Bazı anlar vardır.. Yarını bekleyemezsiniz..
Öyle oldu.. Dün sabahın 05.00’inde kalemimizden ateş dökülüyordu..
Şunu düşündüm..
“Acele edersem yanlış bir şey yapar mıyım?”
1 günde 19 vatan evladı vuruldu!Oysa hiçbir yanlış, kalleşlerin arkadan sapladığı o hançerin çığlığı kadar acı değildir..
Kimi zaman geç kalmak acele etmekten daha kötü bir şeydir..
Önce hangisine ağıt yakacaksınız?
İskenderun’da şehit olan 6 çocuğunuza mı?
Yoksa gemide hayatını kaybeden insanlara mı?
Dün 6 şehit haberi vardı İskenderun’da..
6 şehit büyük başlık. Sonra yaralılar..
Ama gerçek öyle değil…
Gerçek şu:
24 saatte tam 19 vatan evladı vuruldu..
19 delikanlı düştü toprağa..
İsyan halindeyim..
Bir yandan ölenler için isyandayım, bir yandan beni bu ikilem içinde bırakan kadere küsüyorum.
İşte İsrail askeri, masum yüzlerce insana kurşun yağdırıyor..
Kalleşçe..
Hepimize, aynı gece, aynı sabah, bu tesadüf mü dedirten, o alçak saldırı.
Biz ise, ulusal basının meziyet dolu(!) röportajlarında Kandil Dağı havası alıyoruz..
Teröristlere uzatılan mikrofonlardan kalleşlerin direktiflerini hayretle izliyoruz..
Oysa İsrail, dünyaya meydan okuyup vuruyor, biz ise Kandil’e gazeteci yetiştiremiyoruz.. Daha Kandil’de parmak oynatamazken, İsrail’e nasıl meydan okuyacağız?
Yazık ki ne yazık..
Kandili yerle bir edecek irademiz mi yok, yoksa 7 göbekten bağlı olduğumuz ABD mi izin vermiyor, bilemiyorum!
Aklımdayken.. Halı hazırda Amanoslarda bir radar mevzi komutanlığımız vardı, artık o da yok.. Hainler, babalarının malı gibi kullanıyor dağımızı, ovamızı..
Sonuç; 6 şehit!
Bu yolda kimi kör oldu, kimi topal, kiminin kolu yok..
Ama adları yaralı..
Hastanede gördüm.. O masumiyetin izi yüreğime saplandı..
O acı her sabah yeniden nasıl başlıyor.. Sabah uyandığında olmayan kolunu hatırlayan. Görmeyen gözleri için kahrolan çocuklar..
Hiç bu duyguyu yaşadınız mı? Siyasetçiler nereden bilsin!
Sokakta oynarken düşüp kolunu incitse, yanlışlıkla eli çizilse, dünyamızın karardığı o ana kuzuları birer birer düşüyor toprağa.. Acısıyla..
Ben artık bu haberleri görünce dayanamıyorum.
Evlatlarımızı düşünüyorum..
Korkmuyoruz ama, artık bir şeyler yapılsın Allah aşkına..
Aynı vatanda, farklı kimliklerle yaşayabilme zenginliği nerede kaldı?
Siyaset yapabilme hakkına rağmen, nedir bu hainlik?
Hani terörist silahı bırakacaktı..
İşte yine başladığımız yerdeyiz.. Birileri ısrarla engelliyor.
Kim engelledi?
Bir tarafta şehit cenazeleri üzerinden siyaset yapanlar..
Öteki tarafta teröriste “gerilla”, teröre “mücadele” diyen bir parti..
Ölümle beslenenler yani.. Yazık oldu… İşte 19 vatan evladı daha düştü toprağa.
Şimdi kim verecek bunun hesabını?
[nggallery id=16]

1 YORUM

  1. merhaba bana bu yazı dünkü ertuğrul özkök ün yazısını hatırlattı . bu yazı alıntımı yoksa esinlenmemi ? gerçi tıpatıp aynısı nese !!!!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here

6 + 17 =