Yüreği kocaman dostlara!

Yüreği kocaman dostlara!Nerede, ne zaman olursa olsun..
İskenderun’la ilgili her sohbetin arkasında şu ortak cümle çıkıyor:
Yanlış seçimler kurbanıyız!
‘Birimiz Mehmet iyidir’, desek.. 10 kişi çıkar Mehmet’in seceresini döker..
‘Birimiz Mehmet fenadır’, desek.. 10 kişi, ‘Mehmet’i tanıyalım’ vasfında inciler döktürür.. Kişiliğimiz ‘tezatlıklar’ üzerinde kurulu..
Herşeyin tersini yapmayı severiz..
Ardından da, İskenderun’u ve İskenderunlu’yu anlamaya çalışırız..
Oysa biz aynanın karşısındaki kişiyiz..
Sen, ben, o, biz, siz, onlar..
Yoktur birbirimizden farkımız..
Hemen kanıyoruz..
Dost gibi davranıyoruz, ama dost değiliz..
Masada herşey iyi..
Gülüyoruz..
Konuşuyoruz..
İltifatlar yağdırıyoruz..
Sahip çıkıyoruz..
Omuz veriyoruz..
Sarılıyoruz, ağlaşıyoruz..
Peki ya sonra?
Sakın o masadan kalkmayın..
Tabureyi çekip, daha kapıdan çıktığınız an, bitiksinizdir..
‘Aslında..’ diye başlayan sözler..
‘Ya bakmayın onun bu söylediklerine’ şeklindeki yaftalar, uzayıp gider..
Dost nerede?
Dost dediğin, sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile seni sevmeli. Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı; dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı.
Dost dediğin fanatik olmalı; bütün dünya seni üzdüğünde bile sana moral vermeli. Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli ve ağladığında seninle ağlamalı.
Matematikle ifade etmek gerekirse…
Sevinci çarpmalı,
Üzüntüyü bölmeli,
Geçmişi çıkartmalı,
Yarını toplamalı…
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı.

Yılmaz Akpınar
1974 doğumlu. Güney Medya'da müdür. İskenderun'un önde gelen gazetecilerinden.