Beldelerde AK Parti’nin hangi adaylarla seçime gireceğini öğrendik.
Bir tek Antakya ile İskenderun’un adayı kaldı.
Yine CHP’nin birkaç merkez dışında adaylarının kimler olduğu belli..
Neredeyse iki ay sonra da seçim yapılacak.
MHP bana göre en doğru adayını buldu.
Genç..
Dinamik..
Efendi ve saygılı bir isim..
İbrahim Gül’ün mitingine katıldım. Yaklaşık 4 bine yakın seçmen vardı alanda.
Çokkatlı Otopark’ın yan cephesi bir baştan, diğerine kadar doluydu..
Gelenlerin tamamı da coşkulu..
İbrahim Gül’ün mutevazi hali halen gözlerimin önünde..
Alanı dolduran herkesle göz göze gelmeye çalıştı..
Tabii, yalnız değildi..
MHP Hatay Milletvekili S. Turan Çirkin ile İzzettin Yılmaz..
Kırşehir Milletvekili Metin Çobanoğlu..
MHP Hatay İl Başkanı Şefik Çirkin yanıbaşındaydı..
Ve ‘işte sizin evladınız’ diye tanıttıkları adayları İbrahim Gül’e bir dönem için ‘yetki’ istediler..
Elbetteki kolay olmayacak..
İbrahim Gül, yıllardır işbaşında olan rakiplerine karşı iki aylık bir süre içinde kendisini anlatacak, seçmene güven verecek, oy isteyecek.
İbrahim Gül’ü gerçekten zor bir iş bekliyor.
Ancak, Gül’ün azmi ve iddiası, oldukça büyük bir etki bırakıyor..
Dahası inançlı..
O da, diğer adaylar gibi demokratik bir yarışa giriyor..
O demokratik sürecin sonunda seçilen bir aday olarak seçmenin kafasında herhangi bir soru da bırakmadı.. Çünkü o sorular, o önseçim sürecinde sorulmuş ve yanıtlanmış oldu.
Bu yüzden çok rahat bir görüntü veriyor İbrahim Gül..
Makam ve mevki hırsı yok..
Sadece şunu diyeceğim..
Bu seçimin hoşgörü ve dayanışma içerisinde geçeceğine kuşkum yok.
Miting alanına gelince.. Tam bu cennet İskenderunumuz’a göre, şarkılı/türkülü ve samimi bir hazırlık olmuş.
Toplumdaki her eğilimden esintiler var!
Atılan sloganlar bile milli değerlerimize işaret ediyor.
Zaten MHP Hatay İl Başkanı Şefik Çirkin de buna dikkat çekiyor..
“- Alevisi/Sunnisi hep bir arada birleşelim. İskenderunumuz’a en güzelini verelim” sözleriyle ‘beraberlik’ vurgusu yaptı.
Özetle..
Kalbimizin ‘İskenderun sevdası’ ritmiyle atıyor olması ise, bu kriz ortamında artık iyice kucaklaştığımızın bir işareti!
Ortada yankılanan müthiş bir şarkı var..
Şarkının, bir tek kesime değil, kentin tüm ideolojik katmanlarına enjekte olması da zaten İskenderun’un genel durumunu gösteren bir başka örnek!
Bu şarkı kesin ses getirecek, buna eminim!

VER PARAYI, AL HABERİ!
Hatay’da yayın yapan bir yerel gazete yerel seçim sürecinde bürosunun önüne “seçimi kazanmak istiyorsanız güçlü kadromuzla hizmetinizdeyiz” şeklinde afiş astı.
Oh ne güzel!
Bir de hedefleri var..
Bürolarının önüne astırdıkları afişle, adayları, seçimi kendileriyle kazanmaya davet ediyor.
Yani iddialılar!
Adı neymiş bu gazetenin?
Yerel Tomurcuk Gazetesi.
Gazete, en başından amacını anlatıyor..
– Afişle 10 bin TL gelir elde etmek..
Söz konusu para olunca, basın meslek ahlakının rafa kaldırılması doğru mudur?
Bakınız..
Biri İskenderun’da, ikisi de Dörtyol’da olmak üzere 3 adaydan destek görmüş bu gazete.. Üç adaydan da toplamda 2 bin TL. almış..
Bu kadar basit.. Basarsın parayı, alırsın haberi..
Öyle mi?
Bir de kendilerince koydukları kurallar var..
Her aday için 2 bin 500 gazete dağıtılacak.
Adaylara 3 gün yayın yapma hakkı tanınacak, falan/filan..
Ya diğer adaylar..
Onlar para vermeseler, konuşma hakları ellerinden mi alınacak?
Söyler misiniz bana..
Tarafsız habercilik bu anlayışın neresinde?
İlkeli duruş tabiri, bu gazetenin ölçüsü değil mi?
Dürüstlük kavramının ne anlam taşıdığını biliyorlar mı?
Bilselerdi, zaten o gazeteyi dingonun ahırı gibi kullanmazlardı.
Bir de tıpış tıpış İskenderun’dan bir aday adayımız icabet ediyor bu anlayışa..
Parası çok herhalde..
O gazete lütfedip, İskenderun’daki ismi açıklasa da..
Hep birlikte okuruz bunu!

İLGİNÇ MATEMATİK!
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından İlköğretim Okulları için, Hülya Nalan Mamaç, Nevzat Ünsal ile Fatma Derya Yavuz’un yazdığı yeni müfredata göre hazırlanan İlköğretim 3’üncü sınıf Matematik Öğrenci Çalışma Kitabı’nın 85’inci sayfasındaki soru dikkat çekti. Kitapta, ‘İlginç’ başlığıyla verilen soru şöyle:
“Levent ve Bülent oğullarıyla balık tutmaya gittiler. Levent oğlunun tuttuğu balığın iki katı kadar balık tuttu. Bülent de oğlunun tuttuğu balığın iki katı kadar balık tuttu. Toplam 21 balık tutulmuştu. Levent’in oğlunun adı Mert’ti.
– Bülent’in oğlunun adı nedir?
– Her biri kaç balık tutmuştur?”
(…………)
Düştüğümüz duruma bakar mısınız?
Olmayan, hayali bir isim bulmanızı istiyorlar..
Vah ki, vah, vah!!!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here

six + seventeen =