İskenderun Belediye Meclisi 2. Oturumunda kent sorunlarına eğilim gösterdi. Özellikle de su sorunu.. Meclisin, kanal kullanım payının iadesinden tutun da, ücret tarifesindeki değişikliğe kadar birçok noktada iyileştirmelere gitmesi hizmet anlamında olumlu bir adım. Yalnız kent konseyi konusunda AK Parti Belediye Meclis Üyesi İbrahim Yaran’ın Kent Konseyi’ne belediye meclisinden üye seçimi ve temsilinin Danıştay’ca iptal edildiği hükmünü, İçişler Bakanlığı’nca yayınlanan Kent Konseyi Yönetmeliği’nin ilgili maddelerine dayatması, CHP kanadına soğuk duş etkisi yaşattı.
Bana ilginç gelen şu oldu. Yaran’ın, Encümen’de yer alan CHP’li meclis üyelerinin arasına bir de AK Parti’li bir üyenin bulunması gerektiği fikrine CHP Belediye Meclis Üyesi Bülent Akbay’ın verdiği yanıt..
“- Ne zaman ki, Maliye Bakanlığı’na Kemal Kılıçdaroğlu’nu atarsınız, biz de encümende benzer bir yaklaşım sergileriz” şeklindeki açılımı, bana göre Akbay’ın ‘Saydam Belediyecilik’ adına ortaya koyduğu kırmızı çizgileri ihlal etti.
Belediye meclislerinin ana görevi, İskenderun’da yapılması planlanan hizmetleri masaya yatırmaktır. Ortak kural budur.. CHP eğer yanlış yapmadan, hizmet aktarımının sürekliliğini sağlayacaksa, bunu kurallarına uygun bir şekilde yürütür.
AK Parti hükümetinin yaptığı yanlışlara göre, CHP itiraz hakkı kullanacaksa, o halde CHP’nin her yanlıştan kendilerince bir doğru çıkarmasını bekleriz..
O zaman çıkıp, AK Parti’nin vizyonuna uygun her kalıbı yontup, kamuoyunun önüne sunalım.. Akbay herhalde latife yapmak istemiştir.

AKP/MHP İTTİFAKI..
İskenderun’da yaşanan olumsuzlukları mecliste paylaşan kanadın AK Parti olmasını bekliyordum. Ama tam tersi oldu. İki üye ile mecliste temsil gösteren MHP’nin kent sorunları hakkında daha baskın çıktığını söyleyebilirim. MHP Belediye Meclis Üyesi Garip Şandır, gelişmeleri yakından takip eden bir isim.. Mutlaka söz alıp, bazı olumsuz noktalara vurgu yapıyor. Yine konuştu ve bu kez yol, sirk, seyyar, kaçak yapılaşma konusunda önemli uyarılar yaptı..
Bir uyarısı da, AK Parti Belediye Meclis Üyesi Doğan Erten’e uygulanan haksızlıkla ilgiliydi. Deniz Alayı mıntıkasında bulunan benzin istasyonu için, eski belediye başkanının uyguladığı tasarrufu hatırlatıp, yolun keyfi kapatıldığını açıklaması, Doğan Erten için bir dirsek temasıydı. Yanlış anlaşılmasın.. Dün açık olan bir refüjün, mazeretsiz kapatılmasına ben de karşıyım. Ama, hatırlatmanın MHP kanadından gelmesi, AK Parti ile ittifak kapısının aralandığı fikrini hafızalara getirdi.

