YOLSUZLUKLA MÜCADELE KAMPANYASI TUTAR MI?

Önümüz seçim olunca,
yolsuzluk üzerine yazı yazmak kaçınılmaz oluyor.

Yolsuzluk, sadece
İskenderun’un değil Türkiye’nin sorunu..

Belki biliyorsunuzdur..

Dünyada, YouTube
üzerinden yolsuzlukla ilgili bir kampanya sürüyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun
şemsiyesi altında faaliyet gösteren ‘Yolsuzlukla Mücadele Girişimi’nin
kampanyası bu..

Önde gelen şirketlerin
CEO’ları, YouTube’den dünya kamuoyuna seslenmişler..

Yolsuzluğa dikkat
çekmişler..

Yerel seçim öncesi
CEO’ların bu önemli çağrısına kim kulak verir, bilemem..

İskenderun’da üç ayrı
partinin aday adayları kendilerini gösterir oldular..

Bayram ziyaretleri de
dahil, her Allah’ın günü İskenderun Belediyesi’ne talip olanların günlük
programlarına tanıklık ediyoruz.

Kendilerini ifade
etmeleri açısından önemli bir buluşma noktasıdır ziyaretler..

Programlara mahalle
toplantılarını da ekleyebiliriz..

Şu ana kadar her aday
adayı kendi penceresinden ‘projeler’ üretmeye çalışıyor.

Dikkat ettim..

İskenderun’da, diğer ilçe
ve beldelerde yolsuzlukla mücadele üzerine hiç kimseden ‘tık’ yok..

Halbuki, daha düne kadar
epeyce yolsuzluk haberleriyle gündeme gelmişti Hatay..

Şimdi sıkı durun..

Dünyada rüşvet ve
yolsuzluk nedeniyle havaya uçan para tam tamına 3 trilyon dolar..

İskenderun’da ve yahut
diğer kentlerde, rüşvet ve yolsuzluk çarkının dönmediğini kim iddia edebilir?

Bugünlük detaylara
girmeyeceğim..

Ama önümüze her yerden
kirli çamaşırlar dökülüyor..

Kimse yazdıklarımdan
kendine bir sonuç çıkarmasın..

Amacım kimseyi karalamak
değil..

Lafım, sümen altında iş
bitirenlere..

Sözüm, kapalı kapılar
ardında karanlık işler  çevirenlere..

Memleketini üç kuruşa
pazarlayanlara..

Uzatmayım..

Hangi ilçe, hangi belde
olursa olsun, şehrin anahtarına talip olanlara tavsiyem şu olacak:

– Yerel seçimlerde
belediye başkanlığına, belediye meclis üyeliğine aday olacaklar yolsuzlukla
mücadele andı içsin!

Her ne kadar YouTube
bizde yasak olsa da, siz yine de yolsuzlukla mücadeleye yönelik çağrılara kulak
verin..

Belki de, aday
adaylarımız arasından yolsuzlukla ilgili parlak bir fikir ortaya atan biri
çıkacaktır.

AK PARTİ İLE CHP’DE GÖZE
TAKILANLAR!

Bayram’ın 2. Günü AK
Parti’deki bayramlaşma merasimine katıldım.

Yoğun bir kalabalık
vardı. AK Parti Hatay Milletvekili Orhan Karasayar önemli detaylara değindi.
Hoşuma giden sözü şu oldu:

“Koltuk sevdalısı
değilim!”

Bu söz, daha çok yapılan
hizmetlerin kalıcı kılınmasına işaret ediyor.

Gerisi teferruat..

Karasayar rahat bir
görüntü veriyor.

Daha çok genel gündemi
içeren konuşmalar yaptı. Sağında solunda toplanan belediye başkan aday
adaylarıyla birlikte ‘Dayanışma’ ölçüsünü esas alıyordu.

Bayramlaşmanın güzel
tarafı şuydu..

Herkes rahatlıkla fikrini
söylüyor, tavrını açıklıyordu..

Böyle bir tartışma mümkün
mü, AK Parti’de?

Mümkün!

O yüzden AK Parti,
İskenderun’da önemli bir adım atıyor..

Çünkü her alanda sarsıcı
bir açılım yapıyor ve genelde müthiş bir tartışma yaşanmasına olanak sağlıyor.

Görüyoruz işte.. Başta
ilçe başkanı Musa Kurşun olmak üzere, her aday adayı kapısını yaratıcı bir
tartışmaya sonuna kadar açıyor.

CHP ise bunun yerine tam
aksi istikamete gidiyor.

Liderlik kadrosunun
despotluğu, bildiğini okuyuculuğu giderek artıyor.

Ve ben düşünüyorum..

Şehit cenazesine,
şehitlik ziyaretine ve partisinin bayram kutlama programına katılmayan bir
milletvekili, yerel seçimlerde hangi kitleyi beraberinde sürükleyebilir ki?

TABAN BASKISI!

Yerel seçimlere
hazırlanan aday adaylarını dinliyorum:

“- Tabandan müthiş bir
baskı oluştu. Aday olmamı istediler. Ben de oldum..”

İfrit oluyorum bu söze..

İlginçtir..

Bu tarz bir söylemi
neredeyse tüm aday adaylarından duymak mümkün.

Neredeyse hepsi, ‘Taban
öyle istiyor” diye meydanlara çıktı.

Böyle bir durumda
sorulması gereken iki soru şu:

Bir: Madem taban bir
adaya işaret ediyor.. O halde bilmediğimiz başka kesimler mi dahil oldu
partilere ki, her aday kendi kafa şemasından uydurduğu tabanından söz etsin?

İki: Yıllardır süregelen
‘geleneksel’ her adaya ithaf edilen “İskenderun Belediye Başkanlığı en çok sana
yakışır” gazını, her partinin tabanı bu aralar tüm adaylara çaktırmadan neden
versin?

O zaman söyler misiniz
bana?

Bu durumda..

Önüne gelen her aday
adayına ‘Sensin adayımız’ diyen tabanının sergilediği tavır mı doğru, yoksa
‘Tabanım aday olmamı istedi’ gibi bir cümle sarfedip, basınla gırgır geçtiğini
sanan siyaset adamının ortaya attığı tezde mi haklılık payı var?

NEVZAT BARAK NE YAPACAK?

Başlığa taşıdığım soruyu
sormamın sebebi şu..

MHP’den adı geçen Nevzat
Barak’ın Çarşamba günü basınla buluşacağı kahvaltıda yerel seçimlerle ilgili
sergileyeceği duruş..

MHP’den İskenderun
Belediye Başkan aday adayı olabileceği gerçeği her yerde dillendirilirken,
henüz bu duruşun net ismini koymadı Nevzat Barak!

İbrahim Gül, Bülent
Kimyon, Garip Şandır isimlerinin yer aldığı bir seçim arenasında Nevzat Barak
olarak üzerine düşen görev ne olacak, bu da farklı bir açılım..

Basınla toplantıda, sır
perdesi aralanması gereken o kadar çok soru var ki..

Örneğin, Barak’ın basınla
buluşması, merkez sağın birleşmesi yönünde bir kıvılcım olarak algılanabilir
mi?

Neticede bu soruların
cevapları olacak.. Çarşamba günü, Barak’ın cebinde hangi kartları taşıdığını
görüp, yorumlayacağız..

GÜNÜN SÖZÜ

Mürettebat farklı yönlere
kürek çekiyorsa, kaptanın limanı görmesi hiçbir işe yaramaz.

J. Q. ADAMS

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here