İskenderun Belediye Meclisi artık Süper Lig’de!Meclis artık ‘oturumların’ hakkını vermeli!

İskenderun Belediye Meclisi, 1 yılını doldurdu..
Belediye Encümeni, Bütçe ve İmar Komisyonu üyeleri seçiminde beklenen ‘Nisan Sendromu’ yaşanmadı. Zira, öyle bir kara bulutun meclisin üzerine çökmeyeceğini bekliyorduk. Bir yıl sonrası için gayet sakin, gayet hareketsiz bir meclisti..
Ee, 2. Lig dönemi bitti.. Artık gözler ‘süper ligde’ bir meclis arıyor..
Kaldı ki, meclis üyelerinden de profesyonel adımlar bekliyoruz..
Bol icraatlı, bol projeli bir oturum hayalimiz sürüyor.. Dayanışma içerisinde, oy birliğiyle kararların alındığı bir oturum.. Bir değişim var mı? Şimdilik parçalı bulutlu.. Partilerin geçen yılki yaklaşımları sürüyor..
CHP/AK Parti koalisyonu artık ağırlığını fazlasıyla hissetiriyor.. Bu durumun komisyonlara da yansıdığı görülüyor.. Bu arada, MHP/DP koalisyonu da ince mesajlar vermek için çaba sarfediyor.. Bir de ‘free’ takılan meclis üyeleri var..
Yaptıkları şu.. CHP’nin aldığı her kararı ‘kabul’ etmeyi bir zorunluluk olarak görmüyorlar.. (Bu konuyu bir ara uzunca tartışmaya açmak istiyorum)
Yalnız AK Parti’nin sergilediği duruş daha farklı..
İskenderun Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek’in ‘katılmıyorum’ dediği yerde, onlar da yoklar.. Oylama anlarında bunu bariz bir şekilde yaşayabiliyoruz..
Her ‘evet’in muhakemesini de ‘sürece göre’ algılıyorlar..
Komisyonlardaki ‘dirsek’ teması da buna örnek sanırım..
Yukarıda saydığım ‘free’ kadrosu dışında geriye kalan CHP’nin meclis üyeleriyle ‘uyumlu’ bir sirkülasyon oluşturuyorlar.. Birbirlerine nazik ve hoşgörülüler..
MHP’nin bu yakınlaşmadan rahatsız olduğunu gözlüyorum. Zira, onlar da DP ile yakınlaşıp, komisyonlarda aranan 3 sayısının neden 5’e yükseltilmediğinden müzdariplerdi.. Garip Şandır’ın, komisyonlardaki isimlere parti bazında vurgusu da bu yüzdendi sanırım.. Mesela Encümen..
Meclis üyelerini anımsayalım..
– Kemal Sonay, Ali Çıtanak ve Erdinç Çelebi..
Bu isimlerin göreve geleceğini bir hafta önce yine aynı köşeden kaleme almıştım..
Yanılmadım.. Oylama yasalar gereği ‘gizli’ yapılsa bile, İskenderun’da hiçbirşey gizli kalmıyor neticede.. Komisyonlara seçilen isimlere kadar herşey zaten ayukka çıkmış durumdaydı.. Şu kadarını söyleyim..
Yukarıda belirttiğim ‘aritmetik’ durum konusunda da pek yanılgıya düştüğüm söylenemez.. Neden mi?
Kemal Sonay, Ali Çıtanak ve Erdinç Çelebi 17 oy aldı.. 7 oy boş, 2 oy Ercüment Kimyon’a, 1 oy Kemal Sonay’a ve 1 oy da Başkan Yusuf Civelek’e çıktı..
Bu, şu demek..
İki MHP, 5 DP’li boş verdi..
Her ne kadar ‘free’ olunsa bile, CHP’li o üç meclis üyesinin ısrarla Ercüment Kimyon ile tepki mahiyetinde Başkan Yusuf Civelek için oy kullanması tartışılır.. Çünkü, meclis üyeleri arasında her an, göreve hazır isimlerinin olduğu da unutulmamalıdır..
Unutmadan.. Aralarında, Kemal Sonay deyip, diğer isimlere sıcak bakmayan bir isim de tek oy kullandı.. (kim olduğunu tahmin edebiliyorum)
Etti size toplamda 4 oy..
Meclise katılan CHP’li meclis üyesi 14’tü.. Çıkarın 4’ü, 10 kalır..
AK Parti oturuma 7 meclis üyesi ile katıldığına göre CHP ile birlikte tamamı -daha önce konuşulduğu gibi- encümene ‘evet’ dedi. Hayırlı olsun..
Şahsi görüşüm şudur ki..
Bütçede, AK Parti’den İbrahim Yaran’ın olması..
İmar’da AK Parti’den Canan Kahraman’ın seçilmesini elbetteki doğru buluyorum..
Bütçe komisyonunda bir yeminli mali müşavirin ve İmar’da bir mimarin bulunması kadar doğal bir hadise olamaz.. AK Partili olmalarının bir ayrıcalığı yok, olmamalı da bence.. Bu meclis aritmetiğinde, saydığım isimler üzerinde durulması normal..
Sayın Civelek’in, encümende her yıl farklı isimlerin görev yapmasını istemesi bana göre olumlu bir hareket.. Sonuçta hepimiz İskenderun’da güzel şeylerin olmasını istiyoruz.. Beni ve tüm İskenderunlular’ı da işte bundan sonrası ilgilendiriyor..
Mecliste olup biten, mecliste kalır.. Bizim temennimiz hizmetin kalıcılığı ve sürekliliğidir.. Meclis üyelerinin birbirlerine küsmeye hakkı yok. Bu psikolojiyi, alınması muhtemel kararlarda hissettirmelerine hakları yok..
Üzerinde durmamız gereken bir ayrıntı daha var.
İskenderunlular’ın meclise vereceği karne.. Halk yanılmaz çünkü..
O yüzden diyorum ki, sakin, demokrasiden yana samimi kurumların bundan böyle ‘hizmet’ algısını doğru okuması gerekiyor.. Birkaç maddelik gündemin, halk arasında hiçbir inandırıcılığı yoktur.. Halk açık konuşur, şikayetini de açıkça söyler..
Çünkü söylenemeyen, açıkça söylenemeyen, orada söyleniyor..

