Önergeyi Meclis’e getiren CHP’li Ercüment Kimyon..
Yeni bir yolun açılması hususunda dirayet var.. Nerede?
Savaş Mahallesi 59 sokak!
Hatta, bir otopark var arada, araçlar için oradan da bağlantı yapacaklar..
Hakikaten dar bir sokak.. Dört metre!
Yol parkeli..
Etrafında sıralı vakıf evleri var.. Kamulaştırma için 3 metre izin alınmış..
Etti mi 7 metre!
Mutabakata bağlı bir olay.. Ama gelin görün ki, idarenin bir isteği daha var..
Yol için bir 3 metre ek!
Benim aklıma takılan ilaveli şu 3 metrelik husus!
Ne için istiyorlar?
Kimlerin parseli ortaya çıkacak?
Birilerinin isimleri ortaya çıkıyor..
Şimdilik o isimler bende saklı..
Ama beni asıl düşündüren.. Yarın yol açıldığında, yeni bloklar ortaya çıktığında, ticari mekanların değerinin katbekat artması..
Şimdi, kamulaştırma için ödenecek parayı az/çok kestirebiliyoruz.. Fakat, yarın planlanan son haliyle ortaya çıkacak yeni binaların değerini hesaplamakta güçlük çekiyorum..
Dün, o bölgede CHP’li meclis üyeleri Ercüment Kimyon’u, Zeki Aytaş’ı, Kamil Turan’ı, Ali Çıtanak’ı..
AK Partili Canan Kahraman’ı ve Ahmet Dönmez’i..
Ve de MHP Meclis Üyesi Garip Şandır’ı gördüm..
Yolun boyutunu..
Kamulaştırmanın yaratacağı tahribatı.. Ve en önemlisi yolun açılmasıyla birlikte oluşabilecek muhtemel ‘rant’ ilişkisini sorgulamaya çalıştılar..
İlk belirlemelerime göre, MHP’den Garip Şandır’ın rahatsızlığı söz konusu..
İkinci adımda AK Parti adına Musa Kurşun’un ‘değerlendirme’ safhasında ikinci bir 3 metreye şerh koyma durumu hakim..
Diğer meclis üyelerinde de aşağı, yukarı benzer tedirginlikleri yüzlerinden okumak mümkün..
Evet, durum bundan ibaret.. Yine de söylemekte fayda var..
Yanlış anlaşılmasın..
Ne Musa Kurşun, ne Garip Şandır ve aynı paralelde bendeniz, yolun açılmasıyla ilgili olumsuz bir düşünce beslemiyoruz.
Hatta gerekliliğine de inanıyoruz..
Sadece endişelerimiz ve cevap bulmaya çalıştığımız soru işaretlerimiz var..
Belki de düşüncemizi açıklamakta acele ediyoruzdur, bilemiyorum..
Görünen o ki.. En doğrusu, İskenderun Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek’ten bu konuda tatminkar bir cevap aramak olacak..

NEŞET ALKAN..
Pskiyatrımız yani ruh doktorumuz..
Neşet Alkan!
Kendisi konuşuyor, ama konuştuklarıyla yazdığı bir değil..
Dahası.. Gazetesinin beş aylık manşetine unutmuş gibi, İskenderun’daki iki TV kanalını birilerine yakın olmakla itham ediyor..
Sebep ise, Milli Eğitim Müdürlüğü neden iftar yemeğine kendilerini çağırmamış..
Vay vay vay.. İskenderun’da mesele bitti.. Yayın politikamız BBG evi misali, gözetleniyor, öyle mi? İftar yemeklerinden bile sorumlu tutulur hale geldik..
Neşet kardeşime soruyorum..
– Yazdığın gazete, yerel seçimlerde nasıl bir duruş sergiledi?
– Hemen hergün nasıl manşetler atıldı?
Tenkit etmek için yazmıyorum.. Her gazete veya TV., günün haber akışına göre, yorum yapma hakkına sahiptir..
Seçimlerden bu yana, hangi manşetleri attığımızı sevgili Neşet kardeşim merak ediyorsa, kendisine arşivi açmaya hazırım..
Haa, kastettiği yazılarım ise, İskenderun’a güzel şeyler katan her yiğide hakkını veririm.. Benim lügatımda sadece eleştirmek yoktur, güzel hizmetleri paylaşmaktan haz duyarım..
Ben öyle, “haa… yaa…” sesleri çıkartıp, duygularının zerresini dahi belli etmeyen mumyalanmış yüz ifadeleriyle yazılar yazan tiplerden anlamam..
Ya da daha açık ifadeyle..
İşi; yazayım da, doğru/yanlış farketmez diyen..
Ve sadece laf üretmek olan..
Hüküm veren, kimin karnında ne var kıvamına gelen İrlandalılar’dan hoşlanmam..
Bizim psikiyatrımız bunu biliyor olmalı!
İşini eksiksiz yapıyor.
Yalnız şunu merak ediyorum.. Sevgili Neşet, AK Parti’ye yer verdiğimiz haberlerden duyduğu rahatsızlığı dile getirirken, patronu nasıl oluyor da, Belediye Başkanı Yusuf Civelek’le ilgili yaptığımız yayınlara dikkat çekebiliyor?
Aynı gazetede iki farklı isim, iki farklı düşünce..
Ama her ikisi de yaptığımız yayınlara akıl sır erdiremiyor..
Ben söyleyeyim..
GÜNEY TV.de, İskenderun’da her kesimin, kurumun, STK’nın veya siyasi partinin haberi çıkıyor..
Çıktığı gibi, İskenderun’un dört bir tarafından, toplumdan haber merkezimize haber bilgisi ulaşıyor.. Haa, Sevgili Neşet kardeşim bundan rahatsız oluyorsa, o kendi sorunu..
Böyle bir sendromun yol açtığı hasar beni bağlamıyor çünkü..

