DÜN, işadamı Recep Atakaş’ın makamında gerçekleşen basın toplantısına katıldım.
Aslına bakarsanız, geciktim.. Benim açımdan faydalı oldu. Çünkü, aklımda tasarladığım soruları sorma fırsatı buldum.
Sayın Atakaş, ayrıca İskenderun Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı..
Mütevazı kişiliğe sahip, toplum hoşgörü ve nezaket ustası bir insandır.
Gösterişten uzak, sakin ve ölçülü..
O bakımdan kendisiyle yapılan her röportajda, kimselere ayrı mesafeler katmaz.. Herkese eşit durur..
Atakaş’ı keyifli gördüm..
Atakaş Şirketler Grubu’nun, Rusya’nın en büyük şirketlerinden MMK Grubu ile 1.4 milyar dolarlık yatırımın temelini 15 Mart’ta atacak olmasının haklı mutluluğunu yaşıyor.
Heyecanlıydı da..
İlk sorum şu oldu:
– Cumartesi günü, Hatay adına büyük bir gün.. Getireceğiniz yatırımla, önemli ölçüde istihdam ve ihracat hacmi oluşturacaksınız.. Diğer yandan, TBMM Üstün Hizmet Ödülü almaya aday gösterildiniz. Hayırlı olsun..
– Sayın Atakaş sözlerine, ‘Kısmet artık. Beni bu ödüle layık görenden de, aday gösterenden de Allah razı olsun” diye başladı..
Daha sonra bir hatırlatmada bulundum..
Henüz güncel..
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’in, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Trakya’daki sınır illerinin 10 yıl süreyle gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutulması yönündeki önerisi.
‘- Ben de duydum..’ diye söze karıştı ve MMK Rusya’ya ‘gel biz de yatırım yap’ teklifini sunan ABD’nin tavrını anımsattı..
Meğerse, MMK Rusya’ya ilk teklif süper güç ABD’den gelmiş..
İlginç olan da şu..
ABD bu teklifi yaparken, MMK’ya bir de hatırı sayılır öneride bulunmuş..
Şöyle ki..
Rusya’nın yatırımına karşılık, firmadan belli bir süre vergi alınmayacak..
Hiç bir bedel talep etmeden altyapı düzenlemesi yapılacak..
Sigorta pirimi ve benzer tahsilatlarda kolaylık sağlanacaktı, v.s..
ABD’nin, sanayici ve işadamına olan iyimser bakış açısını sayın Atakaş’tan dinliyorum:
“- Bunlar normal karşılanması gereken hususlar.. Devlet, işverene sahip çıkmak durumundadır.. ABD öyle yapıyor, Türkiye’de ise belli kaideler var.. Olumlu gelişmeler yanında, bürokratik katmanları yaşamıyor değiliz. Bugün bakıyoruz, teşvik kapsamına alınan bölgelerde üretim var.. İskenderun, kendi başında ayakta durmaya çalışıyor. Bugün, ABD’nin sağladığı ekonomik kolaylıklara rağmen MMK eğer, bizim bölgeyi tercih ediyorsa, düşünüp, Türkiye’deki potansiyeli görmek gerekiyor..
Bundan çıkan sonucu da iyi okumak gerekiyor. Netice itibariyle, Hatay işadamı ve sanayicisi her türlü kolaylığı ve iyimser koşulları hakediyor. Çünkü ortada bir üretim ve bu üretimden kaynaklanan bir iş hacmi, ihracat pastası var. Sayın Tüzmen’in çabası da bu yönde..”
ÜRETİM OLMADAN, TÜKETEMEZSİNİZ!
Atakaş tam bu noktada sözü Tüzmen’in tartışma yaratacak önerisine getiriyor.
“- Yerinde ve olmasını beklediğimiz bir öneriydi” diye başladığı konuşmasında Atakaş, yatırım ve istihdamın artacağını buna karşılık göçün azalacağını savunuyor.
Aslında Bakan Tüzmen’in ortaya koyduğu mantık, kolay ve anlaşılır..
Biliyoruz ki Hatay’ın, Suriye ile sınırı var..
Ne diyor sayın Tüzmen:
“- Sınır illerinden alınan gelir ve kurumlar vergilerini inceledik. Buralardan alınan vergilerin toplamdaki payı yüzde 4-8 arasında. Madem bu illerden vergi alamıyoruz. O zaman almayalım.”
Almayalım demek kolay da, Hatay’ın vergi tahsilatındaki yeri apayrı.. Türkiye’de ilk ondayız..
