“Katar şeyhinin oyuncak şehri\” mi sandınız İskenderun’u..

Evvel yok idi, iş bu adet yeni çıktı..
\”Yeni adet\” şudur:
Ne zaman biraz ağır kaçacak bir \”Yatırım kritiği\” kaleme alsak..
Bazıları önceden tembihlenmiş gibi harekete geçiyorlar..
Diyorlar ki:
\”Hayır efendim, ortada usulsüzlükler var. Biz gereğini yapacağız.\”
Peki nereden çıkıyor bu \”İskenderun Belediyesi’nin koskoca Meclis üyesiyim\” vurgusu?
Nereden çıkacak?
Laf olsun torba dolsundan.. Adamlar, mecliste azınlık ama, kendilerini gösterme telaşındalar.. O yüzden gerek mecliste, gerek gazetelerinde kendilerince ‘engel’ teşkil edecek gazeteciler istemiyorlar.. Ama seçimlerde öyle değilerdi. Hergün basının kapısını çalan o isimler 180 derece dönmüş, ‘Biz falanca partiyiz, bizimle uğraşan zarar görür’ havasındalar..
Ama onların dilediklerine yazma hakkı var..
Üstelik seçimlerde kendilerine destek veren seçmene de, gazeteciye de..
Lafa bakar mısınız, “Zarar görürsünüz.”
Üstelik bunu söyleyen de, geçmiş yönetimi eleştiren, ‘dikta’ diye tabir ettikleri bir sistemden şikayet eden bir belediye meclis üyesi..
Üstelik de, münferit davranıyor..
Şimdi onlar o yolun yolcusu..
İstiyorlar ki, herkesi sindirsinler..
Çünkü böyle isimler, \”İskenderun Belediye Meclis Üyesi\” sıfatının, kendisine bir tür ayrıcalık sağladığına ve eleştiriden muaf tutması gerektiğine iman ediyor.
Bu nedenle…
Laf düşsün ya da düşmesin, sırası gelsin ya da gelmesin, gırtlağını patlatarak bazı gazetecilerin, aradan 5-6 ay geçtikten sonra \”Ortalığı bulandıralım\” diye haykırmaları boş değil..
Geçmiş dönemlerde ses çıkaramayan gazetecilere, bugün ‘Aslan’ muamelesi çekmelerinin de bir sebebi var.
Ben o sebebi de, onlara bu fikri verenleri de biliyorum..
Gazete baskı masraflarını birilerinin üzerine yıkmak isteyenleri de..
Binlerce dolar para kapmak niyetinde olanları da..
Madem fikir beyan etmek, ‘prim’ görecek bu memlekette, o halde herkes hakkına düşene razı olacak, öyle mi?..
* * *
Ama durun bir dakika…
\”Baas rejimi\”nde mi yaşıyoruz yahu?
\”Emirlik\” vatandaşı mıyız Allah aşkına?
Burası…
Her türlü eksiğine gediğine karşın…
Demokratik bir ülkedir…
Ve her demokratik ülkede olduğu gibi…
Burada da benim ile İskenderun’u yönetmeye çalışanlar arasında hiçbir fark yoktur..
Birileri düğmeye bastı herhalde..
Biz birleşelim, kenetlenelim diye haykırırken, nedense halen intikam ve ihtirastan beslenenmeye çalışanların var olduğunu görüyorum..
Bakın arkadaşlar..
Hepimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşıyız..
Türküm, Milliyetçiyim diye haykırmak, bana anamın ak sütü kadar helaldir, size de..
Hiçbir makam, bir ayrıcalık makamı değildir…
Bir hizmet makamıdır..
Meclis üyesi olmak da, hizmete talip olmak demektir..
Bu hizmet yapılırken de her türlü demokratik denetim mekanizmalarına açık olunacak.. Bu kadar..
Bunun ötesi var mı?
Kul muyuz biz? Köle miyiz?
Benim kişilik haklarım ne kadar kutsalsa…
Meclis üyesinin veya diğer bir gazetecinin kişilik hakları da, ancak o kadar kutsaldır..
Ne oluyor yahu?
\”Katar şeyhinin oyuncak şehri\” mi sandınız İskenderun’u?
* * *
Hem İskenderun, ilk defa mı belediye meclisi görüyor?
Çıkın, İskenderun’a otelleri nasıl getireceğinizi tartışın..
Çıkın, İskenderun’a alternatif yatırım kaynaklarını tartışın..
Çıkın, İskenderun’a yapılması gereken muhtemel projeler hakkında vatandaşlarla görüşün..
Bu ne arkadaş?
Hepimizden \”Saddam rejiminde yaşayan zavallı Iraklı\” tavrı beklemek kimin hakkı olabilir ki?
Hemen söyleyeyim:
Bu bir beklenti olarak kalacaktır arkadaş..!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here