Mete Aslan aylardır İskenderun’u düşünüyor. Onlarca ismi süzüyor, eliyor. Bir daha bakıyor. Bir daha soruyor. Karar vermek kolay değil.
Zamanla birlikte insanlar da değişiyor.
Yine de gerçek şu ki..
İskenderun önemli bir sol potansiyele sahipken bile, birçok kesimin taban oyları Mete Aslan’ın seçim kapısından rahatlıkla sandığa girebiliyor..
Herşeye rağmen tüm adaylardan avantajlı..
Bir adım önde yani..
Yalnız, diğer aday adayları da siyasete bileniyor.. Son adaylık başvuruları, aktörleri yavaş yavaş meydana itmeye başladı.
Kazanın kaynayacağı Ocak ve Şubat ayları kapımıza dayandı.
İşte İskenderun’da son durum..
***
İskenderun Belediyesi yüzlerce çalışanı ve yaklaşık 70 trilyon bütçesiyle, şehir değil, metropolün merkezidir.
Bu yüzden İskenderun’u alan İstanbul’u, Adana’yı almış gibi olur..
AK Parti’nin adayı belli ki Mehmet Soydan..
Mehmet Soydan’ın Cumartesi günkü açıklamasında bir söz dikkatimi çekti:
“Projelerin değil, icraatların kitabını yazdım..”
Bu sözü kullanmaya da, İskenderun’da aday gösterilmesine da fazlasıyla hakkı var Soydan’ın.
Diğer adaylar alınmasın.. Çünkü tahmin sıralamasını, o siyasetçinin görev ve hizmetlerindeki ölçüye göre değerlendiriyorum..
Mehmet Soydan’ın aday gösterilmesi, bana göre AK Parti’ye önemli ölçüde oy kazandırır.. Klasik konuşup, sebebini de isminin diğer adaylara nazaran daha çok ilgi görmesine bağlamayacağım. İster şahsi oy deyin, ister hizmet oyu.. O potansiyel halen kendisinde vardır ve kazanımlara yönelik kullanım süresi geçerlidir..
***
MHP’de ibre İbrahim Gül’ü gösteriyor..
Etkinliği, parti ve gençler üzerinde aktif yönde..
Peki ya CHP..?
Kulağıma bir isim fısıldanıyor… Zafer Kutlu..!
Bana göre de doğru tespit..
Duruşu, vizyonu, hitabeti, kararlılığı hep olumlu bir izlenim bırakıyor CHP saflarında.. Etkili bir isim ve oldukça iddialı..
***
Diyeceksiniz ki, Mete Aslan’ın durumu ne olur?
Şu an İskenderun’da, üzerine tahmin ve yorum yapılan zirvedeki en önemli isim..
Hizmetleri tartışılmaz..
AK Parti’nin ve CHP’nin bu aralar, “İskenderun elimizdeki bir kuştur” rahatlığına karşı; ciddi bir rekabet için elini güçlendirmeye çalıştığını biliyorum.. Büyük bir ihtimalle haftasonu, yani Cumartesi günü adaylığını açıklayacağını işittim. Zaten, bazı adayların isimleri de, o tarihe kadar netleşmiş olacak.
Diyeceğim şudur..
İskenderun huzurlu bir kent..
Güzel bir şehir..
Hükümetten gelen ödeneklere de, İskenderun Belediye Başkanı Mete Aslan’ın katkılarına da şapka çıkarmak gerek..
Kim kazanırsa kazansın ama böyle bir dünya merkezine keskin bir rekabet yakışır. Bu nedenle her siyasetçinin attığı adımı doğru buluyorum..
Çünkü artık İskenderun belediye başkanı, yalnızca belediyecilik hizmeti için seçilmeyecektir. Çünkü yapılması gerekenler yapıldı..
İskenderun artık bir “finans merkezi”dir.
Ekonomik bütçesi bunun göstergesidir.
Bu yüzden başkan adayı diyecek ki:
“İşte benim yatırım planım. İşte benim projelerim. Bu şehirde şu kadar işsize iş!”
Ve bir dipnot..
İskenderun, yalnızca İskenderun’da yaşayanlar için değildir..
Daha çok “bir kültür merkezi”dir…
Bu yüzden başkan adayı diyecek ki:
“Ben üç dinin buluştuğu bu dünya merkezini dünyaya şöyle açarım..”
Bunları yapmak için finans derinliği ve dünya vizyonu olan adaylar gerekiyor.
Sonuçta rekabet bu ölçüde olmalı..
Bu yüzden rekabeti bir belediye başkanlığı için değil, bir dünya merkezi olarak görmek gerekiyor.

BAŞBAKAN, YELOĞLU’NU SİLDİ Mİ?
Pazar günü, TV’de köşe yazımı hazırlarken, ekranlarda Başbakan’ın 18 ilde belirlediği adayların isimlerini izliyorum.
Aklım iki gün önceye gitti..
Çünkü Başbakan Erdoğan’ın, AK Parti milletvekilleriyle Antakya’nın durumunu konuştuğu basın yansımıştı.
Buna rağmen, Başbakan Pazar günü açıklamasında Hatay’ı es geçti..
Kaldı geriye 28 il..
Yorumlara bakıyorum.. Bu illerde ‘sıkıntı var’ tezini paylaşıyorlar..
Antakya’da bir/iki dostumla görüşüyorum..
Meğerse Antakya’nın derin koridorlarından bir fısıltı yükseliyor:
-Başbakan, Mehmet Yeloğlu’nu aday yapmayabilir.
Konuştum, sordum..
Meğerse, AK parti aday adayları içinde Doç. Dr. Lütfi Savaş’ın adı da kulislerde geçiyor. Ama Yeloğlu’na göre kesin aday kendisi..
İddialı olduğunu yakın çevresine açıkça söylüyor.
Tabii son kararı Başbakan verecek..

CHP’DE DERİN İŞARETLER
Haftasonu Zafer Kutlu’nun programına da katıldım. Baktım ki, ilçe başkanı Nihat Karpuz ile CHP Belediye Başkan aday adayı Zafer Kutlu el ele halay çekiyorlar..
CHP’ye de yakışan da bu değil mi?
– Partide adayı ben belirlerim’..
– ‘Ben ne dersem o olur?’ gibi ifadeleri CHP ilçe başkanının heyecanına bağlıyorum.
Nihat Karpuz özünde farklı bir insandır. Sadece hırs ve öfkesini kontrol etmekte zorluk yaşıyor.
Nihat Karpuz’un..
Saygınlığını, itibarını, prestijini yok edecek bir tavır sergileyeceğine inanmak istemiyorum.
CHP Hatay Milletvekili Aziz Yazar’a olan sevgi ve saygısını da biliyorum.
Özetle..
Ciddi bir oy kaybı CHP’de keskin sancılar yaratır. Bu nedenle, Aziz Yazar Ankara’da hassas davranıyor..
Kimin aday olacağı İskenderun için çok önemli..
CHP’nin her katmanında oluşan bu hassasiyete karşı, atılan nefret tohumları partinin saygınlığını yok ediyor..
Nihat Karpuz bunu biliyorsa, Zafer Kutlu ile çektiği halayın anlamını olumlu karşılarım.. Yok eğer ‘güç bende’ takıntısı sürecekse, hatırlatmakta fayda var:
“- Rüzgar eken, fırtına biçer!”

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here