YATIRIMA DEVAM

İstişare Toplantısı’ndan ‘Yatırıma devam’ mesajı çıktı

Hatay’da en fazla “küresel ekonomik kriz” konuşuluyor.
Varlığı ile yokluğu arasındaki tartışmanın ortasındayız..
Cuma günü, Hatay İstişare Toplantısı’nda Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’ı dinledik.
Öğleden sonra ise kriz sonrası ilk bölgesel toplantısını şehrimizde yapan Bakan Çağlayan’ın, ilk iki oturumundan biri yine bu hararetli konuya ayrıldı.
İşte oturumdan birkaç not.
Çağlayan’a göre, Türkiye, Ortadoğu ve Orta Asya ülkeleri küresel krizi daha az hasarla atlatacak.
Gelişmekte olan ülkelerin de krizden etkilenmeye başladıklarını söyleyen Çağlayan’a göre, kriz gelişmekte olan ülkelerin ikinci, üçüncü nesil reformlarını gerçekleştirmeleri için bir fırsat.
Aynı oturumda dinlediğimiz oda başkanları umutlu.. Masaya konan ‘ekonomik paketlerin iyileştirmeye yönelik’ olması sevindirici.. Bu yüzden işadamları, konuşma metinlerindeki satırbaşlarında “durgunluk” sözcüğünü açıkça telaffuz etmekten kaçındılar..
Bunun önemli bir sebebi daha var.
Hatay’ın, bölgesel, sektörel ve proje bazında teşviklerden faydalanacağı bilgisi, fevkalade bir sevinç havası yaşattı toplantı salonunda..
Bu çok önemli bir ayrıntı..
Teşvik konusunda, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası’nın ta öncelerden yoğun çalışma programı başlattığını biliyoruz.
Çünkü, Antakya yatırım ve ihracat girdisi bakımından İskenderun’un gerisinde..
Bakarsınız, teşvik kapsamında İskenderun’un il olma meselesi tekrardan gündeme gelir. Hazır, 43 yeni ilçenin kurulması tartışılırken, İskenderun’un hakkettiği öncelikleri sahip çıkması kaçınılmaz oluyor.
Herşey bir yana..
Bakan Çağlayan’ın Hatay ziyaretinde gözlerden kaçmayan noktalar da yok değil..
Hatay’daki oturumlarının müdavimlerinden olan Antakya Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Kuseyri’ye göre, birkaç yıl süreyle bir “durgunluk” dönemine gireceğiz.
Bundan kaçış yok.
Ama önemli olan tıkanan sistemleri açabilmek.
Peki “durgunluğun” önünü kesmek mümkün mü?
MÜİSAD Hatay Şube Başkanı Fatih Tosyalı önlemleri sayıyor:
Faizleri kesmek, reel sektöre destek, bankaların borç vermelerini sağlamak hatta onlara bunu impoze etmek, gelişmekte olan piyasaları desteklemek.
Toplantıda, durgunluktan da öte işverenlerin ödediği sosyal güvenlik priminde 5 puanlık indirimden söz edenler oldu.
Devlete maliyetini Çağlayan açıkladı:
“- Her bir puan için 1 katrilyon. 5 puan etti mi size 5 katrilyon..”

ATSO’NUN ORGANİZASYONU TARTIŞILIR
Baştan söyleyeyim.. Antakya Ticaret ve Sanayi Odası’ndaki ‘Hatay İstişare Toplantısı’ organizasyon hatalarını da gözler önüne serdi. Birincisi, toplantı salonu dar ve nefes kesici.. Konuklar, havasızlıktan bunaldı. Kısa mola aralarında kahve içmek isteyenler, koridorlarda sıkıştı. Oturma düzeninin ‘kafalara göre’ tertip edilmesi ipleri kopardı. Rektör Şerafettin Canda, iki duvarın kesiştiği noktada sıkışıp kaldı. Antakyalı işadamları ön taraflarda ağırlanırken, diğer ilçe ve beldelerden gelenler ise arka koltuklar da yer bulabildi. Halbu ki, hazır Ottoman Otel’de toplantının ilk ayağı gerçekleşmişken, ATSO’daki ziyaret programı da oraya taşınabilirdi. Zira, bin ila bin 500 koltuk kapasiteli konferans salonu da buna müsaitti. Ama ATSO yönetimi bu önemli detayı düşünmek yerine, bildiğini okudu.

