CHP’de kılıçlar erken çekildi!

Kurultaylar partisi CHP’de kılıçlar, seçimlerin üzerinden 24 saat geçmeden çekildi. Yüzde 26’yı başarılı bulmayan Önder Sav ile Deniz Baykal’a yakın isimler olağanüstü kurultay talebini dillendirmeye başladı.
Kurultay için imzalar toplanmaya başlandı.
Canan Arıtman öfkeli..
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, partisinin aldığı oy oranına ilişkin, “Ortada başarı filan yoktur” dedi.
PM Üyesi Mesut Değer ise, CHP’nin seçimlerde başarısız olduğunu savunarak, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun meydanlarda verdiği sözü yerine getirerek, istifa etmesini istedi. Evet, CHP kaynıyor..
Peki Hatay’da son durum nasıl?
Ben söyleyim..
CHP Hatay İl Başkanı Servet Mullaoğlu, ‘sonuçlardan mutlu değiliz’ derken, yanlışlara vurgu yapıyor. Nedir o yanlışlar?
* Sıralamada yöntem yanlışlığı..
* il ve ilçe örgütlerinin görüşleri alınmayışı..
* CHP’ye, eski ve yeni ayırımı yapılması.
* Ön seçimin yaygınlaştırılmaması..
Mullaoğlu tepkili..
Peki, İskenderun bu tepkinin neresinde?
Yazılanları aktarıyorum..
İşte size Av. Bülent Akbay’ın seçim sonrası değerlendirmesinden bir alıntı:
“- Partinin kurumsal kimliği ve DNA’sıyla oynandığında oy kazanılamayacağı da anlaşılmıştır. Sağa açılmak, ergenekona göz kırpmak ve kapıları sosyalistlere kapatmak onurlu ve omurgalı siyasi duruşu imkansız kılıyor.”
Dakka bir gol bir.. Ben yazınca kızıyorlardı..
Oysa birçok CHP’linin tespiti şu:
“- Sorunu çözmek istiyorsak önce hastalığı doğru teşhis etmeliyiz. Başarılıyız deyip kendi kendini kandırmak büyük hatadır. Ortada bir başarı yok.”
Daha bitmedi. Dün, CHP Milletvekili Mevlüt Dudu’nun pazartesi günü neden bir teşekkür konuşması yapmadığını, halka yönelik vereceği mesajda yaşanan gecikmeyi yazdım, sorguladım.. Telefonum çaldı:
“- Milletvekilimiz Sayın Mevlüt Dudu bugün saat 14.00’te basın toplantısı düzenliyor” diyen bir sesin ardından nihayet bir tutam değerlendirme gördük.
Ama nasıl?
Henüz toplantı başlamadan tansiyon tavan yaptı..
Bazı partililer yüksek sesle, “Dörtyol ve Erzin’de CHP neden başarılı olamadı? CHP’nin oyları nerede?” diye sordu, doğal olarak ilçe başkanı İbrahim Çolakoğlu gerildi.
Çolakoğlu tepkilere yönelik, “Basının önünde tartışmayalım, aylık toplantımıza gelin hesabını benden sorun” sözleriyle ortamı yumuşatmaya çalıştı.
Başaramadı..
Bazı partililer bu kez basın mensuplarına çattı. O kişilerin; zaten dar olan alanda görüntü almakta zorlanan basın mensuplarına ‘çekilin, açılın, yeter artık’ diyerek, baskı uygalanması bardağı taşırdı.
Basın mensuplarının bir kısmı toplantıyı terk ederken, gerginlik Mevlüt Dudu’nun yüzüne yansıdı.. Şimdi bu toplantıdan çıkardığım sonuç şu:
Partide disiplin kalmamıştır.. Otorite çökmüştür!
İskenderun’da teşkilatın henüz lideri yoktur.
Başka ne diyebiliriz?
Bir; Yeni CHP algısı, eski CHP’nin gölgesinde kaldı.
İki; Ergenekon sanıklarından aday gösterilenlerin CHP’ye katkısı olmadı, aksine zarar verdi.
Üç; Oy çıtası çok yüksek tutuldu, belirlenen hedefe ulaşılamadığı için moral bozukluğu yarattı.
Dört; Mevlüt Dudu, Dörtyol adayı olarak gösterildi. Fakat, Dörtyol ve Erzin’de istenen performansı gösteremedi.
Peki tüm bu olup bitenler yaşanırken, Kılıçdaroğlu’nun tepkisi ne oldu?
Aktarayım:
“- Bütün örgütleri, yapıları yeniden gözden geçireceğiz. Bundan sonra teşkilatlarda başarılı olan kalır, olmayan gider. Çalışma tempomuza ayak uydurmayanlarla gerekirse yolumuzu ayıracağız.”
Kılıçdaroğlu, sizce de biraz geç kalmadı mı?