PORTAKAL’I DEĞİL, BAHÇESİNİ İSTEYELİM!
Pac Meydanı’nda yıkılan Portakal heykeli için kişisel düşüncem şudur..
İyi olmuş!
Hem ikilimde kalan sürücüye doğru dönüşün nereden yapılması gerektiği fikrini göstermek adına..
Hem de, bakımsız bir portakalın sahipsizliği adına doğru bir adımın atıldığı inancını taşıyorum.. Bana sorarsanız, o görüntü daha çok biçimsiz bir turuncu andırıyordu..
İyi ki de yıkılmış!
Şimdi bakıyorum da, Facebook’ta birileri akıllarınca, patinaj yapmaya çalışıyor..
‘Portakalımızı istiyoruz’ diye, destek arayışlarına giriyorlar..
Olabilir.. İskenderun’da herkes herşeyi ister.. Ama, Ziraat bahçesi dışında portakal bahçesi olmayan bir kentte hangi portakaldan sözedebiliriz ki?
Geçmişte, İskenderun’un çarpık yapılaşmasına, betonlaşmasına göz yumanların bugün kalkıp, portakaldan veya başka bir nesnenin varlığından sözetmesi bana garip geliyor..
Yoksa..
Yarın, İskenderun Körfezi’nde balık kalmadığı zaman da, hep beraber törenlerle kentin en işlek caddesine balık heykeli dikeriz..
Ki, ben buna gülerim!

TEPELER!
İskenderun Belediyesi tepelerdeki ara yollara parke döşemeye başladı..
Gittim, gördüm, inceledim.. Asfalt yerine parke tercihinin gerekçesi şuydu..
– Sokaklar dar, asfalt aracı giremiyor..
En baştan belirteyim.. Sokakları dar olmayan mıntıkalara da parke döşeniyor..
Artık tamamına parke mi döşenir, asfalt mı yapılır, bilmiyorum..
Bildiğim şu.. Tepeleri bu çirkin görüntüden kurtarın artık!
Eğer ki, bir aracınız o bölgelerde bir hafta boyunca gel/git yapsın, geçmiş olsun!
Aracınızın altı dip!
Herşeye rağmen, iyi olansa, yıllardır atıl durumda kalan bu tepelerimizin sokaklarında şimdi parke taşları yığılmış durumda.. Hummalı bir çalışma var..
Temennim şu..
Aradan 15 yıl geçmesine rağmen, en yakın zamanda tepelere güzel hizmetlerin gideceğine inanmak istiyorum artık..

PAC CİVARI VE KALDIRIMLAR!
Pac meydanına doğru açılan servis yolu güzel oldu.. İskenderun Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek’e teşekkür ediyorum.. Yalnız, şehirden, Pac meydanına doğru yol aldığınızda, sağ şeritte yer alan işyerlerinin kaldırımlarının parke ile döşendiğini gözlemledim..
Aynı şeridin, karşı cephesine baktığımızda.. Kaldırımların parke yerine granit taşlarla kaplandığını görüyoruz..
Sebebini bilmiyorum.. Ama, esnaflar bu durumdan rahatsız..
Umarım, bu çalışmadan ötürü İskenderun Belediyesi’nin haklı gerekçesi vardır..

RANDEVU İSTEĞİ KONUSUNDA AÇIK MEKTUP
İskenderun Çevre Koruma Derneği Genel Sekreteri Oktay Demirkan’ın bir maili dikkatimi çekti. TBMM Çevre Komisyonu Baştan Vekili Mustafa Öztürk’ten randevu talepleri var.. Sayın Öztürk’ün “Daha yaşanabilir bir çevreyi hep birlikte inşa edelim” çağrısına katkı vermek istiyorlar..
Açık mektubu o yüzden önemsedim.. Konuşarak, tartışarak ve yol haritası belirleyerek, Hatay’ın çevresel sorunları üzerinde olumlu gelişmelere ışık tutmak elimizde.. Bu çağrıya, Sayın Öztürk’ün kulak vereceğine inanıyorum..
Türkiye’nin en eski çevre koruma derneklerinin bulunduğu,Türkiye’de en çok çevre koruma derneğinin bulunduğu Samandağ, Antakya, İskenderun ve Erzin Çevre Koruma Dernekleri Hatay’da.. Gelin, çevre dernekleri ve iktidar milletvekilleri olarak, bu konuda yapılacakları ve yapılmayacakları masaya yatıralım..
Çünkü çevre önemli.. Yarın geç olmasın!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here