Zaman zaman siyasetçileri eleştirdiğimiz olur. Kendi payıma şunu söyleyebilirim ki, hiç bir zaman yıkıcı olmadım.. Yapıcı eleştiriler çerçevesinden çıkmamaya özen gösterdim.. Buna rağmen, siyasetçiler arasında rahatsızlık yaşayanlar olmuştur.
Ben daha çok şu gözle bakıyorum..
Siyaset, topluma hizmet getirme sanatıdır..
Eksikler de olur, yanılmalar da..
Ama bu durum, onların da insan olduğunu unutmamızı sağlamaz.. Siyasetçiler gibi, gözde olan, kamuoyunca tanınan isimler de yok değil..
Görev alanı geniş bir hizmet konjonktörü olduğunu biliyoruz..
Zaman zaman, biz gazetecilerin olumlu ya da olumsuz yazıları dert olmuştur birilerine..
Zira, farklı sesler, ayrı kutuplar da oluştu, oluşmalı..
Bana göre bunların hepsi yaşanmalı..
Çok sesliliğin pozitif getirileridir bunlar..
Ama ne yazık ki, bazen böylesine geniş düşünceler değer görmüyor, hoş karşılanmıyor veya sevilmiyor..
Doğaldır..
Yazılar, beynin bir parçasına hakim olan sübaplardır..
Fikirler tartışılır, sözcükler deryasında tıkanan yollar varsa da..
Yargı yoluyla açılır..
Üzülerek söylemeliyim ki, dokunulmazlık zırhı nedeniyle siyasetçiler, gazeteciler önünde bir adım önde olsalar bile, yargı kararları çoğu zaman ‘eleştiri’nin kapsam alanını genişletiyor..
Bu tarz bir düşüncenin sahiplerinden biri de Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Üyesi Mehmet Uyumaz..
Şöyle diyor..
“- Siyasiler ‘eleştiriye’ katlanmalı..”
Bu sözü, sırf siyasetçilere karşı bir art niyet besliyor diye de söylemiyor..
Gerekçeleri var.. Adalet terazisini tutarken gözlerini kapatıyor, hukuku eşit bir ölçüde yorumluyor..
Gerek biz gazeteciler, gerekse siyaset yapan herkes böylesine bir düşünce coğrafyasını iyi bilmelidir diye düşünüyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Üyesi Mehmet Uyumaz’ın yazısını okudukça, şüphesiz ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız..
Buyrun, birlikte değerlendirelim:
“Siyasi kişilerin kendilerinin de çok ağır eleştirilerde bulundukları kamuoyunca bilinmektedir. O nedenle, özellikle siyasi kişilerin de, kendilerine yapılan eleştirilerin ağırlığından şikayetçi olmamaları gerekir. Siyasetçiler tüm söz ve davranışlarıyla kendilerini, kamuoyunun kontrolüne bırakmış kişilerdir. Şikayetçi için yapılan eleştirinin sınırı, özel bir kişiye kıyasla çok farklı olacaktır. Şikayetçi de bunu bilmek durumundadır. Bu nedenle yıllarca politik yaşamda yer almış siyasi bir kişiye yönelik, eleştirinin sert ve ağır olması da kaçınılmazdır. Mutluluk duydukları alkışlar kadar, ağır eleştirilere katlanmak durumundadırlar. Hukuk, özellikle siyasi kişiler için, eleştiri dokunulmazlığı gibi bir durumun yaratılmasına izin vermemelidir.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Üyesi Mehmet Uyumaz’ın bu benzersiz düşünce iklimini farklı görev alanlarında da değerlendirmek mümkün..
Önemli olan kamuoyunda gözde olmanın sorumluluklarını bilmek, geçmiş ile günümüzde oluşan duygu farklılıklarının sebebini hatırlamaktır.
ODA BAŞKANLARINDAN CEVAP GELDİ
Bir yazımda, görev belgesini yeni alan bir bakkalın işletmeciliğe başlarken, anlaştığı fırınlarla ‘sözleşme’ imzaladığına dair bir iddiadan söz etmiştim.
Söz konusu olay, bakkal ile fırın arasında geçtiğinden, tarafıma, bağlı bulundukları oda başkanlarından açıklama geldi.
İskenderun Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Tahsin Mutluay ile Fırıncılar Odası Başkanı Ramazan Uzunkaya olayı enine boyuna araştırıp, yaptıkları birebir görüşmelerle de olası bir metnin var olmadığını saptadılar.
Biraraya geldikleri odada telefonla ilk görüştüğüm Tahsin Mutluay oldu.
Mutluay, “Her şikayet bizim için önemlidir. Doğru ya da yanlış, ama her yönüyle araştırılır.. Yaptığımız görüşmeler, iddianın doğruluğuna dair ipuçları sağlamadı bizlere.. Fırıncı dolabı bakkala verir ve o bakkal da bugün adresine en yakın firma veya bir başka işletmeyle dilediği ölçülerde anlaşabilir” şeklinde bir görüş aktardı..
Fırıncılar Odası Başkanı Ramazan Uzunkaya ise, işletmelerin özgür bir iradeyle hareket ettiklerine vurgu yaptı ve şu görüşleri bildirdi:
“Bakkal işletmecisi, ekmeğini istediği fırından alıyor ve bunu direk yapıyor. Yani, bize danışmıyor bile..”
Her iki oda başkanına, konuya olan duyarlılıklarından ötürü teşekkür ediyorum.

