KESER DÖNER SAP DÖNER, GÜN GELİR HESAP DÖNER!

CHP Hatay Milletvekili Fuat Çay, Baykal’a muhalefet eden Eşref Erdem’e yakınlık gösterince Deniz Baykal’ın gazabına uğradı.
Daha düne kadar attığı adımı bile Baykal’a söyleyen Çay’ın bu tavrı, ‘ceza’lık oldu.
Baykal yine her zamanki tek adam ‘demokrasisini’ kullandı, kendine has metodla faturayı kesti..
Sonuç:
Çay’ın, “Hatay’ın CHP’deki sesi benim!” hayalleri böylece suya düştü..
Böylesine bir gidişat kime yaradı dersiniz?
Gökhan Durgun’a
Veee..
Aziz Yazar’a!..
Gökhan Durgun iki numaraydı.. Bir numaraya terfi etti..
Aziz Yazar da bronztan, gümüşe geçiş yaptı..
Nedir tüm bunların anlamı?
Parti Meclisi mükafatı!
***
Şimdi önümüzde iki türlü senaryo var..
Bir:
* CHP İlçe Başkanı Nihat Karpuz’un Fuat Çay’a olan yakınlığının yerel seçimlerde göreceği hasar..
İki:
* CHP ilçe kongresindeki rövanşın ayak sesleri yükselmiştir. İskenderun’daki aday gösterme gücü ve kudreti Aziz Yazar’a geçmiştir..
Bu iki görüşün de, parti içinde dile getirildiği bir gerçek..
Ancak, kim ne derse desin, Fuat Çay’ın popülaritesindeki düşüş, Aziz Yazar’a ‘İskenderun’daki adayını sen belirle’ yol ve hakkını sağlamıştır..
Yanlış anşılmasın.. Fuat Çay ile Aziz Yazar arasındaki olası bir gerginlikten söz etmiyorum.. Öyle birşey yok..
Ama, teşkilattaki ‘tek ses, tek yumruk’ rolündeki aktörler değişmiştir..
Sadece bunu demeye getiriyorum!
Bakalım CHP’nin ‘aday’ belirlemedeki gidişatta mutlu son ne zaman!
İNANILIR GİBİ DEĞİL!
Anne ve babaları anlıyorum.. Bugüne dek 100’ün üzerinde telefon aldım..
Sanki bütün İskenderun, çocuklarını sigortalı yaptırmazlarsa, ileride emeklilik hakkını yitirecekler..
Daha düne kadar reklam vermekten kaçınanlar bile, küçük çocuğu için reklam filmi çektirmek istedi, kimileri katalog yaptırmaya niyetlendi, kimileri de kapı kapı reklam ajansı aradı.
Ortak nokta, çocukların geleceği..
Bir gecede neler mi değişiyor?
1. Yıllar sonra emekli olurken, 10 puan (yüzde 20) fazla, emekli aylığı alacaklar.
2. Yıllar sonra emekli olduklarında, başka bir işte çalıştıkları zaman emekli aylıkları kesilmeyecek. Emekli aylıklarının yüzde 15’i oranında “Sosyal Güvenlik Destek Primi” ödeyecekler.
Yalnız bir sorun var..
Bugün sigortayı düşünüp de, çocuklarının 2060 ila 2070’teki emekliliğini hayal edenleri üzmüş olmak istemem..
Biliyorsunuz ki, günümüz hayat koşullarında bir insanın yaş ortalaması 55 ile 60’larda seyrediyor..
80’li yıllarda bu oran, 70’lerin üzerindeydi..
Aklıma Dörtyol’daki çevre paneli geldi..
Hani 2070’te yazılmış bir mektubun slaytına  fena halde takılmıştım da, bizleri nelerin beklediğini yazmıştım..
Unutanlar olmuştur belki, hatırlatayım o halde:
“Yıl 2070..
50 yaşına henüz bastım ama görüntüm 85 yaşındaki bir insanın ki gibi..
Yeterince su içemediğim için böbrek sorunları yaşıyorum.
Korkarım ki, yaşamak için çok vaktim yok.
Ben bu topluluktaki en yaşlı insanım…
5 yaşında bir çocuk olduğum günleri hatırlıyorum.
Parklarda pek çok ağaçlar evlerde güzel bahçeler vardı.
Ve ben yarım saat boyunca büyük bir zevkle duş alırdım.
Bugünlerde ise cildimizi temizlemek için mineral yağlı havluları kullanıyoruz.”
Diye devam ediyor..
Mektubu hatırladınız değil mi?!
Tarihe dikkat ettiniz mi?
Her ikisi de 2070’e denk geliyor..
Umarım dünya, o tarihte bize cömert davranmaya devam eder..
Yoksa, gidişat hiç de umut verici değil..

