Araya haftasonu girdi, yazamadım.. Ama bu sessiz durum, beni deli ediyor..
Umursamazız.. İlgisiziz..
Ne olacak İskenderun Limanı’nın hali? Hiç kimse bilmiyor..
Kimse yok mu, diye soruyoruz.. Tık yok!
Üstelik, aylardır ‘liman işlesin, ihale edilsin’ diye kamera karşısına geçenler, röportaj verenler bile ortalıkta yok..
Kimler var? Söyleyim..
Akfen Holding.. (Talip oldular da ne oldu? Sırf bu kuruluş yüzünden yıllardır bekledik, adamlar halen ‘biz de varız’ diye diretiyorlar..)
Anadolu Girişim Grubu/Gaziantep.. (Denizleri yok.. Ama sırf lojistik özelliği ve konteyner limanına dönüştürme projesindeki umuttan ötürü talipler..)
Global Liman İşletmeciliği.. (İskenderun’a hayran..)
Ceynak Lojistik.. (Limanı almak için tutuşuyor..)
Yıldırım Holding.. (Liman için her hamlesi yıldırım gibi..)
Kumpart Liman Hizmetleri.. (Fırsatı değerlendirme peşinde..)
Özduy Uluslararası Taşımacılık.. (İskenderun’a büyük önem veriyor..)
Liman Yatırım İşletme Hizmetleri vesaire..
İskenderun haricinde neredeyse bütün firmalar limanımıza talip..
Yalnız iki kurumu, bilerek en sona bıraktım..
Mersin Deniz Ticaret Odası ve Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği..
Şimdiden yazıyorum.. Mersin, ihale sürecinde bir adım önde..
Uyuyalım arkadaşlar!
Adamlar, sırf rekabeti kırmak için Mersin’den kalkıp İskenderun Limanı’na talip oluyorlar.. Çünkü Mersin Limanı işler durumda.. Doluluk oranı da müthiş..
Aktif.. Yüzlerce geminin indir/boşalt yaptığı büyük bir liman..
İskenderun’u gözetlemek, rolantide tutmak, rekabeti ellerinde bulundurmak isteyecekler.. Mersin Deniz Ticaret Odası da gözünü dikmiş, kilometrelerce uzaktan, İskenderun’daki lojistik üsse iştahlanıyorlar..
Hadi diyelim ki, İskenderun Deniz Ticaret Odası’nın konumu ‘şube’ olarak ellerini bağlı tutuyor.. Peki ya, İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası neden bişeyler yapmak için çaba sarfetmiyor? Neden, ‘İskenderun’dan birşeyler almak öyle kolay bir iş değil’ deyip, ‘Biz de varız’ resti çekemiyorlar!
Hani İskenderunluluk sevdası? Söndü mü?
Söyleyin bana..
İTSO nerede?
İSSİAD nerede?
İSGİAD nerede?
KİSİAD nerede?
Paraysa para.. İki adım da bir, banka şubelerinin boy gösterdiği bir kentte işadamları nerede?
Hani güçbirliği?
Güldürmeyin beni.. Ne ‘güç’ var ne de ortalıkta gözüken bir ‘birlik’!
Sağolsun, şimdilik bir tek AKİB Başkanı Bülent Aymen ses verdi..
Şaşırdı, üzüldü, tıkandı..
Dedi ki.. Yarın üzüleceğimiz, dizlerimize vuracağımız bir noktaya gelmeyelim.. Aklımızı başımıza alalım, bir araya gelelim..”
Dedi ki.. Suriyeliler’in akın ettiği bir kentte, feribot seferi düşünülebilir..
Dedi ki.. Konteyner Limanı ve uluslararası bir operatör desteğiyle İskenderun Limanı’nın kaderi değişebilir..
Dedi ki.. İskenderun’u sahipsiz bırakmayalım.. Bülent Aymen haklı..
Oysa, biz halen kendimiz çalıyor, kendimiz oynuyoruz..
Oysa, bir Gaziantep Anadolu Girişim Grubu kadar olamadık..
Beceremedik..
Yapamadık..
Birlikte olmadık..
Bir girişim grubumuz bile yok..
Bazı işadamları İzmir’de..
Bazılarıysa İstanbul ya da Ankara..
Olacağı buydu.. Yine sınıfta kaldık..
Yine havlu attık.. İskenderun kaybetti..
Kim inanır sizin yüksek ideallere sahip olduğunuza?
Kim inanır, İskenderun’da birliği sağladığınıza?
Kim inanır İskenderun’un menfaatleri için hareket ettiğinize?
Şu kadarını söyleyeyim..
İnanmak istiyorum ama bir kıvılcım da görmek istiyorum..

SİZ NE ARA BELİRLEYİCİ OLDUNUZ?!
Arada sırada, laf düştükçe Belediye Başkanı Yusuf Civelek’in aleyhine yazılar yazılmasını gayet normal karşılıyorum da..
Ama bazen yapılanlara baktıkça ‘hakkediyor’ dediğim de oluyor..
Mesela dün, CHP Hatay Milletvekili Abdulaziz Yazar TV’ye gelecekti, gelmedi..
Çünkü daha önemli işleri vardı.. Mesela, Yusuf Civelek’le birlikte Antakya’da 6 kişilik yönetim belirlemek üzere kolları sıvamak gibi..
Evet, tüzük 6 diyor ama bizimkiler 23 ismin tamamında diretiyor..
Valla iddialar böyle..
Gerçi hakkını inkar etmeyelim.. Yusuf Başkan gereğini yaptı..
İl örgütünün başındakı isim Yusuf Dağlı.. O da Altınözü’lüymüş, iyi mi?
Ama saatler geçince, MYK listenin değişimine onay vermeyince, herkes usulca dönüvermiş İskenderun’a..
Üzgünüm.. CHP’deki bazı isimlerin ‘demokratik’ yapısı bu olsa gerek..
Tamam, “Hatay İl Örgütü” değişti..
Tamam, “Yönetime 6 isim belirleyeceksin..”
Tamam, “Kimseye sormadan” Hatay üzerinde belirleyici olmaya çalışacaksın..
Ama el insaf!
İşte MYK burun kıvırdı.. Olacağı buydu..
Hiç birşey ‘kapalı kapılar’ ardında bir çırpıda olmaz..
Şimdiden ‘güç’ savaşı vermek de neyin nesi? Hani CHP’nin geleceği şahsi düşüncelerden daha önemliydi?
Hem tüm bu olup bitenler neden ‘üç/beş siyasi isim’ üzerinden gerçekleşiyor, anlamış değilim.. Böylesi bir halin oluşabilmesi için, en azından, teknik olarak, biraz halkın arasına karışmaya ihtiyaç yok mu?
Bu yapılanlar Allah’tan reva mıdır?
Yoksa “İskenderun’da bişey yapamanın ezikliği”, Antakya’ya çıkarma yaparak mı gideriliyor?

1 YORUM

  1. “Kılavuzu karga olanın…” diye başlayan bir ata sözümüz var.Bir siyasi partiden seçilip gelen Belediye Başkanının danışmanının da siyasi olması gerekir.Siyasetten anlamayanların verdiği çakma akılla anca bu kadar oluyor.Sizde olayı yanlış anlamış ve “siz ne ara belirleyici oldunuz” demişsiniz.Yapılan iş belirleyicilik değil kuyrukçuluktur.Başkan belirleyici olacaksa,Hatay da,Erzin de kuyrukçuluk yapacağına İskenderun da partililerini örgütlesin.Siyaseten ne yapmam gerekir sorusunu kendine bir soruversin.

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here