İskenderun Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek iki gündür Ankara’da.. İskenderun’un sorunlarına çözüm bulmak üzere yoğun gayret gösteriyor, sorumluluk alıyor. Ankara’da ilgili Bakanlıklarla görüşmesi, İskenderun’un menfaatine..
Örnekleri var çünkü..
İşte Kızıldere.. Ödeneği programa alındı. Yakında ıslah edilecek..
Feyezan’ın temizlenmesinde büyük katkısı var Kızıldere’nin..
E-91 üzerindeki köprü de yenilenecek..
Yapılacak hizmetler bunlarla sınırlı değil..
Sayın Civelek’ten bu önemli bilgileri telefonla görüşürken edindim.. Belediye Başkanı Sayın Civelek, o sıralar Ankara yolundaydı..
Kızıldere ödeneğini konuşurken, Meydan Mahallesi’ne değindi..
MKÜ ve denize bakan sırtlardaki ilkel görüntüye müdahaleyi konuştuk..
Sayın Civelek umutlu:
– “Mahalle sakinleriyle görüşmeler sürüyor.. Halkın bilgisine, görüşlerine başvuruluyor.. Vatandaşın gönlü, rızası varsa, parası ödeniyor, evi yıkılıyor. İskenderun’da güzel şeyler olsun diye, herkes fedakarlık gösteriyor.. Meydan Mahallesi bizim, daha güzel bir görüntüye sahip olması boynumuzun borcu..”
Dahası var..
Sosyal belediyecilik anlayışı her plaformda etkin yaptırımlara vesile oluyor.
Su tüketimindeki indirim, özürlü vatandaşlara sağlanan kolaylıkları biliyorduk.
Peki yıllardır raflara kaldırılan KEY ödemelerine ne demeli?
Belediye emeklisi artık KEY ödemelerini alabilecek..
İskenderun Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek’in, bu konudaki girişimi sonuç verdi.
Gelelim mahallelere..
Sayın Civelek, yeşil alanlar konusunda hassas.. Talimatlar yağdırıyor..
Mustafa Kemal Üniversitesi başlangıç noktası.. Çok güzel ve geniş sahalarda yeşil alanlar, parklar kazandırılıyor..
Sakarya, Modern Evler ve Numune Mahallesi’ne çağdaş semt pazarları kuruluyor..
Bu arada..
Sosyal Belediyecilik çalışmalarını unutmayalım..
Sayın Civelek sıralıyor:
– “AB fonlarını kullanmaya, belediyemize kanalize etmeye çalışıyoruz. Kadınlarımıza ve gençlerimize meslek edinme hakkı sağlamak adına projeler üretiyoruz..
Bir örnek daha..
Biliyoruz ki, Mustafa Kemal Üniversitesi bünyesinde kurulmuş olan Mekatronik Kulübü bir ilk olarak AMANOS isimli aracı ile FORMULA-G 2009 Güneş Arabası yarışına katılıyor.
Bu noktada, İskenderun Belediyesi’nin katkılarını görmek mümkün. Sayın Civelek, öğrencilere destek vermekle birlikte, moral açısından olumlu katkılar da sağlıyor.
Özetle..
Sayın Civelek, halkla içiçe.. İskenderun Belediyesi’ni, toplumda ‘güvenirliliği’ olan bir kurum haline getirmeyi başardı. Üstelik dört ayda..
Şu sözleri çok önemli:
– “Herkese, her kesime sesleniyorum. Lütfen kısır çekişmeleri bir kenara bırakalım.. Ben geçmiş dönemin defterlerini kapattım. Sadece ileriye bakıyorum.. Halkımın menfaatlerini koruyan, İskenderun’a hizmetleri içeren her çalışmanın sorumluluğunu taşımaya çalışıyorum. Ankara’dan güzel ve yararlı neticelerle dönmek istiyorum. Yoksa, o şunu demiş, bu şöyle yapmış ya da ben şöyle demişim şeklindeki dedikodular kurumlara sadece zarar verir. Eğer İskenderun için çalışacaksak, o halde birbirimize el ve destek vermeliyiz..”
Mesele bu kadar basit aslında..
Sayın Civelek’in bu tutumunda çok samimi aktarımlar var..
Emin olun, bunlar cesaret isteyen şeylerdir.
Ve, İskenderunlular bu söylemlerden ders çıkarmalılar.
Dışarıda kasıtlı olarak sunulan her bilgiye riayet etmesinler..
Çünkü, 15 yıl boyunca yeterince zarar görmedik mi, bu tavırlardan..
Yaşanan bu kutuplaşmaların, zıtlaşmaların kent halkına ve İskenderun’a ne faydası oldu?
Sizce bunun hiçbir anlamı yok mu?
Bence var.
Demek ki, bizi birbirimize bağlayan bağlar sandığımızdan daha güçlü.
Demek ki, bu coğrafyanın, ortak dili dışında, ortak bir ruhu da varmış.
Bazı şeyleri unutmak lazım.
Geçmişi unutmazsak, geleceği kurtaramayız!

