Yerel seçimlerde, üniversite öğrencileri okudukları şehirlerde oy kullanacak. Yüksek Seçim Kurulu’nun, 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde oy kullamak isteyen üniversite öğrencilerine bulundukları illerde/ilçelerde oy kullanma imkanı verdiğini anımsatmak isterim.
İskenderun Kampusu ve meslek yüksekokullarını hesaba katarsak, yaklaşık 2 bin öğrencinin varlığından sözedebiliriz..
Azımsanacak bir rakam değil. Şimdilik ortada giden bir seçimde, fazladan gelecek 100 oyun bile seçim kazandıracağı hesaplanıyorken, öğrencilerin hassasiyetlerine kulak vermek, adaylarımızın görevi olmalı..
2004 seçimlerinde yaklaşık 43 bin kayıp seçmenin olduğunu yine ilk kez bu sütunlarda kaleme almıştım.. Kararsız seçmenin siyasete olan küskünlüğü bu dönem de sandıklara yansır mı, bilemiyorum..
Türkiye’deki kutuplaşmanın öğrenciler üzerindeki etkisi mutlaka vardır. Okuyan, konuşan, özgür bir gençlik mutlaka kendi siyasi literatüründe ‘düşünce yapısını’ sandığa yansıtacaktır.
Bir de şu var..
“- Ben adayları tanımıyorum. Oy da kullanmayacağım..” diyen öğrenciler de olacaktır. Bence en çok üstüne gidilmesi gereken nokta işte burası..
Tanıtımlar bu yönde önemli.. İki yıllık veya dört yıllık eğitimlerde her bir öğrenci, hizmet noktasındaki eksiklerin veya yeterliliğin sınavını da verecektir.
Peki öğrenciler hizmet aldıkları veya yılın büyük kısmını geçirdikleri şehrin adaylarını ne kadar tanıyorlar? Parti bazında sıkıntı yok. Ama adaylar üzerinde yeterince bilgiye sahip değiller. Hata ‘tanımıyorlar’ demek yerinde bir söz..
Bunların haricinde bir öğrenci 4 farklı oy kullanacak..
İlçe Belediye Başkanı, İl Genel Meclisi, Belediye Meclisi ve muhtarlık..
Hadi diyelim ki, belediye başkan adayı üzerinde bir bilgi birikimine sahip oldunuz, peki diğer kamu birimleri için kullanılacak oyların sağlıksız bir biçimde sandığa yansımayacağını kim iddia edebilir?
Ayrıca öğrenci yerleşiminin çok yoğun olduğu yerlerde bunun önemi daha çok hissediliyor. Antakya’da, AK Parti’nin adayı Lütfi Savaş’ın Mustafa Kemal Üniversitesi’nde öğretim üyesi olmasının elbetteki artıları olacaktır.
MKÜ’li öğrencilerin Lütfi Savaş’ın adaylığı çerçevesinde, 29 Mart seçimlerine odaklandıklarını duyuyorum..
Adaylar hakkında bilgi edinmek için TV.’lerden, internetten, yerel gazetelerden araştırmalar yapıldığı yönünde bilgiler, mailer ulaşıyor bana..
Demek ki, üniversiteli gençler bu dönem hazırlıklı..
Umarım tüm adaylar bu yeni durumu gözönüne alıp, tanıtımlarını ve bilgilendirme toplantılarını buna göre hazırlarlar..

BİR DE İNANDIRICI OLABİLSEN SELAMİ!!
Halen anlamıyorsun değil mi? Küçümsediğin sıfatlar bu kentin insanları.. Çalışıyor ve çabalıyorlar. Önemli bir kitlenin güvenini kazanmışlar. Siyasette kendilerini ifade etmeye çalışıyorlar. Tıpkı her aday gibi.. Ama seninkisi dayatma..
Bunu kabul etmek mümkün değil.
Birde kendi mutfağına bak.. İskenderun’da rahatlıkla yaptığın şey eleştirmek.. Kimsenin sana birşey söylediği yok. Kimse kalkıp, sana, destek verdiğin isimden ötürü itiraz etmiyor. Çarşaf çarşaf sayfalarındaki haberlere kızmıyor.. Görüşün bu yöndedir, saygı duyuyorlar.. Tarafsın kabul ediyorlar..
Ama yanlışın şurada.. Senin yapmaya hakkın olanı, bir başkasının yapmaya hakkı olduğunu bir türlü kabullenemiyorsun..
Unutmuşsundur belki.. Daha bir kaç ay önce haftalık bir gazetede bir gazeteci ‘ben tarafım’ diye köşe patlatırken, neden herhangi bir ‘yakıştırma’ adına elin bilgisayarın tuşlarına gitmedi..
Tamam, şartlara ve şahıslara göre hareket ediyorsun..
Anlıyorum seni..
Fakat gözardı edemeyeceğin gerçek şu ki..
AK Parti’nin adayı Seyfi Dingil de bizim..
CHP’nin adayı Yusuf Civelek de..
Söyle bana.. MHP’nin adayı İbrahim Gül’ü başka bir açıdan değerlendirebilir misin? Var sen TV’lerin adını istediğin gibi değerlendir.. İnan kızmıyor ve darılmıyorum!
Bu şekilde rahatlıyorsan, rahatına bak Selami kardeş..
Altın yere düşmekle pul olmaz!
Unutma bunu..!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here

five + four =