CHP Hatay Milletvekili Fuat Çay, Baykal’a muhalefet eden Eşref Erdem’e yakınlık gösterince Deniz Baykal’ın gazabına uğradı. Daha düne kadar attığı adımı bile Baykal’a söyleyen Çay’ın bu tavrı, ‘ceza’lık oldu. Baykal yine her zamanki tek adam ‘demokrasisini’ kullandı, kendine has metodla faturayı kesti..Sonuç:Çay’ın, “Hatay’ın CHP’deki sesi benim!” hayalleri böylece suya düştü..Böylesine bir gidişat kime yaradı dersiniz?Gökhan Durgun’a Veee..Aziz Yazar’a!..Gökhan Durgun iki numaraydı.. Bir numaraya terfi etti..Aziz Yazar da bronztan, gümüşe geçiş yaptı..Nedir tüm bunların anlamı?Parti Meclisi mükafatı!***Şimdi önümüzde iki türlü senaryo var..Bir:* CHP İlçe Başkanı Nihat Karpuz’un Fuat Çay’a olan yakınlığının yerel seçimlerde göreceği hasar..İki: * CHP ilçe kongresindeki rövanşın ayak sesleri yükselmiştir. İskenderun’daki aday gösterme gücü ve kudreti Aziz Yazar’a geçmiştir..Bu iki görüşün de, parti içinde dile getirildiği bir gerçek..Ancak, kim ne derse desin, Fuat Çay’ın popülaritesindeki düşüş, Aziz Yazar’a ‘İskenderun’daki adayını sen belirle’ yol ve hakkını sağlamıştır..Yanlış anşılmasın.. Fuat Çay ile Aziz Yazar arasındaki olası bir gerginlikten söz etmiyorum.. Öyle birşey yok.. Ama, teşkilattaki ‘tek ses, tek yumruk’ rolündeki aktörler değişmiştir.. Sadece bunu demeye getiriyorum!Bakalım CHP’nin ‘aday’ belirlemedeki gidişatta mutlu son ne zaman!
İNANILIR GİBİ DEĞİL!Anne ve babaları anlıyorum.. Bugüne dek 100’ün üzerinde telefon aldım..Sanki bütün İskenderun, çocuklarını sigortalı yaptırmazlarsa, ileride emeklilik hakkını yitirecekler..Daha düne kadar reklam vermekten kaçınanlar bile, küçük çocuğu için reklam filmi çektirmek istedi, kimileri katalog yaptırmaya niyetlendi, kimileri de kapı kapı reklam ajansı aradı. Ortak nokta, çocukların geleceği..Bir gecede neler mi değişiyor?1. Yıllar sonra emekli olurken, 10 puan (yüzde 20) fazla, emekli aylığı alacaklar.2. Yıllar sonra emekli olduklarında, başka bir işte çalıştıkları zaman emekli aylıkları kesilmeyecek. Emekli aylıklarının yüzde 15’i oranında “Sosyal Güvenlik Destek Primi” ödeyecekler.Yalnız bir sorun var..Bugün sigortayı düşünüp de, çocuklarının 2060 ila 2070’teki emekliliğini hayal edenleri üzmüş olmak istemem..Biliyorsunuz ki, günümüz hayat koşullarında bir insanın yaş ortalaması 55 ile 60’larda seyrediyor.. 80’li yıllarda bu oran, 70’lerin üzerindeydi..Aklıma Dörtyol’daki çevre paneli geldi..Hani 2070’te yazılmış bir mektubun slaytına  fena halde takılmıştım da, bizleri nelerin beklediğini yazmıştım..Unutanlar olmuştur belki, hatırlatayım o halde:“Yıl 2070..50 yaşına henüz bastım ama görüntüm 85 yaşındaki bir insanın ki gibi..Yeterince su içemediğim için böbrek sorunları yaşıyorum.Korkarım ki, yaşamak için çok vaktim yok.Ben bu topluluktaki en yaşlı insanım…5 yaşında bir çocuk olduğum günleri hatırlıyorum.Parklarda pek çok ağaçlar evlerde güzel bahçeler vardı.Ve ben yarım saat boyunca büyük bir zevkle duş alırdım.Bugünlerde ise cildimizi temizlemek için mineral yağlı havluları kullanıyoruz.”Diye devam ediyor..Mektubu hatırladınız değil mi?!Tarihe dikkat ettiniz mi?Her ikisi de 2070’e denk geliyor..Umarım dünya, o tarihte bize cömert davranmaya devam eder..Yoksa, gidişat hiç de umut verici değil..

Yılmaz Akpınar
1974 doğumlu. Güney Medya'da müdür. İskenderun'un önde gelen gazetecilerinden.