MUTLU SON!
Bu başlığı belediye çalışanları adına atıyorum. Çünkü son bir hafta, belediye çalışanları için ‘ızdıraplı günler’ olarak lanse ediliyordu.
Doğru ya da yanlış.. Ama, herkes birşeyler konuşuyor, birşeyler üretiyordu..
‘Baskı var’ sözü ağızdan ağıza dolaşıyordu..
Hizmet-İş Sendikası ile yeniden varılan anlaşma gösterdi ki, korkulacak bir durum yokmuş..
İskenderun Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek yine haklı çıktı:
– “Biz çalışanlarımızın demokratik hakkını gasp etmeyiz” şeklindeki sözleri karşısında, herhalde meydanı ateşe veren bazı kesimler gereken dersi almışlardır..
Lafı hiç uzatmayacağım..
Sayın Civelek’in, örnek alınacak bu tavrına en güzel cevabı yine Hizmet-İş Sendikası Şube Başkanı Mehmet Yetim verdi:
– “Yaşanan bu süreçte tarafsızlığını koruduğu için Sayın Belediye Başkanımız Dr. Yusuf CİVELEK’E ve yönetimine (siyasi parti ayrımı yapmaksızın) teşekkür ederiz.”
Demek ki neymiş..
Şimdi bu ortak mekanı genişletme, o mekana huzur getirme zamanı.
Böyle günlerde, bu iklimi bozacak, bu suyu bulandıracak her şeyden kaçınmak lazım!

“Ulla konusu bazı dernekler
tarafından fazla abartıldı”
‘Ulla, termik santral derken, raporlar temiz çıkıyor’ başlığıyla yayınlanan makaleme Erzin Çevre Koruma Derneği Başkanı Cemal Ertaç’tan bir yorum geldi.
Aynen aktarıyorum:

Sayın Yılmaz Bey..
Ben Erzin Çevre Koruma Derneği Başkanıyım.. Yazılarınızı zevkle okuyorum.
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi 1973 mezunuyum ve sosyal siyaset uzmanıyım,. Derneğimiz, Avrupa Birliği’ne giren ilk dernek olarak basında yer aldı ve AB ye çeşitli kereler projeler sunarak yüzlerce öğrenciyi Avrupa’nın çeşitli ülkelerine gönderen ve yurt dışından yüzlerce öğrenciyi Erzin’de konuk eden bir derneğiz.
Yumurtalık Termik Santrali’nin narenciyeye zarar vereceğini ve Sugözü’ne yapılmaması konusunda yetkilileri ve dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz’ı temel atma töreninde protesto etmiştik.
Şimdi sadece Erzin ilçemize dört adet Termik Santral planladılar,.
Ankara’da oturarak çevre ve doğa korunmuyor. Büyükşehir Belediyesi’nin bahçesine birkaç ağaç dikmeyle de çevreci olunmuyor.
Değerli arkadaşım, çevre konusunda faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinde TBMM’de konferans verebilecek kadar yetenekli ve iyi yetişmiş kültürlü insanlar vardır, Bizler ülkemizde yaşanabilir ve insan sağlığına uygun bir coğrafya için varız. Başka da hiçbir amacımız yoktur. Bu ülkeyi karşılıksız seviyoruz. Evet, Ulla konusu bazı dernekler tarafından fazla abartıldı ve şov olarak kullanıldı, bunu kabul ediyorum ama Ulla’nın denizde olması bile bir kirliliktir.
Ulla konusunda Birleşmiş Milletler Çevre Komisyonuna başvurmuş bir derneğiz. Konuyu onlara inceletmiş ve önemli sorun olmadığı kanısına varmış bulunuyoruz. Dünya’nın terk ettiği Termik santralleri savunmak bana göre bir milletvekilinin tarzı olmamalı. Seçildiği şehri ve insanların sağlığını parti programıyla karıştırmamalı.
Değerli arkadaşım, benim işyerim Dörtyol’da ama gazetenizi hergün okuyorum, duyarlılığınız için teşekkür eder başarı dileklerimi iletirim.”

YARIN: Asıl olan CHP mi, yoksa isimler mi?

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here