LİVANELİ BOŞ HAYALLER GÖRÜYOR!
Ergenekon sanıklarının CHP listelerinden aday olması seçim öncesi çokca tartışılan konulardan biriydi. Yine kulislerde tartışılan konulardan biri de, eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in bu sanıkların adaylığı için CHP üst yönetimi ve Kemal Kılıçdaroğlu’na manevi baskı uyguladığıydı. Evet, seçim bitti..
Son durum ne? Bu konuda seçim sonrası bir şok iddia da Vatan yazarı Zülfü Livaneli’den geldi. Livaneli’ye göre bu adaylar kısa süre içinde CHP’den ayrılarak yeni bir parti oluşumuna gidecekler ya da DP’ye geçecekler.
Livaneli başka ne diyor?:
– Bu işin uygun zamanlamasını da yine Demirel ayarlayacak.
Çünkü hareketin manevi lideri o.
Peki Livaneli bu yazdıklarına tekzip aldı mı?
Henüz işitmedim..
Peki, siz Livaneli’nin bu yazdıklarını inandırıcı buluyor musunuz?
Bana göre hayal! Safsata..
Birincisi, halk böylesine komplo teorilerine kanmaz..
İkincisi, CHP bu yakınlaşmayı ihanet sayar!
Böyle bir teori ya da kopma, Kılıçdaroğlu’nu bitirir..
Demokrat Parti için ne değişir? Söyleyim..
DP zaten sandıkta yoktu..
Ergenekon sanıklarıyla var olmaya çalışan DP’yle birlikte, bu kez Demirel de tarihe gömülür.. Sonuçta ne olur biliyor musunuz?
AK Parti daha da güçlenir..
Halkımız macera sevmez abiler. İstikrar ister!

HADİ KOPALIM!
Zülfü Livaneli hangi gerekçelere dayanarak konuşuyor bilmiyorum..
Amaç, AK Parti’ye karşı alternatif yaratmaksa.. Yol yanlış, çıkmaza gider..
Tartıştığı bu konu ancak ‘Kurtlar Vadisi’ filmine bir çekimlik senaryo olur.
Yin de bir fikrim var..
Madem Livaneli koptu, o halde biz de kopalım..
Livaneli, grup kuracak sayıya erişimiş Demirel’e yakın vekillerin CHP’den kopabileceğini rahatça dillendirebiliyorsa, o halde İskenderun’da bir ‘kopma’ anı yaşamak hakkımız. Sanırım bu mümkün.. Nedir o?
İskenderun Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek CHP’li..
Türkiye ve Hatay’da, AK Parti’ye geçen belediye başkanları gördük mü? Gördük..
İskenderun’da hayata geçmesini beklediğimiz çok önemli projeler var mı? Var..
Tamamdır, soru şu:
“- Başkan Yusuf Civelek, AK Parti’ye geçerse, İskenderun’da kıyamet kopar mı?
Bakarsınız, herkesin herkesi ikna edeceği haklı yanları vardır.
Sahilde yaşayan, bundan böyle hezimet duygusu yaşamak istemeyen ama soracak sorusu olanlara cevabınız ne olacak?

OPERASYONLAR ‘HUZUR’ İÇİN!
Dikkat ediyor musunuz? Çok şükür, İskenderun’da uzun bir zamandır huzuru bozacak bir eylem ya da olay olmuyor. Başarı kimin?
Elbetteki ki, kararlı bir duruş sergileyen İskenderun Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Ercan’ın.. Başka? İskenderun Emniyet Müdürü Kamil Yıldızkaya’nın başarısını ve büyük desteğini unutmamak lazım.. Görüyoruz, yaşıyoruz..
Organize suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlar sürüyor..
Bu kez 25 gözaltı.. İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Hatay Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri dün operasyondaydı.. Mesai hiç bitmedi..
Herşey İskenderun’un huzur ve güvenliği için..
Devlet her zaman ve her koşulda; örgüt kuranın, üye olanın, örgüt faaliyetleri kapsamında tefecilik yapanın, tehdit savuranın, iş yeri basanın, hakaret edenin, örgütün gücünü kullanarak baskı yapanın, uyuşturucu madde ticareti yapanın tepesine çöküyor.. Kararlılar ve bu operasyonlar hiç bitmeyecek..
Ta ki, İskenderun bağırsaklarını temizleyene kadar..
Kutluyorum, destekliyorum!

NUR İÇİNDE YAT AHMET ABİ
ASAŞ Filtre’nin Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Göçmen, bir kalp krizi sonrası aramızdan ayrıldı.. Acı bir kayıp! İyi bir insandı Ahmet Göçmen..
Güleryüzlüydü, saygılıydı..
Yaşamında güzel ve iyi olan herşeyin yanında durdu..
Kırgınlık bilmezdi.. Ama işte, kaderinde yazılan neyse odur..
Aramızdan ayrıldı.. Ruhu şad olsun..
Mümtaz insan Ahmet Göçmen’e Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.

MERKEZ CAMİİ’NİN GEREKLİLİĞİ
Düne kadar çok dikkat çekmiyordu.. Ama yine de birçok cenazede trafik sıkıntısı hissediliyordu, konuşuluyordu. İşadamı Ahmet Göçmen’in vefatıyla birlikte, sevenlerinin yoğun sevgisi trafiği felç etmeye yetti. Halen Merkez Camii’ye – olmayacak ya da olmasın- gözlerle bakan birileri varsa, bu fotoğrafı iyi okusunlar. Araçlar iki metrelik alanda sıkışıp kaldı. Konvoy uzadı..
Şehit Pamir ve Ulucami caddeleri tıkandı.
Ne olacak peki?
Merkez Camii için halen neyi bekliyoruz?
Antakya’nın yaptığı kompleksi biz neden kuramıyoruz?
Neden?!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here