Sanayici ve işadamlarımızın en belirgin özellikleri nedir, diye sorarlarsa, yanıtım şudur:
– Yaşamında ve yaptığı her işte mükemmeli aramak. İkinci özelliği, sosyal sorumluluk bilinci ile ilgili bütün girişimlere yardımda bulunmak..
Bunu ispatlayan güzel bir örneği, Rapor Dergisi’nde Mehmet ve Ahmet Basmacı kardeşler  anlattı:
Basmacı kardeşleri tanımam..
Ama Yaşar Diken’e ait Rapor Dergisi’nde hayat hikayelerini okuyunca etkilendim..
Görüyorum ki, her sanayici veya işadamının yaşamı zorluklarla geçmiş..
Azmin ve kararlılığın yol açtığı başarı merdivenlerinden tırmanmak pek de kolay değilmiş..
Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı’nın yaşam öyküsünde..
Daha dün yazdığım Atakaş Şirketler Grubu’nun Patronu Recep Atakaş’ın ‘Kazanmak zor, kaybetmek daha kolay’ sözlerinde..
Ve daha bir çok işadamının yaşam felsfesinde hep aynı kavram saklı:
– Başarı gelmez, başarıya gidilir..
Dikkat ettiniz mi?
Hangi işadamı olursa olsun, verdikleri her röportajda şunu okursunuz:
Ya eğitimini yarıda kesip, aileye katkı sağlamıştır..
Ya da her zor koşulda mücadale üstüne mücadele vermiştir..
Hayat tecrübesi ve birikim böyle birşey..
***
Basmacı kardeşlerin üzerimde etki bıraktığı yanları, genç olmaları..
Mehmet Basmacı 35 yaşında.. Kardeşi Ahmet Basmacı ise 32..
1995’te ‘Kısmet Suntacılık’ adı altında ilk işyerleriyle profesyonelliğe adım attılar.. Ardından çekmece rayı üretimi geldi.. Derken Baymet, sonra da Baymetal firması doğdu..
Şimdi, Ortadoğu ülkeleri başta olmak üzere en az 20 milyon dolarlık ihracatı hedefliyorlar.
Demek ki, azmin yaşı yokmuş..
Bir zamanlar ciddiye alınmayan gençler, bugün planlı hareket etmenin meyvelerini yiyor.. Ticaretin genel kurallarına riayet ediyorlar.. Nedir o?
* Hatalardan ders çıkarıyorlar, bunu tecrübe olarak kabul ediyorlar..
* Dürüstlükten ödün vermiyorlar..
* Kaliteye önem veriyorlar..
* Çalışana güveniyorlar..
* Disiplin içerisinde, ama mütevazı davranıyorlar..
* Her çalışanı, şirketin bir hissedarı olarak görüyorlar..
Basmacı kardeşlerin öyküsünü okurken, odaklandığım bir nokta daha var..
– Paradan çok, insan kazanmaya olan bağlılıkları..
Bu yaklaşımlarını bakın nasıl anlatıyorlar:
– Bir firma, insanın azmiyle büyür.. İnsan olmasa zaten parayı kazanamayacağız. O nedenle de insanı kazanmak için ona değer vermemiz ve ona değerli olanı layık görmemiz gerekiyor..
Bence, Basmacı kardeşlerin paylaştıkları bu bilgilerin hepsi birer ‘tecrübe’ kaynağı niteliği taşıyor.
O yüzden, yazılanlar beni hiç şaşırtmıyor.
Her işadamının ‘vizyonunda’ yer alan bu temel kurallar değil mi ki, İskenderun’u ileriye götüren.?
Hep deriz ya.. Falanca işadamının çok parası var..
Hayır efendim, tam aksine aklını kullanıyor sadece..
Geleceği görüyor.. Uygun zamanı ve uygun hamleyi bekliyor..
Bunu yaparken de, istihdamla büyüttüğü bir aile, güçlü bir gelecek kazandırıyor Türkiye’ye..
Mesele bu kadar basit aslında..
O bakımdan, ne zaman cesur işadamlarıyla ilgili bir yazı okusam, mutlu oluyorum..
Yeni dünya düzeni bu:
– Kıskanmadan doğru bildiğiniz yoldan yürümek..
Basmacı kardeşlerin şu sözleri çok önemli, not edin:
– Çok okuyalım ve araştıralım. Para uğruna geleneklerimizi, göreneklerimizi, gururla, övünçle bahsettiğimiz tarihimizi unutmamalıyız. İşinde başarılı büyük insanların tecrübelerinden yararlanarak, kıskanmayarak, onların olumlu yönlerini örnek alarak, yaşam felsefemizi oluşturmalıyız.
Ne diyebilirim ki..
İskenderun böyle insanlarla yükseklere tırmanıyor..!

BİLEN VE BİLMEYEN
Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen, bir aptaldır. Ondan sakının.
Bilmeyen ve bilmediğini bilen, öğrencidir. Ona öğretin.
Bilen bildiğini bilmeyen, uykudadır. Onu uyandırın.
Bilen ve bildiğini bilen akıllıdır. Onu izleyin.
(Asya Atasözü)

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here