Bir de veriler var.. Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgiler bunlar..
Atakaş’a bu rakamları hatırlatıyorum:
– Ağrı, Ardahan, Hakkari, Hatay, Iğdır, Kars, Kilis, Mardin, Şırnak, Van ile en yoksul il Muş’tan 2007 yılı boyunca, sadece 4 milyon 710 bin YTL vergi toplanabilmiş.
Sayın bakanın verdiği bilgiler şöyle bir anlama işaret ediyor:
– Tahsilat yarıda kalmış. Sözkonusu illerin, toplam vergi tahsilatındaki payı ise, yüzde 1’in bile çok altında.
Ben daha bu tespiti anımsatırken, işadamı Recep Atakaş lafa giriyor:
“- Sayın bakan değerlendirmelerinde haklı.. Gelir ve kurumlar vergisi alınmadığı zaman sınır illerindeki istihdam edilen personelin kazancı artmış olacak. Gelir artmış olacak. Firmaların geliri artmış olacak. Sirkülasyonda dolaşan para artmış olacak. Bu, üretime katkı sağlamak demektir. Üretim olunca da, tüketimin yol açacağı zararlardan da söz etmezsiniz.”
BUNU TARTIŞMAMIZ LAZIM!
İşadamı Recep Atakaş’ın verdiği cevapların özünde ince mesajlar var.. Gündemi yakından takip ediyor.. “Bu model bölgemize çok şey kazandırabilir” şeklindeki yaklaşımıyla da, İskenderun’daki STK’lara ‘Gelin birlikte hareket edelim. Konuyu Ankara’ya taşıyalım” mesajını vermiş oldu..
Yani, istemeyene ‘hizmet yok’ misali..
O bakımdan, 15 Mart 2008 Cumartesi günü ayağımıza gelen fırsatı iyi değerlendirmeliyiz..
Atakaş Şirketler Grubu’nun, Rusya’nın en büyük şirketlerinden MMK Grubu ile yapacağı yatırımın özünü iyi anlamalıyız.
Şunu demeye getiriyorum..
Fabrikanın temelini, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren atıyor..
O gün gelip çattığında, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’in ‘Sınır illerinden 10 yıl vergi almayın!’ önerisini hatırlatalım..
Ankara’ya da, Hatay’ı unutturmayalım!

DÜN, işadamı Recep Atakaş’ın makamında gerçekleşen basın toplantısına katıldım. Aslına bakarsanız, geciktim.. Benim açımdan faydalı oldu. Çünkü, aklımda tasarladığım soruları sorma fırsatı buldum.Sayın Atakaş, ayrıca İskenderun Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı.. Mütevazı kişiliğe sahip, toplum hoşgörü ve nezaket ustası bir insandır.Gösterişten uzak, sakin ve ölçülü..O bakımdan kendisiyle yapılan her röportajda, kimselere ayrı mesafeler katmaz.. Herkese eşit durur..Atakaş’ı keyifli gördüm.. Atakaş Şirketler Grubu’nun, Rusya’nın en büyük şirketlerinden MMK Grubu ile 1.4 milyar dolarlık yatırımın temelini 15 Mart’ta atacak olmasının haklı mutluluğunu yaşıyor. Heyecanlıydı da..İlk sorum şu oldu:- Cumartesi günü, Hatay adına büyük bir gün.. Getireceğiniz yatırımla, önemli ölçüde istihdam ve ihracat hacmi oluşturacaksınız.. Diğer yandan, TBMM Üstün Hizmet Ödülü almaya aday gösterildiniz. Hayırlı olsun..- Sayın Atakaş sözlerine, ‘Kısmet artık. Beni bu ödüle layık görenden de, aday gösterenden de Allah razı olsun” diye başladı..Daha sonra bir hatırlatmada bulundum..Henüz güncel..Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’in, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Trakya’daki sınır illerinin 10 yıl süreyle gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutulması yönündeki önerisi.‘- Ben de duydum..’ diye söze karıştı ve MMK Rusya’ya ‘gel biz de yatırım yap’ teklifini sunan ABD’nin tavrını anımsattı..Meğerse, MMK Rusya’ya ilk teklif süper güç ABD’den gelmiş..İlginç olan da şu..ABD bu teklifi yaparken, MMK’ya bir de hatırı sayılır öneride bulunmuş..Şöyle ki..Rusya’nın yatırımına karşılık, firmadan belli bir süre vergi alınmayacak..Hiç bir bedel talep etmeden altyapı düzenlemesi yapılacak..Sigorta pirimi ve benzer tahsilatlarda kolaylık sağlanacaktı, v.s..ABD’nin, sanayici ve işadamına olan iyimser bakış açısını sayın Atakaş’tan dinliyorum:“- Bunlar normal karşılanması gereken hususlar.. Devlet, işverene sahip çıkmak durumundadır.. ABD öyle yapıyor, Türkiye’de ise belli kaideler var.. Olumlu gelişmeler yanında, bürokratik katmanları yaşamıyor değiliz. Bugün bakıyoruz, teşvik kapsamına alınan bölgelerde üretim var.. İskenderun, kendi başında ayakta durmaya çalışıyor. Bugün, ABD’nin sağladığı ekonomik kolaylıklara rağmen MMK eğer, bizim bölgeyi tercih ediyorsa, düşünüp, Türkiye’deki potansiyeli görmek gerekiyor..   Bundan çıkan sonucu da iyi okumak gerekiyor. Netice itibariyle, Hatay işadamı ve sanayicisi her türlü kolaylığı ve iyimser koşulları hakediyor. Çünkü ortada bir üretim ve bu üretimden kaynaklanan bir iş hacmi, ihracat pastası var. Sayın Tüzmen’in çabası da bu yönde..”
