Önceki gün Denizciler’de harika bir öğle saati geçirdim.. Nasıl mutlu, nasıl keyifli.. Nasıl güzel.. Nasıl unutulmaz..
Aklınıza gelmez.. Denizciler Belediyesi’nin yapımı biten yeni binasındayız.. Hani görüntüsüyle “Muhteşem bir yer” deriz ya.. Öyle bir hizmet binası..
Denizciler’e yakışan modern ve çağdaş bir bina… Denizciler Belediye Başkanı Esabil Soydan yüreğini ortaya koymuş.. Kaderine bırakılan o yörede, belediye başkanlığı döneminde harikalar yaratmış.
Peki ne işim vardı, orada..
Binayı gezdim.. Resmen baştan aşağı keşfetttim..
Arşiv odası dahil her katı, vatandaşın rahat ve sıra beklemeden hizmet alabilmesi için özel dizayn edilmiş..
Düşündüm bir ara.. Başkan Esabil Soydan’ın gazetesi yok..
Olmayınca da kimseler yazmıyor..
Bir günde tiryakisi oldum o binanın..
Öyle konforlu bir toplantı salonu var ki, iddia ederim ki, İskenderun’da kültür merkezlerini geçin, başka da öyle bir salon yok!
Bir de alt katta kütüphane var. Esabil Soydan’ın yakın takibi ve özel gayretleriyle, Turizm ve Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın onayıyla 10 adet bilgisayarla donatılacak olan kütüphane..
Unuttum sanmasınlar.. Bakan bundan birkaç hafta önce İskenderun’da esnaf ziyareti yaparken, Esabil Soydan, bakanın kulağına eğilip, bilgisayar talebinde bulunmuştu. Bakan Günay, daha yolun diğer ucuna gidene dek, başkan Soydan başvuru yazısını ayakta hazırlayıp, bakanın toplantı halinde olduğu Deniz Ticaret Odası’nda imzadan geçirmişti.
Böyle bir hizmet avcısıdır Esabil Soydan..
Açıkça itiraf etmeliyim ki, Denizciler hizmetlerden nasibini almış bir belde..
Önemli yatırımlar gerçekleşiyor..
Esabil Soydan bu hizmetlerin yapımcısı..
Ama nasıl, insanı daha ilk görüşte yakalayan bir başarıya ulaşmış, inanmazsınız.. Olmaz böyle şey.. Yazdım o zaman bir minik yazı.. Esabil Soydan’ın ikinci dönem belediye başkanlığı için ‘hayırlı olsun’ demiştim..
Niye?
Gidin, görün.. Denizciler’in girişine baktığınızda farkı göreceksinizdir. Modern şehircilik hayat bulmuş durumda..
Çünkü müthiş, gerçekten müthiş bir ekiple çalışıyor Başkan Esabil Soydan..
Bence Denizciler’de işler yolunda..
Öğrendiğim kadarıyla Denizciler Belediyesi’nin yeni hizmet binası 18 Mart’ta açılıyor.
Bu yazımla, hayırlı olsun demek istedim..
Çalışma güzel.. Gayret güzel.. Ekip güzel..
Gene gideceğim..
Basınımız ısrarla görmezden gelirse, ben tanıtacağım..
Çünkü fazlasıyla hak ediyorlar!..
Çünkü ben Denizciler halkının, bu örnek belediyeciliği nasıl takdir ettiğini çok iyi bilecek kadar gazeteciliği biliyorum!

KISSADAN HİSSE!
Baba-oğul ve eşek öyküsünü biliyor musunuz? Anımsatayım ben yine de.
“- Bir gün baba-oğul ve eşekleri yola çıkarlar. Baba eşeğe biner, çocukta yürür ardı sıra. Biri çıkar önlerine:
– Utan be adam! Koca adam eşeğe binip çocuğunu yürütüyorsun..
Adam düşünür ve utanır, ‘doğru’ der ve iner. Oğlunu bindirir eşeğe.
Bir başkası çıkar önlerine:
– Ayıp! Ayıp ! Yaşlı baban yürüyor sen eşeğe biniyorsun!
Baba-oğul düşünürler, birlikte binerler bu kez. Ama o da ne?
– Be vicdansızlar! Bu sıcakta eşeğe iki kişi binip canını mı alıcaksınız?
Yazıklar olsun!
Bu kez baba-oğul birbirlerine bakar ve eşeğe ikisi de binmez. Ama bir başkası bu kez:
– Enayiler, eşek bomboş gidiyor, bunlar yürüyor, demez mi?
Baba der ki oğluna:
– Oğlum öyle yaptık olmadı, böyle yaptık olmadı. Sen bacaklarından tut, ben de başından. Biz onu taşıyalım..
Sırtlarına alırlar eşeği, düşerler yola. Ama bu kez bir başkası dikilir karşılarına:
– ‘Şunlara bakın! Eşek onları taşıyacağına, onlar eşeği taşıyor!’ deyip basınca kahkahayı, baba ve oğul bakakalırlar ardından adamın..
***
İşte hayatta herkesin doğrusuna göre hareket ederseniz, kimi zaman ahmak, kimi zaman vicdansız, kimi zaman da saygısız gibi yakıştırmalarla karşılaşırsınız. Kimse o davranışı neden yaptığınızı sorgulamaz bile.. Sadece konuşur.
Dolayısıyla kendi doğruları olmalı insanın. İşte o zaman kendi doğrularınız için savaşabilirsiniz. Belki üzülür ya da yorulursunuz, ama mücadele edebilirsiniz.
Siyaset ilişkileri de böyle işte. Başkalarına göre arkadaşlıklarınızı, dostluklarınızı yön vermeye çalışırsanız, dostlarınızı da kaybedersiniz, kendinizi de..
Ama değer verdiğiniz ve sevdiğiniz arkadaşlık ve dostluklar için kendi öz düşüncelerinizle davranırsanız kazanırsınız.
Özetle..
Hayatta en çok kendine hesap vermeli insan.
En zoru da insanın kendisiyle yüzleşmesidir..
***
Avrupa Yakası’nda Dilber Hala’nın güzel bir repliği var:
“- Ben lafı ortaya koydum.. Beğenen alır gider, beğenmeyen bırakır kaçar!”

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here