“GELECEĞE BAKALIM”
Meclisin en gergin ismi, DP Belediye Meclis Üyesi Ali Kılıç Çirkin’di.. Geçmiş yönetim hakkında ortaya konulan iddialara tepki göstermekte gecikmedi. E-91 karayolunun Ağır Bakım Askeri Tesisleri ile Pac Meydanı arasında kalan bölümde yol planı hakkında ortaya konulan itirazlara yanıt verirken, “Yaptığımız herşey nizamlı ve yasalara uygun. İşte dosyalar elimde. Her hizmetin, hukuken dayanağı var. Artık geçmişle değil, gelecekte İskenderun için neler yapabiliriz, onu konuşalım” dedi. Çirkin’in tepkisi bununla da sınırlı değil.. Bülent Akbay’ın, belediye meclisi çalışmalarında iş bölümü ve etkinlik sağlaması amacıyla önerdiği, “Belediye’nin Tüm Varlıklarını Tespit ve Araştırma Komisyonu ve Belediye Gazinosu, Kapalı Spor Tesis ve Sebze Hali İhalelerini Araştırma Komisyonu, bir şekilde eski yönetimi hizmet alımlarıyla yüz yüze getirecek.. Bu da neresinden bakılırsa bakılsın, DP kanadının canını sıkıyor. Ali Kılıç Çirkin’in, “gelecekle ilgili neler yapabiliriz” tepkisi bu yüzden..
Yalnız, ortada halen bir belirsizlik var..
Ortada bazı komisyonlar öneriliyor. CHP kanadı, geçmişi sorgulamak adına, bazı bulgulara rastlıyor. Örneğin, belediye spor tesislerinde ve briç kulübünde bulunan malların hiçbir kaydının olmadığını tespit ediyor. Gerçi, binlerce liralık envanterler ilgili memurların zimmetine veriliyor. Ancak, bu tür kaygılar bile ilgili komisyonların kurulması için CHP tarafını kuşkulandırmaya yetiyor.
Geçen de yazdım. Meclis olmasa, hiçbirşeyi öğrenemeyeceğiz. Halen neyin doğru, neyin yanlış olduğu konusunda şüpheler var. Tabii ki, doğruların ortaya çıkması için zamana ihtiyaç var. Bülent Akbay’ın “Bilgiye ulaşma kanalları açılmıştır. Önümüzdeki günlerde başlatacağımız ve düzenli olarak yapılacak basınla buluşma toplantılarıyla, kamuoyuna düzenli ve seri bilgi akışı sağlanacaktır” tezinin bir an önce hayata kavuşmasını bekliyorum. Çünkü bir ay geçti, ama halen bir tek basın toplantısı bile gerçekleşemedi. İlginçtir, İskenderun Belediyesi’ne yönelik eleştirilere yanıt vermekte geciken bir sistem, sessiz sedasız işliyor..
Akbay’ın, “İskenderun’u İtalya yapacağız’ söylemiyle bu iş bitmiyor.. Artık, icraat anlamında bir adım bekliyoruz.
Bu yüzden hizmette ‘ortak aklı’ öneriyorum..
***
Ve son not.. Dünkü meclis, üyelerin “gündemdışı’ konuşmalarına sahne oldu. Her ne hikmetse, gündemi konuşmak son dakikalara kaldı.
Sağolsun, belediye başkanı Yusuf Civelek, büyük bir sabırla herkesi dinledi, ama merakla beklediğim birçok konu hakkındaki samimi görüşlerini dinleme olanağım olmadı. Çünkü, başkan Civelek’in hizmet stratejisini henüz çözümleyebilmiş değilim.
Meclis üyeleri sağolsun, gündemi konuştuklarının farkında olmadan gündemdışı görüş aktardıklarını sandıklarından, Başkan Civelek’e anlatacak birşey kalmadı.. Mikrofonu kapan konuştu, bize de 1 saat sonra salondan çıkmak nasip oldu.
Darısı 3. Oturuma..!

YOĞUN GÜVENLİK!
Esin Gazetesi’nden Yasemin uyardı:
“- Abi, 10 yıldır gazeteciyim. Yüzlerce kez belediyeye girdim, çıktım, haberleri takip ettim. İlk defa üzerim iki kez arandı.”
Baktım ki, bir meslektaşım daha şikayetini dile getirdi..
Sonra baktım ki, kapıda üç güvenlik.. İçeride iki güvenlik.. Kapıyı kontrol eden güvenliği saymıyorum bile..
“Hayırdır” demekten kendimi alıkoyamıyorum..
Elbetteki güvenlik işini yapacak.. Ama 10 senedir belediyeye girmiş, çıkmış basın mensuplarına da bunu reva görenlere de ‘bravo(!)’ diyorum, başka da birşey demiyorum..

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here