Sözüm belediye idaresine ve tüm meclis üyelerine:

“Akıllı hesap düşünene kadar, deli oğlunu evlendirir”

Nihayet, Karahüseyinli’de otel yapılması düşünülen parsellerle ilgili imar ve şehircilik müdürlüğünün teklifi önümüze geldi.. Çok da abartılacak bir durum yokmuş..
Şimdilik kaçırdık elimizden..
Zira, İskenderun Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek, ‘tekrar gözden geçirilmesinde fayda var” diyerek, kendi grubun dışında AK Parti, DP ve MHP’nin de etraflıca bilgilendirilmesini istedi. Gerçi Başkan Yusuf Civelek, Kültür Sitesi ile ilgili tarifeler dışında diğer tüm maddeleri geri çekti. Ama diğer yandan mesajını da net bir biçimde verdi.. Dedi ki:
“Unutmayalım, 5 yıldızlı otel ihtiyacımız var. Yatırımcının önünü açmalıyız.”
Evet.. Bence meseleye işte bu açıdan bakmalıyız..
Zaten, toplantı bitiminde gerek CHP gerekse AK Parti’nin meclis üyeleriyle görüştüm.. Onlar da aynı görüşe sahip.. 5 yıldızlı otel olmalı hem de acilen!
Sorun ne peki? Belediye Başkanı Yusuf Civelek o halde otel yapımıyla ilgili maddeleri neden geri çekti? Aktarayım..
Efendim.. O bölgede yapılacak imar planı değişikliğinde konut yoğunluğu hususunda bazı endişeler olmuş.. Olayın hukuki açıdan bir problemi yok.. Yalnız, bu uygulama yarın farklı yorumlara neden olmasın diye ince eleyip sık dokuyorlar..
Mesele bu..
CHP’den sonra en fazla meclis üyesi barındıran AK Parti’nin meclis üyelerine sordum.. Rant var mı?
Cevap; hayır yok!
O zaman derdimiz ne?
Yoksa oteli istemiyor muyuz?
Aslında 3. ve 4. maddenin sırrı, 1 maddede saklıydı..
Belediyeye kayıtsız şartsız olarak bağışlanan bir adet kepçe tüm hesapları bozdu..
Bir de o kepçe ikinci el çıktı, iyi mi?
Asıl sorunumuz ne biliyor musunuz? Büyük düşünmekten korkuyoruz..
Sırf bu yüzden kararın geri çekilmesini garipsedim.. Mesela bu durumu daha önceden tartışmaya açıp, büyük düşünceler ortaya koyabilirdik..
Zaten, sırf bu yüzden biliyorum ki..
AK Parti grubu dahil diğer partilerin bazı temsilcileri de ‘red’ vermeye yatkındı..
Alınan grup kararları kısmen ‘iptal’ gerektirecekti..
Başkan bunu önceden gördü, gereğini yaptı..
Kim ne derse desin, asıl mesele işte bu kepçe..
Oysa, AK Parti İskenderun İlçe Başkanı Musa Kurşun, manşet haberimizde belediye idaresine yüksek sesle duyuru yapıyor.. “Büyük düşünün” diyerek, bu güzel kentin ihtiyaçlarına odaklanıyor..
Diyor ki: ‘İskenderun’a 36 derslikli meslek yüksekokulu lazım..’
Diyor ki: ‘İskenderun’a sağlık meslek lisesi lazım..’
Diyor ki: ‘Madem İskenderun’da üç ayrı noktada 5 yıldızlı otel kurulması planlanıyor.. O halde yatırımcılarla şimdiden konuşup, bir aile yaşam merkezi üzerinde yoğunlaşabilirsiniz. Bence karşılığı bu olmalı.. Büyük düşünmek, İskenderun’a büyük kazançlar sağlar..’
