Hatay İl Milli Eğitim Müdürü Şenol Genç’in, ‘torpil’ açılımı genel açıdan bakıldığında işe yaramaz..
Siyaset merkezli bir sistemde, hiçbir bürokrat ‘Ben gereğini yapıyorum, tarafsız yaklaşıyorum’ deme lüksüne sahip değildir.
Elbetteki yönetmeliklere veya yasalara uymak esastır.
Ama görüyorum ki, milli eğitim camiasındaki atamalarda, kişilerin yaşına, tecrübesine, deneyimine, verimliliğine, eğitim camiasına katacağı çağdaş ve kaliteli eğitim yapısına pek bağlı kalındığı söylenemez.
Türkiye’de örnekleri çok.. Bir eğitimcinin, yasadan doğan boşluğa göre, siyasi merkezli bir baskıyla ‘üst makam’ rütbesiyle taçlandırıldığına çoğu kez kendim de şahit oldum..
Hatay İl Milli Eğitim Müdürü ya olayların farkında değil ya da torpil sözcüğünün anlamını bilmiyor..
Bugün kendilerine biraz ipucu vereceğim.. Bakalım, hafızasını zorladığında İskenderun’da Milli Eğitim Şube Müdürlüğü görevine kadar yükselmiş çiçeği burnunda bir ismi hatırlayabilecek mi?
Geçelim..
***
İskenderun’da sayısız öğretmen var ki, milli eğitim camiasına, bilgi birikimi ve tecrübeleriyle güç katmışlardır.. Hani nerede o hocalarımız?
Onlar şube müdürü olamıyorlar da, daha müdür yardımcılığı görevinde bulunmayan genç bir evladımız nasıl oluyor da, üst makam koltuğuyla ödüllendirilebiliyor?
Ben söyleyim size.. Siyaset!
Siz de o siyaset mekanizmasının önünde eğilip, her fırsatta gözyaşlarınızı tutamazsanız, olacağı bu! Diskalifiye olursunuz..
İl Milli Eğitim Müdürü’nün bu durumda yapacağı bişey olmaz..
O bakımdan, milli eğitimde ‘büyük’ söz söylemek, bir il müdürünün görevi değildir..
Fakat gerçek şu ki..
Siyasetin bulaşmadığı bir kurum gösterebilir misiniz bana?
Diyeceksiniz ki, ‘O isimler sendikalı ya da derneklerde aktif çalışan eğitimciler.’
Evet, asıl sorun da bu değil mi?
Adam sendika üyesi ya da herhangi bir derneğin yönetiminde..
Siyasi çizgisi ortada.. Hergün gazetelerde kimlerle boy gösterdiği teşhir edilmiş..
Konumu ne? Öğretmen!
Bir bakmışsınız ki, şube müdürü.. Bu atamanın neresi doğru?
Bu duruma bakıp, İl Milli Eğitim Müdürüne şunu söyleyebilirim..
“Ne kadar duygusal insanlar” da demek mümkün, “Koskoca milli eğitim camiası bu ismi yeni mi keşfetmiş” demek de mümkün.
Üzgünüm sayın müdürüm..
Türkiye tarihi, aynı siyasi düşünceye sahip insanların, birbirlerine ‘torpil’ yapmakta tereddüt etmediklerinin örnekleriyle dolu çünkü.
Ne yazık ki, siyasi otorite, belli ki yandaş kimlikleri, bir üst sınıfa atamak gibi bir hayale sahip!
Yarın başka bir iktidarla, başka bir siyasi otorite yine bildiğini yapacak..
Bugüne haz bir kavram değil bu..
Siyasetin doğasında var olan bir analiz..

Sayın Şenol Genç, bu yüzlerce yıl geride kalmış fikirlere bel bağlamaktansa, günümüz dünyasında her düşüncenin, bir arada ‘hakkaniyet’ içinde nasıl görev yaptıklarına baksaydı, daha gerçekçi bir yol izlemiş olurdu..

DOĞALGAZ VE YOL SORUNU!
İskenderun’un doğalgazla buluşması çok güzel.. Şuan doğalgaz ekibi, Modern Evler civarında çalışıyor. Yine asfaltla ilgili bir çalışma, Körfez’den aşağıya doğru bir mıntıkada E-91 karayolu üzerinde seyrediyor. Her iki olaya bakıp, dikkatimi çeken bir şeyi paylaşmak istiyorum.
Yollardan söz ediyorum.
Asfaltın altına inmek zorunda kalan ekipler, boruları ya da kabloları döşedikten sonra, üzerini toprakla örtüyor..
Toprakla örtünen o kısımlar birkaç gün içerisinde çöküyor, derin çukurlar oluşuyor..
Son yağmurlardan sonra, asfalt kesiklerinin yolla bağlantısı kesiliyor..
Çukur mesafesi yarım metreyi bulan yollar var..
Araçlar geçmekte zorlanıyor..
İki olasılık var: Ya müteahhit firma, bozulan yerin asfaltı için mahalle bazında işin bitmesini bekliyor ya da bağlantı yollarında sıkıntıların telafisini gözlüyor..
Merak ettiğim asıl konu şu:
Bu zaman zarfında, mahalle araları toprak yola dönüşmüş durumda..
Yollardaki kumla oynayan çocukların ‘hastalıklı’ hallerini yazmıyorum bile..
Soruyorum ilgililere..
Her iki firmada da bu işe bakan kimse yok mu?
Ara asfaltlara ne zaman başlanacak?

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here