Tosçelik Fen Lisesi’nin başarılarıyla ne kadar övünsek azdır. O çağdaş bilim yuvasında eğitim gören her öğrenci, Türkiye’deki modern yüzün yansımasıdır.
Her övgüyü fazlasıyla hakkediyorlar.
Ortaya koydukları emek ve çaba muhteşem..
Evet, onlar matematiğin dehaları..
Dahası..
Matematiğin sonsuz bir deneyimler okyanusu olduğunu gösterdiler..
Yüreği ile görebilen her öğrenci, okul idaresini, aile birliğini, öğretmenlerini fazlasıyla gururlandırdı.
Bu öylesine büyük bir mutluluk ki, Hatay’ın ismini en güzel şekilde temsil ediyorlar..
Bu öylesine bir coşku deryası ki, attıkları her adımda gönül zenginliklerini paha biçilemez bir değerde toplum için paylaşıyorlar..
Görüyorsunuz işte..
İskenderun’da çok güzel şeyler oluyor..
Gerçi, Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı hayırsever işadamı Fuat Tosyalı daha okulun temeli atılırken müthiş bir öngörüde bulunmuştu.
Okul yaptırmak değildi tek düşüncesi..
Yeni hayatları, yeni başarıları, yeni fikirleri dünyayı açmaktı asıl sloganı..
Kuşaklar arası etkileşime inandığından, genç kuşakların ustalardan, ustaların da genç kuşaklardan yararlanacaklarına hep inandı.
Sayın Tosyalı’nın temel felsefesi şuydu:
“- Deneyim ile yenilik, tazelik birbirini güçlendirir.”
Bugün Tosçelik Fen Lisesi ‘altın yılını’ yaşıyorsa, bu hayali yaşama dönüştüren en büyük eserin sahibi Fuat Tosyalı’dır..
Yıl 2005..
Okulun temeli henüz yeni açılmıştı..
Bakın Fuat Tosyalı o gün yaşadığı mutluluğun tarifini nasıl anlatmıştı:
“Bu eser sadece bir ilim ve irfan yuvası olmakla kalmayacak, üstlendiğimiz misyon gereği; bölgemizin sosyal ve ekonomik hayatına ebediyen katkılarda bulunacaktır. Tosçelik Fen Lisesi sayesinde; ülkemizin dört bir yanından bölgemize gelecek gençlerimiz, aileleri ve yakınları bölgemize sosyal ve ekonomik anlamda azımsanmayacak katkılarda bulunacaklar, bu ilim yuvamızdan mezun olacak üstün nitelikli gençlerimiz gittikleri üniversitelerde ve ileride alacakları görevlerde memleketimizin adını zikrederek, buradaki anılarının hatırına şehrimizin markalaşmasının ve bölgemizin kalkınmasının anahtarı olacaktır.”
Fuat Tosyalı’nın amacı, hedefi, anafikri ne?
“Başarılarınızla Türkiye’de şampiyon olmaya hazır mısınız?”
Bu sorunun cevabıyla, Fen Lisesi eğitime başladığı 2006/2007 döneminden itibaren her ay, her gün, her saat karşılaşıyoruz.
Her yönüyle muhteşem bir hazırlık dönemi geçiriyor Tosçelik Fen Lisesi..
Yalnız Matematik mi?
Cumhuriyet kupasını aldıktan sonra, basketbol takımı Hatay İl Birinciliği yarışmalarında İskenderun Şampiyonu oldu.
Türkiye genelinde elde ettiği başarıları saymıyorum..
Bilim olimpiyatlarındaki hünerlerini katmıyorum..
Özetle..
Ben her kuşağın, bilime, sanata, özellikle iletişime yeni bir yaklaşım, yeni bir bakış açısı kazandırdıkları kanısındayım.
Bugünlerde sık sık yinelediğim, ilimin hayatımızdaki yerini anımsattığım yazılardan sonra Matematik Yarışması’nda ödül kazanan öğrencilerimiz beni çok etkiledi..
Projelerin gerçekleşmesinde ortak çalışmalar da dikkatimi çekti.
Okul Aile Birliği Başkanı Arife Tosyalı, Okul Müdürü Mustafa Keser, matematik dehası öğretmenler, birlikte emek verenler, ödül sevincini de birlikte yaşadılar.
Hepsini kutluyorum, kuramla pratik, uygulama arasındaki bağların önemini biliyorlar.
Gençlerimizin çalışmalarında; çağdaş eğitimin yaygınlaşması, matematiğe olan ilginin artması için emek verdiklerini görmek beni gerçekten sevindiriyor.
Toplumumuzun buna gereksinimi var çünkü..

BU BEKLEYİŞİN ANLAMI NE?
AK Parti ve CHP’nin taktiğini anlayabilmiş değilim.
Bırakın il ve ilçelerdeki adayların tespitini, beldeler için daha bir hafta gecikme söz konusu..
Sebebini bilmiyorum, konuşmuyorlar da..
Adaylar ne zaman açıklanacak, ne zaman çalışacaklar?
Gerçi CHP’de, AK Parti’ye göre bileniyor.
Her ne kadar ‘elde olmayan bir gelişme’ olarak değerlendirilse de bu, toplumların psikolojisini, ‘kararsızlıklarını’ düşünmek gerek..
Aday adayları rahat değil..
Halka hitap etmek yerine, işi daha da geliştirdiler..
Ankara’ya ‘küçük bir İskenderun çadırı’ kurdular..
Meclise yakın otelleri araştırın, mutlaka İskenderun’dan bir adayın ismiyle karşılaşabilirsiniz.
Sırf bu duruma bakıp, seçmenlerin ‘aday üretme’ hastalığına teşhis koyabilirsiniz.
İlgili ilgisiz, doğru yanlış, önemli değil..
Bağla olayları birbirine, karman çorman et, bu bölgede ne oluyorsa aynı torbaya at, mesele tamam..
Böyle bir taktiği her iki parti neden uyguluyor, anlayamıyorum.
Bence bu bekleyiş, sadece ‘güçlü adayların’ elini güçlendirir..
***
(Not: Ben bu satırları yazarken, gazetenin baskıya gittiği 19.00 sularında –her türlü telefon trafiğine rağmen- henüz adayların isimleri kesinleşmemişti..)

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here