Evet, büyük düşünmek İskenderun’un menfaatine..
Bence Musa Kurşun’un açıklamalarına yoğunlaşmamız gerekiyor..
Bu bir öneri.. Hurda bir kepçe yerine, oteli bu bölgeye inşaa edecek o yatırımcıdan bir aile yaşam merkezi kurmasını isteyebiliriz..
Ya da başka bir hayır işi..
Türkiye’de örnekleri çok ve yaygın bir uygulamadan sözediyoruz..
Arazinin imar planı değişikliği hukuki açıdan bir sorun teşkil etmedikten sonra, yatırımcı her kim olursa olsun, daha şimdiden bu mevzuları konuşmak gerek..
Cennet güzellikteki bir arazi için de bir zahmet o yatırımcı elini taşın altına koysun yani.. İskenderun’da onlarca işadamı var ki, ekmek kazandığı bu şehre halen katkı üzerine katkı sağlıyor.. Sosyal sorumluluk bunu gerektirir..
Lütfen kimse bu öneri ve yapılanmadan farklı yorumlar çıkarmasın..
İskenderun değerli bir yer.. Ve bu güzel şehrin menfaatine odaklanmak, en başta belediye başkanı ve tüm meclis üyeleri ile siyasilerin görevi..
Bence vakit kaybetmeden bir yol haritası belirlemek gerekiyor..
Benim bildiğim ve anladığım bu..
Küçük hesaplar üzerine durmak, bu kente hiçbir yarar sağlamaz..
Demem o ki.. ‘Okul istemek varken niçin hurda bir kepçe isteyelim?’, ‘Konut yoğunluğu yarın sıkıntı yaratır mı?’, ‘imar planı değişikliğinde farklı sesler yükselir mi?’ gibi söylemlere, soru işaretlerine takılıp kalırsak, -kusuruma bakmayın- hiç birşey yapamayız!
Bu durumu netleştirmek, çabucak çözüme kavuşturmak da meclisin görevidir..
Ne söyleyecekseniz söyleyin!
Neyi masaya yatıracaksanız yatırın!
Yanlış giden bişeyler varsa da açıkça söyleyin, yoksa bu işi uzatmanın manası yok..
Bitirin bu işi!
O bakımdan Başkan Yusuf Civelek’in, ‘Gündem maddelerini tüm yönleriyle meclis üyelerimizin bilgisine sunacağız ve tekrar gözden geçireceğiz. Yanlış birşey yapmıyoruz. İstiyorum ki, her çalışmada tüm meclis üyelerimizin gönül rızası olsun, halkımızın istediği olsun’ şeklindeki sözleri bana göre, ‘otel hassasiyeti’ ile ‘meclis hassasiyeti’ arasındaki sınırları çiziyor..
Samimiyeti yanlış anlaşılmasın.. Sonuçta aynı dili konuşuyoruz..
İskenderun’un kaybedeceği bir saniye bile yok.. Geçtiğimiz Cuma günü 5 yıldızlı otel için tüm sorunların aşılması gerekiyordu..
İşlem bitmeliydi.. Müjdesi de bu zor günlerimizde bize moral olacaktı!
Özetle.. Eleştirmek, çekincelere cevap aramak elbette vazgeçilemeyecek bir haktır ama bunun kendi ayağımıza kurşun sıkmaya dönüşmesine de izin vermemek gerekiyor. Bizim bu yörede çok sık kullanılan bir söz var:
“- Akıllı hesap düşünene kadar, deli oğlunu evlendirir.”
Lütfen, -bir gün olsun- şu Üsküdar’ı geçen biz olalım..
Büyük düşünelim..
Acele edelim!

