Kadın Girişimciler Desteklenmelidir

Girişimci: Kar beklentisi içinde, her türlü riski alarak yenilik ve geliştirme yapan, fırsatları gerçekleştirmeye çalışan yaratıcı, atılımcı, ileriyi görüp, nasıl bir işle piyasadan pay alacağını hesaplayan ürün ve hizmet sunan iş kuran kişidir. Günümüzün dinamik iş dünyasında, büyük çeşitlilik gösteren müşteri ihtiyaçlarını, önceden fark etmek ve bu ihtiyaçlara uygun üretim yapmak gerektiği, kaçınılmaz bir gerçektir. Müşteri bağlılığını oluşturmada ürün niteliğine olduğu kadar, ürünü sunma biçimine de öncelik verilmesi şarttır. Bu nedenle geçmişte zayıflık olarak görülen iletişim, duygu gibi değerlerin iş dünyasında daha fazla yer almaya başladığını görmekteyiz. Son zamanlarda bu değerlere yeni iş dünyamızda kadınların daha fazla sahip oldukları ve ayrıca kadın girişimciler kendilerine güvenen, güçlü, önsezilere sahip sabırlı ve dayanıklı, riski üstlenebilen, ikna kabiliyeti kuvvetli, iletişimi açık ve inisiyatifli bireyler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Kadın Girişimciler Desteklenmelidir
Özellikle zenginlik üretmek için güçlü bir reel sektöre ihtiyacı olan ülkelerde, girişimciliğin son derece büyük bir önem kazandığını görmekteyiz. Kadın girişimcilerin artması ekonomimizdeki kalkınma kadar sosyal kalkınma açısından da büyük önem taşımaktadır. Zira girişimcilik, kadınların eğitim seviyesinin artmasına, genç kızlar için rol modellerin oluşmasına ve gelir dağılımının dengelenmesine ışık tutmaktadır. Biz kadınların sadece işçi olarak değil işverenler olarak da ekonomik hayatta daha fazla görünmesini arzu etmekteyiz. Uluslararası rakamlara göre kayıtlı ekonomi içindeki şirketlerin yüzde 25 ile yüzde 33’ünün kadın girişimcilere ait olduğu görülmektedir. Türkiye’nin sahip olduğu genç ve dinamik nüfusuna rağmen girişimcilik ruhunun yeterince gelişmediğini ve her 100 kişinin içinde kadın girişimci olarak şirket kuranların sayısı sadece 5 kişi olduğu görülmektedir. Girişimciliğin istenilen seviyeye çıkmamasında öncelikli neden, şüphesiz ekonomideki istikrarsızlık olmuştur. Kalkınmanın sağlanmasında ve ülkemizin sahip olduğu insan potansiyelini harekete geçirebilmek açısından kadınların üretim süreçlerine katılımının sağlanması ve kadınlarımızın çalışma hayatında daha aktif ve üretken olarak yer almalarının sağlanmasının kişisel gelişimleri ve ülke kalkınması açısından kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’de her 4 kadından sadece biri iş gücüne katılmaktadır. Bu rakam çok düşük bir seviye arz etmektedir. Kospeb’in kadın girişimcileri destekleme politikaları arasında önemli eksenlerden birini oluşturulduğunu sevinçle ve takdirle görmekteyiz. Kadınlarımıza ekonomideki gereken yerini alması için eğitilmesi, iş kurmak için kredi almak konusunda danışmanlığa olan ihtiyacının karşılanması ve belki kadın girişimcilere ilk 2 veya 3 yıl vergi indirimlerinin sağlanması halinde Türkiye’mizde kadın girişimcilerinin sayısında bir hayli artış kaydedileceği şüphesizdir.

Yakın zamana kadar Türkiye’mizin bazı bölgelerinde kadın girişimcilere çok iyi gözle bakılmamış ve kadın evine bakan, çocuk büyüten, eviyle ilgilenen birisi olarak algılanmakta iken son yıllarda eğitim seviyesinin artmasıyla, kadınlarımız iş kurmak iş kadını olmak için büyük bir avantaj yakalamış bulunmaktadır. Kadının toplumsal yaşamda evinin dışında iş kurmasının önünü açacak daha bir sürü tedbirlerin Hükümetçe acilen alınması ve bunun yanı sıra da çevrenin engelleyici değil, çevre desteğinin de olması gerektiğine inanmaktayım.

iskenderunhaber
iskenderun haber sitesinin haberlerini yayınlayan genel editörü.