Futbolcular ayakta duramıyor

Futbolcular ayakta duramıyorİki duygu aynı anda nasıl yaşanır bilmiyorum.
Geçtiğimiz pazar günü İskenderun Beş Temmuz Stadı’nda İskenderunspor rakibi Kepez Belediyespor’u ağırladı. Bu maçın gerçekten mutlaka alınması gerekirdi. Ama hayal bile kuramadığımız bir şekilde yenildi. Hatta ezildi.
Futbolcuların inanılmaz hataları oldu. Ayakta duramayan futbolcular sahada. İleri uçtaki golcülere bakıyorsun, kaleciyle karşı karşıyla gol atamıyor. Herkes çıldırıyor. Yedek kulübesinde de aynı sıkıntı var. Hoca yerinde duramıyor. Geçen gün yazdığım yazının hala arkasındayım. Söylemiştim, ben ateşten gömlek üzerinde diye. Şu anda bile bu takımın küme düşmemesi için elinden gelinin yapılması lazım. Ama kim tarafından nasıl yapılacak onu çok da dert etmiyorum. Çünkü bu kentte şunu çok iyi gördü. Herkes kendi derdinde. Hayatlarında bazı insanlar bazı fırsatları bulamazlar. Ama bir bakarsınız ki rüzgar o fırsatı o insana getirir. İskenderunspor’da da böyle oldu.
Devre arası yollanan dört futbolcuyu çok arıyorum, çokkk..
Gönderilen futbolcular için ise Can Güven’e de sitemlerde bulundum ve neden göndermelerine izin verdin dedim. Ama ben bir söyledim, o bin. Herkese yalvardığını ve bu takımın bu çocuklara çok ihtiyacı olduğunu söylemesine rağmen gönderildiğini söyledi. Yapacak bir şey yok o zaman
O futbolcuları kimler, hangi yöneticiler gönderdi ise bunun hesabını da yapmıştır elbet. Sahada ayakta duramayan futbolcuları herkes gördü.
İkinci yarıda oyuna giren Hakan neredeyse yere düşecekti. Bir pozisyonun olmaz mı be kardeşim. Nerede dışarıda konuşmalarınızla sahadaki yaptıklarınız.
Vallahi billahi ben bu çocuklar kadar antrenman yapsam, bana hoca bu kadar ders verse, ben inanın büyük topçu olurdum. Ama bu adamların kafası bu kadar basıyor. Yapacak bir şey yok.
Sadece futbolcularda mı suç, hayır herkeste var. Şimdi bu hafta alınan mağlubiyetin faturası kime kesilecek bilmiyorum. Yönetim ne yapacak onu da tahmin edemiyorum. Ama biliyorsunuz, Türkiye’de fatura genelde hocalara kesilir. Burada da böyle olursa hiç şaşırmam.
Ama bence hocanın çok büyük suçunun olduğunu düşünmüyorum. Hocadan önce daha çok suçlu olanları bulmak lazım.

İDÇ Spor İzmir’i fethetti…
İskenderun Demirçelikspor’da Pazar günü deplasmanda İzmir temsilcisi Altay ile karşı karşıya geldi.
Burada ve bu maç öncesi de çok büyük olaylar oldu. Her zaman İzmir’de yaşadığımız sıkıntıları bir kez daha yaşadık. Maçın içerisinde ve dışarısında da gerginlikler oldu. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen temsilcimiz oradan galip gelmeyi bildi.
Bu güne kadar bu takımın başında hep ithal hocalar vardı. Dünyanın paraları ödeniyor ve bir de başarısızlık oluyordu. Demek ki yerli hocalarla da bu iş yapılıyormuş. Önce yönetim kendi insanına ve hocasına sahip çıkacak, sonra onun başarılı olması için gerekli desteği verecektir. Bakın Bülent hoca, Mehmet Çetin hoca, Bekir hoca, kaleci antrenörü İbrahim hoca, bunların hepsi gecesini gündüzüne katarak çalışmalarını sürdürüyorlar.
Neden? Bu takımın başarısı, hatta bu memleketin başarısı için. Bu takımın iyi yerlere geleceğine gerçekten inanıyorum. Bu ekibin arkasında durulması gerekiyor.

Çetin hoca altyapıya
İthal hocaların gitmesi ile birlikte göreve alt yapıda görev yapan Çetin hoca takımın başına Bülent hoca ile birlikte getirilmişti. Son zamanlarda Çetin hocayı takım ile birlikte görmüyorum. Birkaç kez de maçlarda yedek kulübesinde göremedim. Durumun ne olduğunu çok bilmiyorum. Ama sanırım alt yapıya göre gönderilmiş olmalılar ki, hoca neden kulübesinde takımın başında çıkmıyor?

iskenderunhaber
iskenderun haber sitesinin haberlerini yayınlayan genel editörü.