BİR GÜN DE ŞEHİT CENAZESİNE KATILIN!

Yeter artık! Ağzı olan konuşuyor.. Provakatörlerin ekmeğine yağ sürmek için birileri elinden geleni yapıyor.. Lafa bakar mısınız?
CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün, çıkmış.. Güneydoğudaki kontrolün Türk devletinden çıktığını iddia ederek, “Bugün orada hakim olan güç PKK’dır” diyebiliyor.. Nedir bu ya?
Böyle mi Türk toplumuna moral vereceğiz?
Böyle mi, askerin yanında duracağız?
Ne demek bu?
Madem Güneydoğu’ya hakim değiliz.. Ne diye oturuyorsun o koltukta?
Güneydoğu’ya gitmekten korkuyorsan, istifa et o halde?
Böyle bir zihniyet olur mu?
Destek vereceğiniz yerde, ortalığı gerip, insanların moralini bozmaya kimin, ne hakkı var? Yetmiyor..
Bir de güya barış için ‘yürüyüş’ düzenleyen parti eve dernekler var..
Nerede Devlet aleyhinde bir propaganda var, onlar orada.. Gecikmezler!
Bahaneleri de hazır.. 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle Devlet’e yükleniyorlar.. Kim bunlar?
BDP, Emek Partisi (EMEP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP), Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP)..
Başka kimler var?
KESK, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), DİSK, İstanbul Tabip Odası, Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava İş), ÖDP, Türkiye Komünist Partisi (TKP) ve İnsan Hakları Derneği..
Sorarım onlara:
Analarımız ağlarken neden ortalıkta yoksunuz?!
Siz barış sömürücüleri, PKK’nın arka vagonu olmaktan mutlu musunuz?
Askerimize, sivile atılan her kurşun vicdanlarınızı sızlatmıyor mu?
Güya barış adı altında düzenledikleri yürüyüşe katılıyorlar, ama şehit cenazelerinin hiçbirinde yoklar.. Nedir bu? İnsanlık mı?
Yazıklar olsun!
Peki ya, Kadıköy’de yaptığınız yürüyüşte, Atatürk Heykeli’nin üzerine bir terör örgütü yandaşı çıktı da ne yaptınız? Ayrıca..
Yine aynı Emek Partisi, Eğitim-Sen, DİSK, KESK, ÖDP ve TMMOB, Hatay’da izinsiz yürürken, aklınızda ne vardı?
İşte ağzınızdan çıkan ilk slogan:
“- Kanımız canımız Esad’a feda”!
Ey.. Bugüne dek, Türkiye için bir kez olsun ‘canımızı feda ederiz’ demeyen sizler! O halde ne işiniz var Türkiye’de?
Gidin Suriye’ye! Feda edin, canınızı, kanınızı..
Bekleme yapmayın!

VALİ CERRAH KIZMAKTA HAKLI!
Hiç lami cimi yok.. İçiyorsunuz, içiyoruz!
Kimse etrafına bakınmasın..
Etrafımda yığınca kaçak sigara içen insan var..
Kaçak çay tüketimi, alabildiğince yaygın..
Üç günde, dört şehit verdiğimiz İskenderun’da cenaze törenide adamın biri, cebinden çıkardığı kaçak sigarayı yakıp, ‘Kahrolsun PKK’ diye haykırıyordu.. Ve daha yüzlercesi..
İçimizdeki insanlar, kaçak sigara gelirinin nereye gittiğini bilmiyor mu sanıyorsunuz?
Sorsanız, “Ne yapayım arkadaş.. Benim Tekel ürünlerine verecek 7 liram yok” diyecektir.. Ama kaçak sigaraya verecek 2.5 lira parası var..
Dahası.. Ciğerlerine çektiği her dumanın hem sağlığına zarar hem de askere, polise, kurşun olarak döndüğünü bildiği halde içiyor..
Değmeyin keyfime misali..
Yazsanız da, söylesiniz de manzara değişmiyor..
Çünkü herkes bildiğini okuyor..
Bildiği halde de, teröristlerin beslendiği kaynaklara destek çıkıyor.. Bu durum bir Türk vatandaşı olarak beni üzdüğü kadar, Devlet’in yöneticilerinin de tepkisine neden oluyor..
Osmaniye Valisi Celalettin Cerrah’ın TV’lere yansıyan tepkisinden kim alınırsa alınsın.. Doğru olan söyledi..
“Nereye gitsem kaçak çay var” derken haksız mıydı?
Hepimiz görüyoruz, her yerde açık seçik satılıyor..
Diyeceksiniz ki, “sattırmasınlar!”
Haklı olabilirsiniz.. Ama, satışı bir şekilde yapılan bir ürünü kullanıp kullanmamak sizin tercihiniz..
Hatırlayın.. Fransa’yı boykot ettiğimiz günlerde, ürünlerini tek tek sıralayıp, vatansever duygularla ‘kullanmayalım’ diyen bizler değil miydik?
Yine aynı bizler, üç gün sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmadık mı?
Bu ilgisizlik değil de, nedir?
Dik duruşumuza ne oldu?
Toplumsal değerlerimiz, vatan sevgimiz iki günlük mü?
Vali Cerrah bunu anlatmaya çalışıyor işte..
“Böyle bir Türk vatandaşı olur mu?” diye kızması bu yüzden..
Var mı böyle bir anlayış?
‘PKK kahrolsun diyoruz’ ama kaçak sigara ve çay tüketimiyle teröre destek veriyoruz. Vali Cerrah’ın da dediği gibi;
– Dikkatli olmak zorundasınız. Biz her şeyi askerden devletten polisten beklersek olmaz. Vatandaş olarak da bizim üzerimize düşen görevler var. Bunu bilmemiz lazım. Bilmezsek bu iş yürümez.”
Lütfen Beyler!
Düşünün, taşının..
30 Ağustos’u Zafer Bayramın’ı nasıl kutlamışız, nasıl kazanmışız?
Bir düşünün..
Vatandaşlarımız ne yapmışlar?
Askerimiz ne yapmış, polisimiz ne yapmış?
Fransızları nasıl kovmuşuz?
Peki ya bugün?
Nerede bizde bu cesaret, bu yürek?
Niye tek yürek olamıyoruz?
Asıl can alıcı soru budur!

