Yerel seçimlerde en çok tartışılan belde şüphesiz Karayılan..
Maden mi işliyor, bilmiyorum..
Sanki küçük İstanbul..
İskenderun’dan fazla değer görüyor. Kimse kusuruma bakmasın ama, adayların ne yaptığını bilen yok. Fırtına öncesi sessizlik almış başını gidiyor.
AK Parti’nin adayı Hayrullah Terlemez’in sesi soluğu çıkmıyor.
MHP’nin adayı aynı keza..
CHP’nin adayı Deniz Saraç Demir, ‘baskılar üzerinde siyaset yapmaya çalışıyor..
Üstelik kadın..
Düşünsenize, CHP’nin genel merkezi kadın bir aday belirliyor, bölge milletvekilleri ‘tamam’ diyor.. Karayılan belde örgütü ise itiraz ediyor..
Neymiş!
Deniz Demir, Karayılan’a yabancıymış..
Oy alamazmış!
Yok daha neler!
CHP, bir zamanlar Hatay’da İnal Batu’yu milletvekili çıkarırken aklın neredeydi?
Üstelik Deniz Demir, Saraçlar’dan.. Hiç de Karayılan’ın yabancısı falan değil..
Kaldı ki, site bölgesinde 4 bin 600, belde bölgesinde bin 800 seçmen var..
Etti mi size 6 bin 400 seçmen..
Karayılan CHP belde örgüt yönetimine soruyorum..
Sitedeki seçmeni kastederek, hangi mesajı vermek istiyorsunuz?
Her haneyle bire bir mi görüştünüz, yoksa birileri sizin adınıza görüştü mü?
Karayılan’a kadın aday istemeyen siz misiniz, yoksa teşkilatı dışarıdan yönetmek isteyen başka birilerine mi güveniyorsunuz?
Olacak şey değil!
Karayılan, Karayılan olalı ‘siyasete’ bu kadar alet edilmedi..
Herkes bir tarafından tutmaya çalışıyor.
Doğrudur.. Kafalarında ‘çoğunluk’ hesabı yapmaya çalışan birileri, sitelerin gücünü kullanmaya çalışıyor..
Daha açık yazıyorum.. Göreceksiniz ki, Karayılan’da AKP’den Hayrullah Terlemez seçimi kazanamayacak.. CHP’den Deniz Demir’in de şansını ellerinden alacaklar.. MHP’yi de diskalifiye edecekler..
Çünkü, konuşan konuştu.. Mesajını vermek isteyen verdi, fırtına dindi..
Yeni bir aday var.. Üstelik bağımsız!
Kimin desteklediği de ortada..
Birbirimizi kandırmaya gerek yok..
Bugün Karayılan’da seçim bürosunu açıp, ‘bağımsız’ yönde adaylığını koyan A. Ercan Bayraktaroğlu’na bu seçim şimdiden hayırlı olsun..
Şaka yapmıyorum, gerçeklerle yüzleşin artık!

MİLLETVEKİLLERİMİZE DUYURULUR!
Bu sadece Karayılan’ın meselesi değil.. ‘Çoğunluk’ üzerinden avantaj kurmayı hesaplayanların dünyasında ‘demokrasi’ olmaz!
Baskı ve demokrasi, birbirlerine o kadar zıt iki kavram ki, telaffuzu bile insanı ürpertir.. Seçimlerde, kararsızların geri planda durmasının en büyük ölçüsüdür bu.. Dikkatlice bakıldığında, kararsızların neden en büyük çoğunluğu oluşturduğu daha net görülür.. İskenderun için tartışma konusu olan Belen hudutlarının genişletilmesi ne kadar yanlış ise, hizmetlere susamış bir Karayılan’ın Azganlık’la birleştirilmesinin gündeme gelmesi de o kadar doğru bir adım olacaktır..
Belen örneği hataydı.. Çünkü kendine yetmeyen bir belediyeye, yeni alanların sorumluluğunu veriyorsunuz. Ama Karayılan ve Azganlık beldelerinde iki belediye, iki belediye kadrosu, personel ve iki ayrı bütçe var.. Ve her ikisi de, yan yana.. Koca panolar olmasa, yol güzergahı her iki mevkiiye uzanıyor..
Güçleri birleştirmek varken, neden kopuk hizmet anlayışından vazgeçmiyoruz ki?
Bence değişim olacaksa, bi iki belde üzerinden örneklendirme yapmak mümkün.
İstanbul örneğini unutmadık.
Yeni düzenleme ile birlikte Büyükçekmece, Çatalca, Silivri, Şile ve Sultanbeyli ilçelerinin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlanmış olduğunu biliyoruz..
Bir de Karayılan’a bakalım..
Memleketin CHP Karayılan Belde Yönetimi iki kelimeyi bir araya getiremiyor..
Açıklamaya bakar mısınız?
4 bin 600 seçmen olan bölgeye ‘site bölgesi ilan eden yönetim, bin 800 seçmeni olan bölgeyi ‘köy’ olarak nitelendiriyor..
Bence bu anlayışla, Karayılan’dan ne köy olur ne de kasaba!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here

17 + 16 =