Sosyal market fakirin sıcak yüzü oldu

İskenderun Kaymakamlığı’nın zaten yıllardır uygulamada olan bir sosyal marketi vardı. Sosyal dayanışma anlamında çok güzel bir örnektir. Şimdi ise, Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek’in girişimleriyle ikincisi oldu.
Açılışı, Başkan Civelek yaptı.
Daha tören başlamadan tüm hazırlıklar tamamlanmıştı.
Giysiler reyonlarda yerini almış, her çeşidiyle tiril tiril duruyordu.
Başkan Civelek heyecanla söz aldı:
“- Belediyemizin her alanda yardıma muhtaç vatandaşlarımızın yanında olduğu bilinmelidir. İlçemizde yoksulluğun ve fakirliğin azaltılmasına, toplumsal dayanışma ve hoşgörü ile yardımlaşmanın artmasına, sosyal adaletin sağlanmasını sağlayacak olan bu projemiz etkin bir şekilde yürütülmesi bakımından tüm hayırsever vatandaşlarımızın ve ticari işletmelerin, muhtelif giyim eşyası, beyaz eşya mobilya her türlü ev eşyası vb. eşyaların yardıma muhtaç kişilere ulaştırılması için herkesi yardım yapmaya davet ediyor, şimdiden yapacağınız yardımlar için teşekkürü bir borç bilerek, saygılar sunuyorum.”
Sosyal markete ilk destek Açıkalın Kundura’nın sahibi Nihat Açıkalın ile Tatlılar’dan geldi. Dilerim, hayırsever yaklaşımlar bu iki isimle birlikte çoğalır..
Unutmadan.. Açılışla birlikte gönüllü kadınların himayesinde dağıtılan elbiseler sahiplerini buldu. Öylesine mutlu oldum ki!
Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek’in “sosyal belediyecilik” anlamında sağladığı bu katkı, ‘yardımseverlik’teki duruşunu ortaya koydu..
Ve görüyorum ki, her alanda kadınları ön plana çıkarıyor.. Kutluyorum.

CHP ‘MURAT 124’ GİBİ!
Bir telefon konuşmasında CHP’nin attığı adımlar için, ‘Murat 124’ benzetmesini işitmiştim AK Parti İlçe Başkanı Musa Kurşun’dan..
CHP’liler öfkelenmesin ama bu yaklaşımda haklılık payı görüyorum..
Yaklaşık bir ay kadar önce şöyle yazmıştım:
“CHP’nin atması gereken çok yaşamsal adımlar var.”
Nedir bu?
Örgütte başlayan değişimin tamamlanması, partinin taban yapısının ve vitrininin baştan aşağı yenilenmesi gibi..
Bu noktada, hiçbir milletvekili ve parti yöneticileri demokrasi adına bir özveride bulunmadılar..
Her dönem genel seçimlerde ilk üç sırayı paylaşan milletvekilleri ve onlara yakın yöneticiler koltuklarını boşaltmalıdırlar.. Evet ben bunları düşünüyorum.
Bakınız, AK Parti’ye..
Bakan Sadullah Ergin hariç, milletvekilleri listelerinde hep bir değişim olmuştur.
Ama CHP’nin milletvekilleri ve arkadaşları, onlardan beklenen bu sorumluluğu yerine getirmediler.
Hiç kuşku yok ki, onların hepsi deneyimli siyasetçilerdir.
Yıllarını bu işe vermişlerdir.
Onlardan beklenen, geri plana çekilip yerlerini partiyi halkla kucaklaştıracak kadrolara bırakmalarıydı.
Bu olmadı. Milletvekilleri bu özveriyi gösteremediler.
Bu nedenle bu operasyonlar CHP’de hep olacak..
CHP’nin dedesi Önder Sav gittiği gibi, birçok isim daha topun ağzında olacak..

BUNDA BİR GARİPLİK YOK MU?
CHP’de yaşanan gelişmeler sonrasında yeni seçilen MYK Üyesi ve Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Zeki Gündüz, Av. Bülent Akbay’ı Ankara’ya çağırıyor..
Akbay, yaşanan bu gelişmeleri telefonla zaten biz gazetecilere aktarmıştı..
Tamam, CHP yeni bir gelişim ve değişimin eşiğinde..
Bunu anlıyorum.. İyi, güzel de, Bülent Akbay eğer bu temaslardan sonuç çıkarıp İskenderun’a genel merkezin mesajlarını taşıyorsa, o halde milletvekillerimiz ne iş görüyor?
Böyle bir durumda, milletvekillerinin ses vermesi gerekmiyor mu?
Hiç olmasa örgüt tabanına ‘Endişeye gerek yok’ mesajını sunması ve yükselen tansiyonu düşürmesi akıllarında yok muydu?
Hani neredeler?
Benim sorularım bu kadar..
Yok CHP, gerçekten büyüme iddiasını taşıyacaksa, o takdirde bu partinin artık bazı şeyleri farklı yapması gerekiyor..

