Bu fotoğraf çok şeyi anlatıyor

Zor şartlarda kaynak yapan işçi

İskenderun Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek, Amerika’dan döndü.
Koltuğa oturur oturmaz, Ahilik Haftası nedeniyle, Hatay Esnaf Odaları Birliği’nin ziyaretine odaklandı. Programı yoğundu..
Herşeye rağmen, AVM önündeki İskenderun Belediyesi Su İşleri Müdürlüğü’nün yağmur suyu drenaj kanalı kapsamında 400’lük içme suyu ana şebeke borusunun, kot farkı nedeni ile kanal altına yerleştirilme çalışmalarına katıldı.
Aslında, üzerinde durmak istediğim de işte bu inceleme anı..
Dün, Burak Özbilger bana bir resim attı.
Resimde, su işlerinde görevli bir personel görüyorum..
Yere yatmış, saatlerce su borusunu tamir etmeye çalışıyor.
Çamura bulanmış, kir/pas umurunda bile değil..
Dört mahalledeki su kesintisini gidermek için harıl harıl çalışıyor.
Ekibin başında Garip Sönmez var.. O da dizine kadar çamur içinde..
Budur dedim..
İskenderun Belediyesi’nde doğru giden birşey varsa, belgesi işte bu fotoğraftır..
Aslantaş Projesi’ni işte bu sebeple önemsiyorum..
Varsa, yoksa ilk adım Aslantaş olmalıdır..
Gerisi kendiliğinden gelir..

SEN ÜZÜLME, GÜL!
Aklınıza bir takımın ünvanındaki ‘Sportif A.Ş.’ sıfatı gelmesin.
İşin kazanç kısmı, “iddia’daki kuponlar..
Dün, Yeni İskenderunspor, Afyon deplasmanına gitti..
Oyak Renault galibiyetinden sonra, lider Afyon Karahisarspor’dan da 3 puanı koparma hedefindeydi..
Dün, bir gazeteci dostum aradı..
“- Yeni İskenderunspor yenilir” dedi ve ekledi:
“- İddia’da ganyanı yüksek vermişler.”
Olsun, ne farkeder ki?
“- İDÇspor her seferinde ya berabere kalıyor ya da yeniliyor” dedim..
Bilmediğimden, çakamadım manzarayı..
Meğerse, İDÇspor’un galibiyetine ‘kupon’ yapanlar, aldığı kötü sonuçlar nedeniyle, zarar ediyorlarmış.. Güvendikleri dağa ‘kar’ yağıyormuş..
Dün, İskenderunspor, deplasmanda –üstelik- lideri devirince 4.65 ganyanla, turuncu mavili ekibe oynayanların da yüzü gülmüş..
E, ne diyelim.. Bizim buralarda buna, “- Takım ehline durak olmaz / Futbolcu durur ise yüzüm gülmez / Galibiyetle uçmasam bahar gelmez / Gonca ‘gül’lere ‘gül’lere..” derler..
Hadi hep birlikte..
– Elemtere fiş, kem gözlere şiş!

KADIN İSTEMEZSE..
Kadının inadı, inattır.. Çeviremezsiniz bildiği yolundan..
Kafayı taktı mı yapar, bir de yan etkisi var..
Şöyle ki..
Hani deniz kentiyiz ya, söz konusu ‘balık pişirmek’ olunca, kadının inadı ‘kolestrol’ etkisi yaratıyor. Nasıl mı?
Bakın.. Evimiz İskenderun Süpürge Derneği adı altında bir STK’ımız var..
Her hafta bir konuk alıyorlar..
E, hazır lafı balıktan açtık, MKÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercüment Genç’in konuk olduğu bir etkinlikte elbetteki balığı yazacağız.
Konu, su ürünleri..
Doç. Dr. Genç, damardan bir giriş yapıyor.. Diyor ki:
“-Beceriyi toplum kadından edinir.”
Buraya kadar iyi, ama Doç. Dr. Genç altın vuruşu bir sonraki cümleye bırakıyor:
“- Su ile gelen kültürümüz düşük olduğu için su ürünlerinden yararlanma becerisini edinememişiz. Beceriyi toplum kadından edinir. Kadın bir şey istedi mi, o şey olur ve toplum da kadının istediği gibi şekillenir. Kadın balık istemiyorsa, kadın balık pişirmeyi ret ediyorsa, erkek de balık yiyemez. Kadın eve balık istemediği için çocuklarda yiyemez. Kadınlardan kaynaklı kültür eksikliğimiz var.”
Bağlantıya bakar mısınız?
Anne balık yemiyorsa hepten yandık!
Aslında olan erkeğe oluyor.. Balık yemeyince, belli bir yaştan sonra vücud ‘kolestrol’ yapıyor. Oysa, mangala attığınız balık ilaç deposu gibi.. Anlamı şu:
– Balıkta, uzun zincirli doymamış yağ asitlerin varlığı bizim yüksek düzeyde yağ elde etmemizi zorlaştırır. Demem o ki, kolesterol denen seviyenin düşmesine balık tüketimimiz yardımcı olur..
Gördünüz mü? Kocadaki kolestrolün sebebi bile kimi zaman ‘kadın’ olabiliyor!
Şakası bir yana, şu iki soruyu iyice düşünün:
– Balık mı?
– Kadın tavsiyesi mi?

ASKF, SAĞLIK GRUP BAŞKANLIĞINA BİLDİRİYOR
Profesyonel lig dışında, genç yıldızların müsabakalarında ‘sağlık ekibi’ problemi yaşandığını ve bir ambulansın hazır bulundurmadığını yazmıştım.
Dün, ASKF 2. Başkanı Ayhan Dik aradı.. Dedi ki:
“- Biz her karşılaşma öncesinde, ASKF olarak İskenderun Sağlık Grup Başkanlığı (SGB)’na yazı yazıp, bir sağlıkçı ekibin görevlendirilmesini istiyoruz. Ancak, nedendir bilinmez, sahadaki futbolcuya ilk müdaheleyi yapacak o sağlık görevlisi gelmiyor. Bu durumda iki seçenek aklımıza geliyor. Ya SGB, sağlıkçı tayin ediyor da, o görevli maçlara gitmiyor ya da SGB ilgisiz kalıyor..”
ASKF 2. Başkanı Ayhan Dik’i tanırım..
Kuralları harfiyen bilen, gerekli önlemleri zamanında alan bir spor adamıdır..
Geriye tek şık kalıyor..
Lütfen, Sağlık Grup Başkanlığı gerekli önemleri alsın..
Bu hangi lig olursa olsun, bir sağlık ekibi konuşlandırsın..
Yazık olmasın gençlerimize!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here