BÖLGESEL KALKINMA AJANSI’NI İS-Tİ-YO-RUZ!

Yazılarımı takip edenler, hatırlayacaktır..
Türkiye Ekonomi Bankası’nın issos Otel’deki etkinliğinde Kaymakam Cengiz Horozoğlu’nun, ‘Kalkınma Ajansı’ açılımına yine bu sütunlarda vurgu yapmıştım.
Bölgesel Kalkınma Ajanslarının esas varlık nedenlerinden tutun da, gelişmişlik trendine olan katkılarından sözetmiştim. Bu sözlerin esinti kaynağı elbetteki, İskenderun Kaymakamı Cengiz Horozoğlu’ydu o sıralar..
Müthiş etkileyici bir konuşma yapmıştı.. Konuşmasındaki önemli satır başlarını olduğu gibi köşeme yansıtmıştım.
Bilmeyenler için hatırlatmakta fayda var..
Bölgesel kalkınma ajanslarının hareket noktası şu..
Bölgesel stratejilerin uygulanması, yerel ve bölgesel girişimciliği destekleme, alt yapı hizmetlerinin sunulmasına yardımcı olma ve özel  sektörün yakın geleceği için yerel-bölgesel çözümler araştırmak ve bölgesel talepleri karşılayacak yeni ürün ve hizmet üretimi için finansal garantiler ve çözümler aramak şeklinde özetlenmektedir.
Şimdi, bölgemiz adına böyle bir hizmet olanağını gündemde tutmanın tam zamanı..
Rafa kalkmasına da asla tahammül edemem..
Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren’in Hatay ziyareti ile bölgesel kalkınma ajansı fikri yeniden alevlendi.
Bu kez aynı konuyu, Yelken Kulübü’nde işadamlarına yönelik toplantıda gündeme getiren 22. Dönem Hatay Milletvekili Mehmet Soydan oldu. Gerçi, Bakan Ekren, “Bu konu, bir yemekle sınırlı kalamaz” sözleriyle iyimser görüşlere işaret etse de, ciddiye alıp, böylesine bir şansı tepmememiz gerektiğini düşünüyorum.
Bu şans ikinci kezdir ayağımıza geliyor..
Peki ne yapmalıyız?
Kaymakam Horozoğlu ve Mehmet Soydan’ın net fikirleri doğrultusunda “Bölgesel Kalkınma Ajansı” talebimizde ısrarcı olmalıyız..
Kamuoyu oluşturmalıyız..
Bu bizim en doğal hakkımız..
Sebebine gelince,
2007 yılında 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirmişiz.
Birçok hizmet noktasında ilk onda derece yapmışız..
Türkiye’deki ekonomik kalkınma listelerine göz attığımızda, İskenderun’un, Hatay’ın dinamosu olduğunu görmemiz mümkün..
Şunu demek istiyorum..
Hatay’ın giderek büyüyen sanayisiyle, Batı’nın ilgisini çekmesi doğal.
Şehre girer girmez ekonomideki dinamizm fark ediliyor.
Yeni inşaatler, yeni alışveriş merkezleri göz kamaştırıyor.
Hepsi önemli ipuçları.
Bunlar dayanışmanın ürünü..
Yapmamız gereken de şu:
– Bölgesel Kalkınma Ajansı’nı istiyoruz, diyeceğiz..
Bunu istediğimizi, talebimizde ne kadar ciddi olduğumuzu göstereceğiz..
Yoksa, Petrol Borsası’nı Ceyhan’a kaptırdığımız gibi, kalkınma ajansına da başka illerin sahip çıkması kaçınılmaz olur..
Umarım, bu kez yanılırım!
***
SAKIN HA!
İskenderun Şehit Aileleri Derneği’nin açılışında birşey dikkatinizi çekti mi, bilmiyorum.. Ne zaman ki, Fevzi Mercanoğlu’nun ağzından çıkan sözcükler tekelleşti, üzüldüm..
“Ben değil, hepimiz” olgusu sekteye uğradı, şaşırdım..
Fevzi Mercanoğlu’nun bunu anlamasını beklemiyorum ama, ona bu aklı verenin kişilik sorunu yaşadığından hiç şüphem yok..
Üzerinde de fazla durmayacağım..
Bencillik..
Kıskançlık..
Kapris..
Tümünü, açılış töreninde bariz bir şekilde hissettim..
Şehit ailelerine maddi ve manevi destek veren değerlerimizi hiçe saymaya çalışmakla, birileri elbetteki toplumun gözünü karartamaz, karartamayacaktır da..
Zira, Kaymakam Horozoğlu’nun da ifade ettiği gibi:
“-Bugün Malazgirt’te, Kosova’da, Yemen’de, Çanakkale’de, Van’da, Şırnak’ta kısacası gereken her yerde ölümsüzlük şerbeti içenlerin Allah’a kavuştuğu gündür. Evladının bembeyaz alnını öperek son yolculuğuna uğurlayan aziz şehit ailelerinin gurur günüdür.”
Sakın ha..
Kimse çıkıp da, bu değerleri gölgelemeye kalkmasın!
Hatta ve hatta..
Sakın ola ki, hiç kimse, şehitlerimiz ve o kutsal emanetin acısını yüreğinde yaşayan aziz şehit ve gazi ailelerimiz üzerinden ‘reklam’ yapmasın!
Faturası çok ağır olur!