ATAKAŞ BOYKOT ETTİ
ATSO’nun hatalar zinciri saymakla bitmez. Toplantıda konuşma yapacak oda ve dernek başkanlarının isimleri yazılı olarak Bakan Çağlayan’a takdim edildi. Çağlayan da haklı olarak önüne konulan liseteye uyarak, 5 dakikalık anlatımlarla başkanları dinledi. Ama listede bir derneğin ismi atlanmıştı.
İskenderun Sanayici ve İşadamları Derneği es geçilmişti. Derneğin başkanı hayırsever işadamı Recep Atakaş.. İskenderun’da sözüne güven duyulan, bölgeye önemli katkıları olan Atakaş’ın Hatay için verdiği mücadele tartışılmaz.
Ama maalesef, böylesine etkin bir isim unutulmuştu.
Zaten, hatanın farkına varılmış olacak ki, son dakikada listeye eklendi. Ama, bu kez işadamı Recep Atakaş, açıklama yapmayacağını duyurdu.
Artık adına boykot mu dersiniz, tepki mi, bilemem..
Benim bildiğim şu.. İSSİAD Başkanı Recep Atakaş’ı listede atlamanın hiçbir mazereti olamaz.
Buna kibarca, ‘Ayıp ettiler’ denir.

BÜLENT KAVSAK YOKTU!
Türkiye’nin sürekli artan dış ticaretine karşılık, özelleştirmenin bir türlü sonuçlandırılamaması nedeniyle bir türlü başlanamayan yatırımlar, İskenderun Limanı’ndaki sıkıntıyı katladı.
Bu önemli bir  sorun..
İskenderun Limanı’ndaki yatırım boşluğunu Deniz Ticaret Odası (DTO) yerine, İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO) Başkanı Halil Şahin hatırlattı, anlattı..
Ne yazık ki, DTO Başkanı Bülent Kavsak o toplantıda yoktu..
Belki şehir dışındadır, belki de bir dizi toplantıları vardır. Ama hiç bir toplantı İskenderun’un geleceğinden daha önemli değildir.

BÜLENT AYMEN KAHİN GİBİ..
Hatırlarsınız.. Daha bir hafta oldu ya da olmadı.. AKİB (Akdeniz İhracatçı Birlikleri) Başkanlar Kurulu Başkanı Bülent Aymen, bugünkü global krizin Türkiye ve özellikle ihracatçı açısından etkilerini değerlendirirken, hükümetin biran önce mevduat garantisi vermesi gerektiğine dikkat çekmişti. Bakan Çağlayan da, katıldığı Hatay programında bunun ilk işaretini verdi.
Çözüm paketi kapsamında mevduat garantisinden söz etti ve ekledi: “Paniğe gerek yok. Nereye gideceğini bilen ve tedbir alan bir hükümetimiz var.”

MARKETLER YASASI BAŞBAKANLIK’TA
Toplantıda Marketler Yasası’nı gündeme getiren Hatay Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği (HESOB) Başkanı Kadir Teksöz oldu. Ancak, onca anlatımlar arasında o söz kaynadı. Bunun üzerine toplantı bitiminde, İskenderun Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Tahsin Mutluay, Bakan Çağlayan’a Marketler Yasası’nın sonucunu sordu. Çağlayan, 2008 Ocak ayında gündeme gelen yasanın başbakanlığa rapor halinde sunulduğunu ve bu konuda çalışmaların sonuç aşamasında olduğunu söyledi.
Baştan belirttiğim gibi.. Bakan Çağlayan’ın Hatay ziyaret programı bir fırsattı. Her oda ve her dernek kendi görev alanı kapsamındaki görüş ve şikayetlerini bildirdi.
Sonucu takip etmekse milletvekillerimize düşüyor.
***
Sonuç olarak..
En kritik soru..
Peki Türkiye ne olacak?
“Türkiye etkilenecek, finansman daralacak ve maliyeti artacak, vadeler kısalacak.”
2001 krizinde risklerini azaltanlar bu krizi de daha az hasarla atlatacak.
Peki bu krizden nasıl sağ salim çıkacağız?
“Birey olsun, şirket olsun dalgalı denizde gemisini doğru dürüst yüzdürebilen kazanır.”
Hatay için son söz:
* Moraliniz yerinde olsun, yatırıma devam edin. Bu krizi en az zararla atlatacağız!

Önceki İçerikBakkal esnafının rekabet gücü azalıyor
Sonraki İçerikTOPLUMSAL DUYARLILIĞIMIZ İSTENİLEN DÜZEYİN ALTINDA!