MİMAR SİNAN BULVARI
İskenderun Belediye Meclisi’nde en etkili önerge AK Parti’li Canan Kahraman’dan geldi. Mustafa Kemal Mahallesi 584 sokağın büyük üstad Mimar Sinan’ın ismini verilmesini teklif eden Canan Kahraman, oy birliğiyle ‘evet’ kararına uzanmakta zorlanmadı.. Mimar Sinan’ı hatırlamak, Mimar Sinan’ı yaşatmak, O büyük üstadı ölümsüzleştirmek adına Canan Kahraman’ın bu yaklaşımını önemsiyor, katkılarından ve azminden ötürü kutluyorum.. Artık bu güzel kentte Mimar Sinan Bulvarımız olacak..

MECLİSTEN BİR ANALİZ!
Gelin, İskenderun Belediye Meclisi’nin siyasal çizgisinden önemli duraklara bir bakalım:
Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek: Temkinliydi, kelimenin tam anlamıyla ılımlı.. CHP grubunun diğer parti meclis üyeleriyle biraraya gelip fikir alışverişinde bulunması ilklerden biridir.. Başkan Civelek’in ayrıca, uygulamalarla ilgili meclis üyelerini bilgilendirmesini de meclis adına uyumun bir göstergesi olarak görüyorum.. Civelek, “Biz bir aileyiz. Mahallemizin bir tarafında yas, diğer tarafında düğün olmamalı. Bu durumu kabul edemiyorum ama ağzımızdan çıkan her sözün de bir kıvılcım olabileceğini de unutmamalıyız. İskenderun, dünyada örnek bir şehirdir ve öyle de kalacaktır’ sözüyle yüreğindeki acıyı paylaştı ve tüm etkinlikleri iptal ettiğini duyurdu.
CHP Meclis Üyesi Av. Bülent Akbay: İskenderun’da yaşanan üzücü olaylar karşısında kontrollüdür. ‘Heyecan ve panik yapmayalım’ diyerek, titizliği ve hassasiyeti ortaya koyma ihtiyacı hissetti..
MHP Meclis Üyesi Garip Şandır: Denge adamıdır. Kırmaz, üzmez.. Hizmet üretenin hakkını teslim edenlerden.. ‘Herkes konuştuğunu bilecek. Terör olaylarında siyasi rant beklentileri içinde olanları lanetliyorum’ sözüyle gözü kara davranmıştır..
AK Parti Meclis Üyesi İbrahim Yaran: ‘Terörü lanetlemeyeni lanetliyorum’ sözüyle savrulmaz dik duruşunu ‘suskunlara’ karşı ithaf etmiştir.
AK Parti Meclis Üyesi Canan Kahraman: İskenderun’un dünya sistemi içindeki yerini önemsiyor. Terörü lanetledi, ‘kardeşi kardeşe katlettiren bu zihniyet daha ne kadar varolacak? Herkesi önce insan olmaya davet ediyorum’ diyerek, ince mesajlarla insanlıktan çıkmışlara insanlık dersi verdi.. Ayrıca hıristiyan din adamına yönelik saldırıdan ötürü yaşadığı endişeyi ve üzüntüyü paylaştı.
DP Meclis Üyesi Ali Kılıç Çirkin: Kutuplaşmaya karşıdır.. Aşırılığa karşı mesafelidir.. Ama söz konusu terör olunca, açtı ağzını yumdu gözünü.. BDP’yi kınadı, terörü lanetledi..

SES DÜZENİ VE KUMBARA!
İskenderun Belediye Meclisi’nde, kültür sitesinde konuşlandırılan yeni ‘ses düzeni’ üzerinde bazı tartışmalar yaşandı. Tarifelerde geçtiğimiz yıla oranla bir zam söz konusu değil.. Kiralama ücretleri neredeyse aynı.. Yalnız, yeni ses düzeni ekstra olarak algılanınca bazı tepkiler yükseldi.. MHP’li Garip Şandır, ‘Halka hizmet edeceksek, ses düzeninden para almayalım’ sözlerine karşılık olarak, CHP Belediye Meclis Üyesi Cemil Uğutmen’in söyledikleri bana mantıklı geldi.. Cemil Uğutmen dedi ki:
“- Kültür Merkezi’nde tarifelerde bir fiyat artışı söz konusu değil.. Ama dışarıdan getirilen bir ‘ses düzeni’ hizmeti yaklaşık bin 500 lirayı buluyorsa, bence 300 lira gayet makul bir rakamdır”
Garip Şandır’ı anlıyorum.. ‘Ücretsiz olsun’ sözü herkesin kulağına hoş gelebilir.. Ama artan etkinlik sayısı baz alındığında bence dışarıya yaklaşık 120 bin lira kazanç sağlayan bu hizmet belediyeye katkı olarak dönmelidir diye düşünüyorum..
Yani, ister ücret alın ister almayın.. Bir tiyatro etkinliğinde ses düzenini yetersiz bulan bir organizasyon firması doğal olarak dışarıdan destek aldığında o firmaya birkaç kat fazla ücret ödemek zorunda kalıyor.. Dışardan bir firma kazandığında ses çıkarmayacaksak, belediyenin küçük bedeller karşılığında bütçesini düşünmesini de ‘haklı’ bir gerekçe olarak görüyorum. Belediye Başkanı Yusuf Civelek’in de dediği gibi: “- Bu durum kumbaraya para atmaya benzer. Hizmet için de para lazım.”
Öyle değil mi?!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
– Herkese sövenler, kendilerine sövüldüğünde ağlayıp zırlamadığı zaman..

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here