KAMİL TURAN!
Meclisteki ilk sınavını başarılı buldum.. Konulara hakimiyeti, üslubu, sakin tavrı, bilgisi ve donanımı yerinde.. MHP’li Garip Şandır’ın komisyon seçimlerindeki önerisine cevap verirken, ‘sakinliğiyle’, ‘yol göstericiliğiyle’ dikkat çekti..
Zaten Kamil Turan’ı yıllardan beri tanırım.. Bana göre, CHP Grup Başkanvekilliği görevi isabetli bir karar olmuş. Kendisini kutluyor, başarılar diliyorum..

KEMAL SONAY, ALİ ÇITANAK, ERDİNÇ ÇELEBİ
Belediye Meclis üyeleri arasında, İskenderun için sorumluluk alan en yoğun isimlerden biridir Kemal Sonay.. Hizmetin her kademesinde o vardır muhakkak.. Festival komitesinde geçen yıl verdiği katkılar unutulmaz..
Çok çalışkan ve üretken bir insan..
Sessiz ve kararlı bir kişiliği var..
Reklamı sevmez.. Onun bu duruşuna yatkın isimlerden biri de Ali Çıtanak..
Samimi, sempatik ve güvenilir bir yapısı var..
Hizmet konusunda ‘heyecanlı’dır.. Encümen’e katkısı olacağından hiç şüphem yok..
Erdinç Çelebi’ye gelince.. Kendisini pek tanımam.. Ama, takip ettiğim kadarıyla zor anlar karşısında harikalar yaratabildiğini biliyorum.. Tekrar hayırlı olsun diyor, encümende koşturacak bu üçlüye hayırlı olsun diyorum..