ECEVİT’E VEFASIZLIK!
Eski başbakanlardan Bülent Ecevit ölümünün 4’üncü yılında anılıyor. Bir anma töreni de uzun yıllar genel başkanlığını yaptığı CHP Genel Merkezi’nde düzenlendi.
Ama İskenderun’da ‘ses’ biraz cılız çıktı..
CHP ilçe örgütü, şifahen bir iki cümleyle andı, ama DSP’nin ilçe başkanı çıkıp tek kelime söylemedi.. Ya da bizler farkında olmadık.
Bugün Türk siyasal yaşamında en önemli liderlerinden birini, bir devrimciyi, bir sanatçıyı, bir ozanı, bir insan aşığını anmak için her iki örgütün de katkılarıyla, bir organize tertiplenmesini beklerdim. Olmadı!

BUNU DA GÖRDÜK!
Yılmaz Özdil yazmış, aynen aktarıyorum:
“- Nihat Matkap, kendisine haber verilmeden CHP genel sekreteri yapıldı, ancak, kendisini genel sekreter yapanların, Nihat Matkap’ın üç saniye önce Önder Sav’a destek imzası verdiğinden haberi yoktu… E haliyle, üç saniye sonra, kendisine haber vermeden genel sekreterlik görevinden alındı. Genel sekreter olduğunu ve genel sekreterlik görevinden alındığını televizyondan öğrenen eski genel sekreter Nihat Matkap, genel sekreter yapıldığından haberi olmadığı için, eski genel sekreter Önder Sav’a destek imzası verdiğini açıkladı.”
Ve bu durumda şunu söyleyebilirim ki, Matkap en kısa süreli genel sekreter olarak tarihe geçti..

BASIN REHBERİ!
– Ben artık, neredeyse her ay çıkan yeni gazeteleri okumuyorum..
Çünkü, seçim gazetelerinden bıktım, usandım artık!
– Şehmus Aslan’ın günlük ‘yerel’ konulardaki farklılığı, cesareti dikkat çekiyor.
Her şeye rağmen sen çok yaşa Şehmus Abi..
– Sevgili Nuri Erdener abicim! Yazılarını kısalt! İmza: Bir dost..
– İskenderun’un sorunları hakkında güzel yazılar yazan İskenderun Gazetesi Köşe Yazarı Doğan Süslü fark yaratmayı sürdürüyor. Bravo Doğan abi!
– İmza gününde bir Akın Bodur saptaması:
Kim ne derse desin Akın Bodur hiç çaptan düşmüyor.
– Pusula Gazetesi’nin çocuksuluğunu, şaşırtmasını seviyorum.
– Sakın “Haftalık gazetede çalışmak ne rahat, hep bir haftan var” demeyin.
“Yankı Gazetesi”nde çalıştığım dönemden biliyorum: O bir hafta, öyle bir geçiyor ki!
Başarılı bulduğum, kaliteli haftalık gazeteler arasında Yankı’nın sahibi Cemil Taktak, Hatay’da Son Haber’in sahibi Hamit Saçar ve Son Söz Gazetesi’nin agresif patronu Veysel Cıncık’a selam olsun..
– Olay Gazetesi hem Av. Bülent Akbay’ın demecine, hem de devamında kendisine söz hakkı doğan AK Parti İlçe Başkanı Musa Kurşun’un sözlerine yer vermiş..
Ben boşuna “Nihat Durmuş farklıdır” demiyorum.
– Esin ve Vatan gazetelerinin ‘heyecan’a fazla meraklı oluşu, günlük gazeteleri okunur olmaya dönüştürüyor. Sevgili Mehmet Ergündüz bu aralar gündemde, yakında Selami Ergüven arkadaşım da ‘vitrin’e çıkıyor. Hayırlı olsun..
Duayenlerimiz Söz Gazetesi Yazarı Hüsamettin Tacettin ile Körfez Gazetesi Yazarı Saim Akkülah’a gelince.. Müthişler!
Her ikisi de, birikimli ve usta bir yazar olmanın yanında, nezaketi ve efendiliğiyle gönüllere hitap ediyor.. Özeti şu:
Renkli ve çok sesli yüzlere ihtiyacımız var!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here