Yazılarımı takip edenler, hatırlayacaktır.. Türkiye Ekonomi Bankası’nın İSSOS Otel’deki etkinliğinde Kaymakam Cengiz Horozoğlu’nun, ‘Kalkınma Ajansı’ açılımına yine bu sütunlarda vurgu yapmıştım.Bölgesel Kalkınma Ajanslarının esas varlık nedenlerinden tutun da, gelişmişlik trendine olan katkılarından sözetmiştim. Bu sözlerin esinti kaynağı elbetteki, İskenderun Kaymakamı Cengiz Horozoğlu’ydu o sıralar..Müthiş etkileyici bir konuşma yapmıştı.. Konuşmasındaki önemli satır başlarını olduğu gibi köşeme yansıtmıştım. Bilmeyenler için hatırlatmakta fayda var..Bölgesel kalkınma ajanslarının hareket noktası şu..Bölgesel stratejilerin uygulanması, yerel ve bölgesel girişimciliği destekleme, alt yapı hizmetlerinin sunulmasına yardımcı olma ve özel  sektörün yakın geleceği için yerel-bölgesel çözümler araştırmak ve bölgesel talepleri karşılayacak yeni ürün ve hizmet üretimi için finansal garantiler ve çözümler aramak şeklinde özetlenmektedir. Şimdi, bölgemiz adına böyle bir hizmet olanağını gündemde tutmanın tam zamanı..Rafa kalkmasına da asla tahammül edemem..Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren’in Hatay ziyareti ile bölgesel kalkınma ajansı fikri yeniden alevlendi. Bu kez aynı konuyu, Yelken Kulübü’nde işadamlarına yönelik toplantıda gündeme getiren 22. Dönem Hatay Milletvekili Mehmet Soydan oldu. Gerçi, Bakan Ekren, “Bu konu, bir yemekle sınırlı kalamaz” sözleriyle iyimser görüşlere işaret etse de, ciddiye alıp, böylesine bir şansı tepmememiz gerektiğini düşünüyorum. Bu şans ikinci kezdir ayağımıza geliyor..Peki ne yapmalıyız?Kaymakam Horozoğlu ve Mehmet Soydan’ın net fikirleri doğrultusunda “Bölgesel Kalkınma Ajansı” talebimizde ısrarcı olmalıyız..Kamuoyu oluşturmalıyız.. Bu bizim en doğal hakkımız..Sebebine gelince,2007 yılında 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirmişiz.Birçok hizmet noktasında ilk onda derece yapmışız.. Türkiye’deki ekonomik kalkınma listelerine göz attığımızda, İskenderun’un, Hatay’ın dinamosu olduğunu görmemiz mümkün..Şunu demek istiyorum..Hatay’ın giderek büyüyen sanayisiyle, Batı’nın ilgisini çekmesi doğal.Şehre girer girmez ekonomideki dinamizm fark ediliyor.Yeni inşaatler, yeni alışveriş merkezleri göz kamaştırıyor.Hepsi önemli ipuçları.Bunlar dayanışmanın ürünü..Yapmamız gereken de şu:- Bölgesel Kalkınma Ajansı’nı istiyoruz, diyeceğiz..Bunu istediğimizi, talebimizde ne kadar ciddi olduğumuzu göstereceğiz..Yoksa, Petrol Borsası’nı Ceyhan’a kaptırdığımız gibi, kalkınma ajansına da başka illerin sahip çıkması kaçınılmaz olur..Umarım, bu kez yanılırım!*** SAKIN HA!İskenderun Şehit Aileleri Derneği’nin açılışında birşey dikkatinizi çekti mi, bilmiyorum.. Ne zaman ki, Fevzi Mercanoğlu’nun ağzından çıkan sözcükler tekelleşti, üzüldüm..“Ben değil, hepimiz” olgusu sekteye uğradı, şaşırdım..Fevzi Mercanoğlu’nun bunu anlamasını beklemiyorum ama, ona bu aklı verenin kişilik sorunu yaşadığından hiç şüphem yok..Üzerinde de fazla durmayacağım.. Bencillik..Kıskançlık..Kapris..Tümünü, açılış töreninde bariz bir şekilde hissettim..Şehit ailelerine maddi ve manevi destek veren değerlerimizi hiçe saymaya çalışmakla, birileri elbetteki toplumun gözünü karartamaz, karartamayacaktır da..Zira, Kaymakam Horozoğlu’nun da ifade ettiği gibi:“-Bugün Malazgirt’te, Kosova’da, Yemen’de, Çanakkale’de, Van’da, Şırnak’ta kısacası gereken her yerde ölümsüzlük şerbeti içenlerin Allah’a kavuştuğu gündür. Evladının bembeyaz alnını öperek son yolculuğuna uğurlayan aziz şehit ailelerinin gurur günüdür.”Sakın ha..Kimse çıkıp da, bu değerleri gölgelemeye kalkmasın!Hatta ve hatta..Sakın ola ki, hiç kimse, şehitlerimiz ve o kutsal emanetin acısını yüreğinde yaşayan aziz şehit ve gazi ailelerimiz üzerinden ‘reklam’ yapmasın!Faturası çok ağır olur!

Yılmaz Akpınar
1974 doğumlu. Güney Medya'da müdür. İskenderun'un önde gelen gazetecilerinden.