Artık hepimiz, almamız gereken riskleri yüklenmeliyiz!

Su şebekesi ile ilgili yazılarım, konuşuldu, çok eleştiri de aldım.
Mutlak surette şebekenin değişmesi yönünde ortak bir fikir var.
Baştan belirtmeliyim ki, ‘Damacana’ önerisi tuttu.
Ancak, İskenderun Belediyesi’nin de bütçeye kaynak aktarmak için çalışma içerisinde olduğunu öğrendim.
Farklı arayışların olması sevindirici..
Belediye başkanının, meclis üyelerinin, siyasi partilerin ilçe başkanlarının, su şebekesinin değişimi hususunda gösterdikleri çabayı önemsiyorum..
Konuyla ilgili dün CHP İskenderun Belediye Meclis Üyesi Av. Bülent Akbay’la görüştüm.. Gayet heyecanlı..
‘Finala doğru geldik’ diyor..
Bütçe konusundaki çekinceleri atlatmış.. Bunu şu sözlerinden anlayabiliyorum:
– “Yılmaz bey.. Su şebekesinin yenileneceği garantisini verebiliyoruz. Yakın zamanda yenilenme çalışmalarına başlanacaktır. Bütçe konusunda diğer gruplarla görüşme halindeyiz. Yalnız suya zam yapılması fikri doğuyor. Yüzde 15 olma konusu tartışmaya açık. Yalnız biz gruptaki meclis üyelerimizle görüşüp, bu rakamı yüzde 8’lerde tutmaya çalışacağız. Çünkü, malum bir kriz var.. Vatandaşı mağdur etmek istemeyiz. Ama zam gerekli.. O bakımdan, suyun dışında diğer kalemlere de yapılacak bir yüzde 17’lik zam düşüncesi var. Örneğin, beş ay önce suda yaptığımız indirim neticesinde 3 trilyonluk bir bütçe kaybı yaşadık. İleriye dönük projeleri yaşatmak adına, bütçeye kaynak aktarmak zorundayız.”
Farklı bir bakış açısı..
Av. Bülent Akbay, sözlerinin arasında AK Parti Meclis Üyesi İbrahim Yaran’la zam farkını görüştüğünü de söyledi. Demek ki ortada bir istişare hakim..
Çünkü, suya ve diğer kalemlere yönelik zam, olası tepkileri de beraberinde getirecektir. Meclis üyeleri bunu önceden, kendi aralarında tartışmış olmalıdır, diye düşünüyorum..
***
Sebep ortada.. İskenderun Belediyesi bir karar alıyor, suya indirim yapıyor..
Halk, indirimden memnun.. Derken, beş ay sonra, yüzde 8’de olsa, bir zam halkı tedirgin edecektir.
İlk tepkiyi duyar gibiyim:
– Madem zam uygulayacaktınız, o halde su fiyatını neden düşürdünüz?
Ya da biz gazeteciler şöyle yazacağız:
– Önce indirdiniz, şimdi niye bindiriyorsunuz?
Yanlış anlaşılmasın.. Yüzde 15 veya 8’e karşı değilim..
İskenderun Belediyesi’ne, acil yatırımlardan ötürü, para gerektiğini biliyorum..
Ama vatandaş da, kendilerini memnun eden kararlarda devamlılık ister..
Hiç bir İskenderunlu, alınan bir karar üzerinde değişiklikler yaşanmasını istemez..
O yüzden, AK Parti’den İbrahim Yaran ismini duyunca, aradım..
Suyun dışında, diğer kalemlere yapılması düşünülen zamın yüzdesini hatırlamadığını söyledi, iyi mi?
Yalnız, şunu konuştuk:
– “Zam konusunda mensubu olduğum AK Parti grubuyla ilgili bir temas söz konusu değil. Sayın Bülent Akbay’la birebir görüştük. Kişisel kanaatim, suya yüzde 8’lik bir artışa olumlu bakabilirim. Ama değer hususlarda henüz verilmiş bir kararımız yoktur.”
Şimdi bu sözlerden şöyle bir anlam çıkarabilirim.
– Suya zam konusunda yüzde 8’e, İbrahim Yaran olarak, ‘evet’ diyebilirim..
– Ama benim görüşüm, şimdilik AK Parti grubunu bağlamıyor..
– Diğer kalemlere yönelik zamlardan bir bilgimiz yok..
Demek oluyor ki, mecliste grubu bulunan siyasi partiler arasında tam bir uyum havası hakim değil..
AK Parti İlçe Başkanı Musa Kurşun’la yaptığımız görüşmede de benzer düşünceler paylaştık. Öncelikle ‘Haberimiz yok’ dedi.. Sonra..
– “CHP grubu bütçe oluşturmakta sıkıntı yaşıyor. Bizden yardım talep ediyorlar ama, uygulamalarda hata üzerine hata yapıyorlar” diye de ekleme yaptı..
***
Anlıyorum ki, düğüm bir yerde tıkanıyor..
Son günlerde belediye meclis saflarında belirgin bir tereddüt gözlemlemeye başladım.
Bunu bir ölçüye kadar da anlıyorum.
Ama iş işten geçmeden da birşeyler olsun istiyorum.
Hatta, kaynak arayışı konusunda artık meclisten farklılık içeren bir yaklaşım bekliyorum..
Ben, daha dün ‘Damacana’ örneğini verdim.
Bugün ise Bülent Akbay da, yüzde 8’lik zamdan söz etti..
Musa Kurşun istişareye açık olduğunu söylüyor..
İbrahim Yaran ise üstü kapalı konuşuyor..
CHP, AK Parti ve MHP’ye mensup diğer meclis üyeleri ne diyecek merak ediyorum.. Benim gibi, İskenderunlular’ın da istediği tek şey var ki, o da su şebekesinin yenilenmesi..
İskenderunlu bu konuda bir bedel ödeyecek mi? Bekleyip, göreceğiz..
Bu noktada benim görüşüm şudur.
Şimdi bir siyasetçi için “tarihe geçmenin” tam zamanıdır.
Bu sorunu en az zararla çözüp, su şebekesinin iki yakasını bir araya getirecek siyasetçi, bu güzelim memlekete en büyük hizmeti yapmış olacaktır.
İşte bunun adı farklılıktır..
Farklılık, bazılarımız için hayattaki en güvenli siyasettir.
Artık, su şebekesi sorunu, ‘Ben şöyle düşünüyorum’ diyen siyasetçilerin mantığı ile “idare edilme” noktasını geçti.
Artık hepimiz almamız gereken riskleri yüklenmeliyiz.
Bu sözleri, oturduğu yerden gazel okuyan, bir gazetecinin “dolduruşları” olarak okuyabilirsiniz.
Ama risk alıp, İskenderun’un kaderini değiştirecek siyasetçinin sağlam bir yol arkadaşının teşvikleri olarak da görebilirsiniz..
Kararı siz verin!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here