Zaman zaman siyasetçileri eleştirdiğimiz olur. Kendi payıma şunu söyleyebilirim ki, hiç bir zaman yıkıcı olmadım.. Yapıcı eleştiriler çerçevesinden çıkmamaya özen gösterdim.. Buna rağmen, siyasetçiler arasında rahatsızlık yaşayanlar olmuştur. Ben daha çok şu gözle bakıyorum..Siyaset, topluma hizmet getirme sanatıdır..Eksikler de olur, yanılmalar da..Ama bu durum, onların da insan olduğunu unutmamızı sağlamaz.. Siyasetçiler gibi, gözde olan, kamuoyunca tanınan isimler de yok değil.. Görev alanı geniş bir hizmet konjonktörü olduğunu biliyoruz.. Zaman zaman, biz gazetecilerin olumlu ya da olumsuz yazıları dert olmuştur birilerine..Zira, farklı sesler, ayrı kutuplar da oluştu, oluşmalı..Bana göre bunların hepsi yaşanmalı.. Çok sesliliğin pozitif getirileridir bunlar..Ama ne yazık ki, bazen böylesine geniş düşünceler değer görmüyor, hoş karşılanmıyor veya sevilmiyor..Doğaldır..Yazılar, beynin bir parçasına hakim olan sübaplardır..Fikirler tartışılır, sözcükler deryasında tıkanan yollar varsa da.. Yargı yoluyla açılır..Üzülerek söylemeliyim ki, dokunulmazlık zırhı nedeniyle siyasetçiler, gazeteciler önünde bir adım önde olsalar bile, yargı kararları çoğu zaman ‘eleştiri’nin kapsam alanını genişletiyor.. Bu tarz bir düşüncenin sahiplerinden biri de Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Üyesi Mehmet Uyumaz.. Şöyle diyor..“- Siyasiler ‘eleştiriye’ katlanmalı..”Bu sözü, sırf siyasetçilere karşı bir art niyet besliyor diye de söylemiyor..Gerekçeleri var.. Adalet terazisini tutarken gözlerini kapatıyor, hukuku eşit bir ölçüde yorumluyor..Gerek biz gazeteciler, gerekse siyaset yapan herkes böylesine bir düşünce coğrafyasını iyi bilmelidir diye düşünüyorum.Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Üyesi Mehmet Uyumaz’ın yazısını okudukça, şüphesiz ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız..Buyrun, birlikte değerlendirelim:”Siyasi kişilerin kendilerinin de çok ağır eleştirilerde bulundukları kamuoyunca bilinmektedir. O nedenle, özellikle siyasi kişilerin de, kendilerine yapılan eleştirilerin ağırlığından şikayetçi olmamaları gerekir. Siyasetçiler tüm söz ve davranışlarıyla kendilerini, kamuoyunun kontrolüne bırakmış kişilerdir. Şikayetçi için yapılan eleştirinin sınırı, özel bir kişiye kıyasla çok farklı olacaktır. Şikayetçi de bunu bilmek durumundadır. Bu nedenle yıllarca politik yaşamda yer almış siyasi bir kişiye yönelik, eleştirinin sert ve ağır olması da kaçınılmazdır. Mutluluk duydukları alkışlar kadar, ağır eleştirilere katlanmak durumundadırlar. Hukuk, özellikle siyasi kişiler için, eleştiri dokunulmazlığı gibi bir durumun yaratılmasına izin vermemelidir.”Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Üyesi Mehmet Uyumaz’ın bu benzersiz düşünce iklimini farklı görev alanlarında da değerlendirmek mümkün.. Önemli olan kamuoyunda gözde olmanın sorumluluklarını bilmek, geçmiş ile günümüzde oluşan duygu farklılıklarının sebebini hatırlamaktır.
ODA BAŞKANLARINDAN CEVAP GELDİBir yazımda, görev belgesini yeni alan bir bakkalın işletmeciliğe başlarken, anlaştığı fırınlarla ‘sözleşme’ imzaladığına dair bir iddiadan söz etmiştim. Söz konusu olay, bakkal ile fırın arasında geçtiğinden, tarafıma, bağlı bulundukları oda başkanlarından açıklama geldi.İskenderun Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Tahsin Mutluay ile Fırıncılar Odası Başkanı Ramazan Uzunkaya olayı enine boyuna araştırıp, yaptıkları birebir görüşmelerle de olası bir metnin var olmadığını saptadılar.Biraraya geldikleri odada telefonla ilk görüştüğüm Tahsin Mutluay oldu.Mutluay, “Her şikayet bizim için önemlidir. Doğru ya da yanlış, ama her yönüyle araştırılır.. Yaptığımız görüşmeler, iddianın doğruluğuna dair ipuçları sağlamadı bizlere.. Fırıncı dolabı bakkala verir ve o bakkal da bugün adresine en yakın firma veya bir başka işletmeyle dilediği ölçülerde anlaşabilir” şeklinde bir görüş aktardı..  Fırıncılar Odası Başkanı Ramazan Uzunkaya ise, işletmelerin özgür bir iradeyle hareket ettiklerine vurgu yaptı ve şu görüşleri bildirdi:“Bakkal işletmecisi, ekmeğini istediği fırından alıyor ve bunu direk yapıyor. Yani, bize danışmıyor bile..”Her iki oda başkanına, konuya olan duyarlılıklarından ötürü teşekkür ediyorum.

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here

four × one =