay Milletvekili Orhan Karasayar orada..
MKÜ Rektörü Prof.Dr. Hüsnü Salih Güder, İskenderun Kaymakamı Ali İhsan Su, Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek, İTSO, MÜSİAD, DTO başkanları, AK Parti ve MHP’nin ile başkanları da orada..
Herkes, bir ucundan tutmuş, katkı sunuyor..
Dile kolay.. 14,5 milyon liraya mal olacak olağanüstü bir projenin varlığı gururumuzu okşuyor..
Barbaros Hayrettin Denizcilik Fakültesi’nin temeli atılırken, bu güzel kentin kahramanları gibiyiz.
Lojistik üsse katkı sunacak bir fakültenin şahlanışına şahitlik ediyoruz.
İskenderun’un ekonomik tarihinin son 20 yılı, bir film karesine dönüşmüş. Nereden nereye!
Biraz sonra konuşmalar yapılıyor.
Birlik ve beraberlik adına kullanılan her söz, hizmet sevdamızın yanında harika duruyor. O vakit düşünüyorum..
Mazimizde zor ve sancılı yıllar vardı.
Hepimiz belli dönemlerde epey bir gerilmişiz.
Amu bir fotoğraf karesi yüreğimi ısıtıyor..
Eller serbest kalmış, herkes birbirinin karşısına geçip sohbet ediyor..
Hatta törende halk müziği eşliğinde karşılıklı oyunlar oynanıyor..
Bayılıyorum bu resme.. Tek kelimeyle enfes!
‘Hep böyle kalın’ diyebileceğim, bu sakin ve insani sıcaklık, memleketin ‘kutuplaşmalar’ ortamını yumuşatıyor.
Düşünüyorum. Bu fotoğraf neyi temsil ediyor?
Sadece İskenderun’un modern ve kalkınan yüzünü mü?
Hayır!
Kızmamayı, küsmemeyi..
Kızdırsa da barışmayı..
Güçbirliğini, lobiyi anlatıyor..
Geç de değil, erken de değil!
Benim düşüncem budur..
***
O bakımdan MKÜ’deki bu sıcak tabloyu önemsiyorum..
Nereye baksam, gözlerde umudun ışığı var.
Sanki herkes hizmete durmuş gibi..
Bu kez olacak..
Rektör Prof.Dr. Hüsnü Salih Güder’in ‘hoşgörü’ yüklü konuşması..
Hayırseverlerin İskenderun’a olan bağlılığı muhteşemdi.
Yüzlerine bakıyorum..
“İskenderun tutkusu” dediğimiz o büyük sevdanın yürüyen temsilcisi gibiler..
Beklentim büyük.. Heyecanlıyım da..
Birşeyler değişiyor gibi..
Bugün en çok ihtiyacımız olan şey işte budur:
Bir başkasının olduğu yerden, hissettiği dünyadan bakabilmek.
Bitmesin bu sahne.. Olur mu?

ADİL BİR SEÇİM OLSUN!
Bu arada, 2 Şubat’ta İTSO seçimleri var..
İTSO Başkanı Halil Şahin son noktayı koydu..
Aday olmadığını açıkladı..
Hayırlısı olsun..
Dilerim, yeni süreç ışığında da ‘güçbirliği’ çatısı altında, her kesimin bir arada olduğu, ‘gücün’ değil, dostlukların.. Kişisel menfaatlerin değil, İskenderun’a ‘hizmet’ merkezli bir ‘dayanışma’ ruhunun sirayet ettiği, ‘yoruldum” demeyi bilmeyen, hep ileriye bakan bir realite oluşur..
Tek ölçümüz var, adil bir seçim olsun!
Her kim aday ise, bugünden başarılar diliyorum..
Yalnız şunu da unutmamak gerek..
Demokratik ve adil bir seçimden sözedeceksek, geçmişteki bir takım hataların yaşanmaması gerek.. Son örnek karşımızda:
– Hayalet şirketler çıkabilir..
– Borcunu ödemeyip de, oy kullanmaya kalkışanlar olabilir..
Bu sözleri ben değil, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu söylüyor..
Az değil.. TOBB’a bu konuda 15 bin itiraz ulaşmış..
Sırf bu sebeple, sistem şeffaflaşsın diye, faaliyet kodu NACE sistemi gelişti..
Çünkü çoğu şirketlerin adres bilgileri güncel değildi..
TOBB’un ayakkabıcı bildiği, başka bir yerde çantacı, kimyacı olabiliyor..
Neyse.. Faaliyet kodu için gönderilen tebligatlarda, 520 bin şirketin adresine ulaşılamamış.. İyi mi?
Sanıyorum, kendimizi yeterince tanıyamamışız.
O bakımdan, ekonomik faaliyetlerin istatistiki sınıflandırılmasını kapsayan NACE’yi önemsiyorum.. Son bir husus daha var..
İlçe Seçim Kurulu’nun sorumluluğu büyük..
Son derece hassas davranacaklarından şüphem yok..
Dedim ya..
Adil bir seçim ve kazanan İskenderun olsun!

YETER ARTIK!
Geçtiğimiz günlerde yazdım..
İnsanların demokratik tepkilerini önemsiyorum..
Ama iki şartla..
– Başkalarının haklarını gaspetmeyeceksin!
– Yasal izin yoksa, germeyeceksin!
İskenderun hoşgörü kentidir neticede..
Gergin ve agresif ortam, toplumun huzurunu bozuyor..
Havuzlu çarşıdaki esnaf da, aynı kanıda..
Geçenlerde TGB’nin iki günde bir yaptığı eylemlerin verdiği rahatsızlığı yazdım diye, dönüp bana sövüyorlar.. Ama tavırlarınız bu gerçeği değiştirmiyor.. Esnafı, çocuklu aileleri rahatsız etmeye hakkınız yok, çünkü..
Her kafadan ses çıkarsa, huzur nasıl sağlanacak?
TGB’ciler Havuzlu Çarşı’yı mesken tutmuş..
Eğitim Sen, Boyacılar Parkı’na sahiplenmiş..
Saadet Partisi, Anıt Alanı’nı istemiş..
KESK’çiler de Pac Meydanı’nı..
Oh ne güzel!
Bir de, eylem için yasal izin olmadığı halde, trafiği kapatma cüretinde bulunuyorlar.. Tepkim buna işte..
Herkes sizin gibi düşünmeyebilir..
Saygı nerede kaldı?
O da mı tutuklu yoksa?!

PAYLAŞ

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here