TRİBÜNDE KÜFÜR OLMAYACAK!
İskenderunspor, yeni yönetimle birlikte umut vermeye başladı.
Her yöneticinin heyacanlı oluşu, birlik ve beraberlik duygusu takıma da sirayet etti. Turuncu mavili ekibin, Beşiktaş’la karşılaştığı hazırlık maçı, moral açısından çok önemliydi. Üzerine, Beşiktaş’tan alınan bir futbolcuya ek, Gaziantep’ten beklenen futbolcu transferi var.. Bunlar güzel gelişmeler..
Takım çok başarılı bir hazırlık dönemi yaşıyor..
Gönlümüz başarılı olmalarından yana..
Ama çok iyi biliyorum ki, başarı tek bir elden yürümez..
İskenderunlular’ın manevi katkısı gerek..
80’lerdeki ruhu, inancı yürekten hissetmemiz gerek..
Nasıl olacak bu?
Çok basit.. Ellerimizde bayraklarla birlikte, İskenderunspor yöneticisi Süleyman Çelik’in de dediği gibi, Stadyum yolu tıklım tıklım olacak..
Sokaklar şenlenecek.. Evler, işyerleri turuncu mavi renklerle süslenecek..
Çocuklarımızı, eşimizi alıp, maçlara gideceğiz..
Rahat olun.. Tribünde küfür olmayacak!
Önceki gün, İskenderunspor Kulüp Başkanı Sedat Uysal ve yeni oluşuma büyük katkı sunan kulüp yöneticisi Nuri Üysen, Belediye Sosyal Tesisleri’nde takımın amigoları ve taraftarlarıyla bir araya geldi.
Turuncu mavili ekibin en ateşli taraftarlarından Amigo Zafer, -başarı olsun olmasın-, -rakibin sataşması olsun olmasın- ağızlardan küfür çıkmayacağını taahhüt etti. Amigo Zafer’in, “Takımın iyi gününde, kötü gününde, yönetim ve futbolcularımıza dost elimizi uzatacağız. Herkes, İskenderunspor taraftarının hoşgörüsünü, misafirperverliğini görecek, yaşayacak” sözlerini önemsiyorum.
Öğrendiğim kadarıyla, İskenderunspor’un taraftar derneği de kurulmak üzere..
Hazırlıklar tamam..
İşadamı Nuri Üysen’in katkıları zaten ortada..
İskenderunspor’un başarısı için şimdiden tüm yöneticiler el ele vermiş durumda.. Futbolcular inançlı, azimli..
Eylül’de yeni sezon başlıyor..
Lütfen manevi desteğimizi esirgemeyelim!