ÜRETİM OLMADAN, TÜKETEMEZSİNİZ!Atakaş tam bu noktada sözü Tüzmen’in tartışma yaratacak önerisine getiriyor. “- Yerinde ve olmasını beklediğimiz bir öneriydi” diye başladığı konuşmasında Atakaş, yatırım ve istihdamın artacağını buna karşılık göçün azalacağını savunuyor. Aslında Bakan Tüzmen’in ortaya koyduğu mantık, kolay ve anlaşılır..Biliyoruz ki Hatay’ın, Suriye ile sınırı var..Ne diyor sayın Tüzmen:“- Sınır illerinden alınan gelir ve kurumlar vergilerini inceledik. Buralardan alınan vergilerin toplamdaki payı yüzde 4-8 arasında. Madem bu illerden vergi alamıyoruz. O zaman almayalım.”Almayalım demek kolay da, Hatay’ın vergi tahsilatındaki yeri apayrı.. Türkiye’de ilk ondayız.. Bir de veriler var.. Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgiler bunlar..Atakaş’a bu rakamları hatırlatıyorum:- Ağrı, Ardahan, Hakkari, Hatay, Iğdır, Kars, Kilis, Mardin, Şırnak, Van ile en yoksul il Muş’tan 2007 yılı boyunca, sadece 4 milyon 710 bin YTL vergi toplanabilmiş. Sayın bakanın verdiği bilgiler şöyle bir anlama işaret ediyor: – Tahsilat yarıda kalmış. Sözkonusu illerin, toplam vergi tahsilatındaki payı ise, yüzde 1’in bile çok altında.Ben daha bu tespiti anımsatırken, işadamı Recep Atakaş lafa giriyor:“- Sayın bakan değerlendirmelerinde haklı.. Gelir ve kurumlar vergisi alınmadığı zaman sınır illerindeki istihdam edilen personelin kazancı artmış olacak. Gelir artmış olacak. Firmaların geliri artmış olacak. Sirkülasyonda dolaşan para artmış olacak. Bu, üretime katkı sağlamak demektir. Üretim olunca da, tüketimin yol açacağı zararlardan da söz etmezsiniz.”
BUNU TARTIŞMAMIZ LAZIM!İşadamı Recep Atakaş’ın verdiği cevapların özünde ince mesajlar var.. Gündemi yakından takip ediyor.. “Bu model bölgemize çok şey kazandırabilir” şeklindeki yaklaşımıyla da, İskenderun’daki STK’lara ‘Gelin birlikte hareket edelim. Konuyu Ankara’ya taşıyalım” mesajını vermiş oldu..Yani, istemeyene ‘hizmet yok’ misali..O bakımdan, 15 Mart 2008 Cumartesi günü ayağımıza gelen fırsatı iyi değerlendirmeliyiz.. Atakaş Şirketler Grubu’nun, Rusya’nın en büyük şirketlerinden MMK Grubu ile yapacağı yatırımın özünü iyi anlamalıyız.Şunu demeye getiriyorum..Fabrikanın temelini, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren atıyor..O gün gelip çattığında, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’in ‘Sınır illerinden 10 yıl vergi almayın!’ önerisini hatırlatalım..Ankara’ya da, Hatay’ı unutturmayalım!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here