Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, birkaç gün önce Adalet Bakanı Sadullah Ergin’le birlikte Tosçelik Fen Lisesi’nin karşısında yapımına başlanacak olan Hacı Pervin Tosyalı Sevgi Evleri’nin temelinin atılacağı alanı gezdi..
Heyecanlıydı, gururluydu..
Dün gibi hatırlarım.. İskenderun Kaymakamlığı’nda protokol imzalandığında, Sadullah Ergin henüz AK Parti Grup Başkanı’ydı..
Şimdi de, Adalet Bakanı sıfatıyla sosyal sorumluluk projelerinin İskenderun’a yansımalarına ilk günkü gibi, gururla ortak oluyor..
Bugün ne değişti? Çok şey..
Denizciler otoban girişine yakın bölgeyi tarayın.. Şimdi kampusler diyarına dönüşmüş vaziyette.. Bugün o bölgede bambaşka bir hayat var..
On numara bir eğitim, çağdaş bir yapı, modern bir çizgi var!
Fuat Tosyalı için ne söylense azdır..
Bazen sabrına, azmine, yoğunluğuna imrenen gözlerle bakıyorum, kolay değil tabii..
Allah yardımcısı olsun..
Bir gün İstanbul’da.. Bir gün Ankara’da..
Bir gün Almanya’da.. Bir gün Amerika’da..
Ya da bir bakmışsınız ki, ortadoğu ülkelerinde..
Bunca yoğun bir iş trafiği başımı döndürüyor..
Ama bu durum Fuat Tosyalı için bir yorgunluk emaresi değil, bir hizmet anlayışıdır..
Ve asla vazgeçmediği bir duygu yoğunluğuna sahip..
Sosyal sorumluluk projelerine olan ilgisi ve İskenderun’a olan sevgisi..
İşte Tosçelik Fen Lisesi de, sosyal sorumluluğa uzanan yolda bir ilkti..
Fuat Tosyalı’nın da ilk göz ağrısıydı?
Henüz birkaç yılda okulun başarısını Türkiye duydu..
Evet, şimdi Türkiye birincileri yetişiyor o eğitim yuvasında..
Peki ya kimsesiz çocuklarımız!?
Hacı Pervin Tosyalı Sevgi Evleri Projesi de Pazar günü hayat buluyor..
O sevgi köprüsünün yapımına başlanıyor nihayetinde..
Müthiş bir duygu.. Yazarken bile duygulanıyorum..
Kimsesiz çocukların barınması, yetişmesi ve korunması için yapılacak en hayırlı çalışmadır, sevgi evleri..
Düşünün ki.. Babasını ve annesini kaybetmiş minik çocuklarımız sevgiyle büyüyecek.. Düşünün ki.. Merhamet duygusuyla bu çocuklarımıza sahip çıkılacak..
Onlara anne ve babanın şefkat eli uzanacak..
Oysa tüm çocuklar günahsız..
Oysa tüm çocuklar evlatlarımız değil mi?
Bugün sevgi evleri.. Çocukların psikolojik ve fiziksel gelişimi için uygun olan ev ortamı oluşturuyor.. Toplum hayatında önemli olan değerleri (arkadaşlık, yardımlaşma v.s.) yaşayarak öğrenme ve benimseme imkanı buluyor..
Ve gerçek şu ki..
Hayırsever İşadamı Fuat Tosyalı..
Böyle bir girişim ile bakıma muhtaç o korumasız çocuklarımıza ilgi, sevgi ve şefkat sunuyor..
Herşeyden önce kalbinde korunmaya muhtaç çocuklar için bir pencere açıyor..
Birebir temas kurup, o eve ve çocuklara “gönüllü aile” oluyor..
Bence lafı uzatmanın manası yok..
Teşekkürler Fuat Tosyalı.. Teşekkürler Tosyalı Ailesi..

ELEŞTİRMEDEN ÖNCE İYİ DÜŞÜNMEK GEREK
Hatay Valisi, Hassa İlçesi’nin Dedemli Köyü Şekerim Deresi mevkiinde terör örgütü üyelerine karşı konuşlanan güvenlik güçlerinin kekik toplayan köylüleri, terörist sanarak ateş açtığını söyledi.
Vali, “Çok üzgünüz ve müteessiriz” dedi.
“Üzgünüz” ve “müteessiriz” kelimelerini neden bir arada kullandığını tahmin etmek zor değil. Belli ki kelimeler, duygularını ifade etmekte yetersiz kalmış, eşanlamlı iki kelimeyle ifadeyi güçlendirmeye çalışıyor.
Bu haberi okurken, Gediktepe Karakolu’na yönelik saldırıdan sonra yandaş medyada yazılıp çizilenleri hatırladım.
Hatırlayacaksınız, saldırıdan önce bölgede bir hareketlilik saptanmış, taciz ateşine yanıt gelmeyince de karakoldakiler bu hareketin kaçakçılardan ya da hayvanlardan kaynaklandığını düşünerek, taciz ateşini kesmişlerdi.
Ben orada değildim tabii, açıklamalar böyleydi.
Açıklamadan sonra bazı medya kuruluşlarında “doğuştan kurmay subayların” taciz ateşinin kesilmesini, askeri eleştirmek için bir fırsat olarak kullandıklarını hatırlayalım. Demek ki neymiş: Olası sonuçlarını düşünmeden, her gördüğün harekete ateş açmak gerekmiyormuş!
Elbette Hatay’da ateş açma kararı veren askerlerin bu eleştirilerden etkilenip etkilenmediklerini bilemiyoruz.
İki vatandaşımızın hayatını kaybetmelerine neden olan bu acı olay, umarım ki askeri konularla ilgili bilgisi dört aylık eğitimle sınırlı olanların eleştiri yaparken iki-üç kere durup düşünmelerine yarasın. (Mehmet. Y. Yılmaz)

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here