5 Yorumlar

  1. Firuze hanım meydanı boş bulmuş maşallah sallıyor.Birde yazı stiline bakın sanki 50 yıllık bir köşe yazarı gibi .Yazıları analiz etmeler,tehditler.vs.vs.Gereksiz şeyler bende oturdum yazılanları okudum.Tam bir provakatör.Vallahi ben olsam bu yazıları yayınlamam ama cesaretsiz diyecek korktu diyecek. Yılmaz Akpınarı tanımıyor bu vatandaş,nasıl bir insan olduğunu bilmiyor.Firuze hanım git bir tanış Yılmaz beyle Umarım bu yazdıklarınızdan utanacaksınız.

  2. firuze.. kime hizmet ediyorsun bir açıklada öğrenelim bakalım.. birleştiricilik yerine milleti burada ayrıştırıyorsun. senin amacın belli düşüncen belli.. muhalefeti de görüyoruz. üç beş çapulcu yüzünden kendine çıkar sağlamak uğruna yapmadık işler bırakmıyor. Muhalefeti savunuyorsun. senin o savunduğun muhalefet türkiyenin en köklü partisi ne verdi bu ülkeye bu insanlara?
    cümleleri iyi analiz etde biraz kendini geliştir. bu işler senin boyunu aşar

  3. Dikkat edin, “teroristler” dedim Suriye’li siginmacilar icin. PKK’ya terorist diyorsaniz, bunlara da diyeceksiniz. Zira olusumlari, hizmet ettikleri amac, vs.
    itibariyle aralarinda hic bir fark yoktur.

    Zamanim kisitli oldugu icin her cumlenizi analiz edemedim. Fakat belirtmeliyim ki, yazinizi neresinden tutsam elimde kaliyor. Her cumlesi falsolu. Umarim bundan sonra
    daha gercekci, daha objektif, ve daha ozenle yazilmis yazilarinizi okumak nasip olur.

    Son olarak, sadece siradan bir vatandas oldugumu da belirtmek isterim.

    Saygilarimla,

    Firuze Cihad

  4. [Yeter artık! Ağzı olan konuşuyor..] —> Tipki sizin gibi

    [CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün, çıkmış.. Güneydoğudaki kontrolün Türk devletinden çıktığını iddia ederek, “Bugün orada hakim olan güç PKK’dır” diyebiliyor.. ]
    —> Yalan mi?

    [Böyle mi Türk toplumuna moral vereceğiz?] —> Turk toplumun pembe tablolarla avutulmaya ihtiyaci yok, cozume ihtiyaci var.

    [Madem Güneydoğu’ya hakim değiliz.. Ne diye oturuyorsun o koltukta?] —> Bunu oncelikle sevgili AKP’nize ve basbakaniniz Tayyip Efendi’ye sormak lazim herhalde.

    [Destek vereceğiniz yerde, ortalığı gerip, insanların moralini bozmaya kimin, ne hakkı var?] —> Oyle ya, halkin moralini muhalafet bozuyor zaten! Halkin moralini
    hukumetin basarisiz politikalarinin yol actigi aci gercekler bozmuyor da, muhalefetin bunu dile getirmesi bozuyor! Hukumetin beceriksizliginin neden oldugu vahim
    sonuclari ortbas edip, ulkede hersey gulluk gulistanlik havasi yaratmakir zaten muhalefetin gorevi!

    [O halde ne işiniz var Türkiye’de? Gidin Suriye’ye! Feda edin, canınızı, kanınızı…] —> Burada haddinizi asmissiniz. Kimi kimin topragindan kovuyorsunuz. Suriyeli
    “teroristler” gelsin ilimizi gelsin istila etsin, siz buna ses cikarmayin. Lakin, huzuru kacan yerel halk tepkisini gosterince de, “defolun burdan” deme curetini
    kendinizde bulun.

  5. Bir kac kisa analiz daha:

    [Güneydoğu’ya gitmekten korkuyorsan, istifa et o halde?] —> Istifa etmesi gerekenler, Guneydogu’ya gitmekten korkanlar degil, Guneydogu’yu korkulacak hale getirenlerdir.

    [Böyle bir zihniyet olur mu?] —> Sizin zihniyetiniz gibi bir zihniyet olduktan sonra, boyle zihniyet hayli hayli olur.

    [Askerimize, sivile atılan her kurşun vicdanlarınızı sızlatmıyor mu?] —> Hukumetin ve ona oy vererek basa getiren halkin vicdani sizliyor mu acaba? Zira, PKK’nin akittigi sehit ve sivil kanlarinin bas suclusu ve en cok vicdan azabi duymasi gereken bunlardir.

    Firsat buldukca yazinizi analiz etmeye devam edecegim. Umarim bunlari yayinlama cesareti gosterebilirsiniz.

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here