VAZGEÇ BU HUYUNDAN AZİZ TOPLAR!
Etraf akılsız dostlarla dolu. Her gün Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek’e, cengâver tavırlarla “Vur kır, ez geç, nakavt et” nasihatleri verenlerden değilim, hoşlanmam da..
Ama, bu bilgiyi paylaşmak zorundayım..
Temizlik işçilerinin çalı çırpı temizlediği bir anda, vatandaşın kamuya açık alanlarda ‘Şurayı da temizleye bilir misiniz’ önerisi kadar doğru bir hareket olamaz.. Zaten o temizlik işçileri de sorumluluk bilinci içerisinde vatandaşın talebine olumlu yaklaşmış, belediye yakışır bir hareketle çalışmalarını tamamlamışlar..
Şimdi hal böyle iken.. Aziz Toplar çıkıyor, görevini yerine getiren o işçilere teşekkür edip şevklendirmek yerine, fırçalıyor!
Olay nerede cereyan ediyor? Mustafa Kemal Mahallesi’nde..
Vatandaş, Aziz Toplar’ın bu uygunsuz davranışı karşısında müdahale ediyor, tepki gösteriyor.. Mahalleden bir esnafın iddiası bu.. Üstelik aynı Aziz Toplar’ın da, o mahalle esnafına hakaret edip kaçtığı söyleniyor.. Ayıptır, yazıktır..
Temizlik işçileri görevini yapıyor diye fırçalanır mı?
Vatandaşa ‘talepte’ bulunduğu için hakeret edilir mi?
Esnafın ‘belediye başkanına şikayette bulunacağız’ sözlerine karşılık ‘Bir de çay söyleyin’ cevabı verilir mi? Bu ne lakayıt bir durumdur böyle?
Aziz Toplar, İskenderun Belediyesi’ni bu tarz yaklaşımlarla ne kadar zor durumda bıraktığının farkında mı?
Aklımdayken söyleyim.. Aziz Toplar’ın, geçtiğimiz yaz ayında festival etkinliklerini izlerken, şoförüne aracın klimasını açık tutturduğuna bir zat şahit oldum..
İskenderunlular’ın ödediği vergiyle maaş alan bir insanın böyle bir tavır sergilemesinin yanlış olduğunu ve ‘tedbir’ mahiyetinde birşeylerin yapılmasını gerektiğini hatırlatırım..

2 Yorumlar

  1. Sayın metin yazarı (imzanız olmadığından, size buşekilde hitap etmek zorunda kaldım, özür dilerim),

    Yazdıklarınıza katılmamak elde değil; kaleminize, gönlünüze sağlık. Ancak imla konusunda biraz daha hassasiyet bekliyorum, siz gazeteci dostlarımdan. İskenderun basın camiasının bu husutaki birikim ve hassasiyetini maalesef yetersiz buluyorum. Bu husuta gerek internet ortamında gerekse yazılı ve görsel yayınlarda işi yazmak olan insanlara yakışmayaacak imla ve ifade hatalarına sıklıkla rastlıyorum. Sakın kırılmayın, sözüm size değil; başta da belirttiğim gibi, yerel basında okuduğum en düzgün makalelerden biri sizinkisi, ancak yine de bazı eksiklikler var, elbette. Misal vermek gerekirse; makalenizdeki cümlelerinizden birinde geçen “bir zat” kelimesi “bizzat” olmalıydı. Yine de teşekkürler…

    Eyyup Bozkurt

  2. Aslında Mustafa Kemal Mahallesine yaşanan olayı çok talihsiz buluyorum. Bir Müdürün insanların önünde işçi azarlaması kötü birşey.

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here

thirteen − five =