Atakaş Şirketler Grubu’nun, 25. Yaş Günü’nde “Güçlü Türkiye” vurgusu vardı..
Balyoz yazılarıyla bunalmış olan bizlere işte bu ‘ayrıntı’ ilaç gibi geldi..
Ne zaman ki, Türkiye’nin herhangi bir yerinde ya da İskenderun’da bir yatırım mevzuusu açılsa; izlenim, gözlem, fırsat bolluğu içinde mutlu bir aile tablosu gözümün önüne gelir..
Atakaş Şirketler Grubu’nun gecesine yansıyan fotoğraflarda işte bu duyguyu yaşadım.
Hergün bir ‘kaos’ planının gündeme geldiği bir siyasi yaşam arenasında, en ferah, en müthiş, en güzel haber, işadamlarımızın risk alarak, ortaya koyduğu çabadır..
Yüzümü hemen oraya döner, Türkiye’nin güzelliklerine bakarım..
Atakaş Şirketler Grubu’nun ve İskenderun ekonomisine güç katmış tüm işadamlarımızın yapmaya çalıştığı da bu değil mi?
Mesela, İşadamı Recep Atakaş’ın çalışanlarıyla bir araya geldiği gecede ‘demokrasi’ açılımı yapması hoşuma gitti.
Sayın Atakaş’ın, destansı ve coşkulu bir üslupla yaptığı açıklamasında bakın nasıl bir tanımlama ortaya çıktı:
“- Allah bize Dünya’nın en güzel topraklarını vermiştir. Bu ülkeyi kalkındırmak hepimizin birinci görevi olmalıdır. Şunu unutmayalım ki, demokrasi varsa hür teşebbüs vardır. Bu ülke varsa biz varız, yoksa sıfırız..”
Sayın Atakaş, yüreğini kaplayan Türkiye sevgisini ve bu sevgiye sadık kalmak için yapılması gerekenleri bir cümlede özetlemiş sanki..
***
Hepimiz biliyoruz ki, Atakaş Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Recep Atakaş, toplumun tüm kesimleriyle temas halindedir..
Alçakgönüllüdür..
Hayırseverdir..
İçe kapalı değildir.. Empatisi yüksektir.. Özgürdür.. Eşitliği bir fikir olarak benimsemekle kalmaz hayatında da yaşatır..
Hayatının odak noktasında vicdanı vardır.. Bu nedenle ismi saygı uyandırır..
Bugün Sayın Atakaş, bu haliyle ‘başarı maratonu’nda yer alan ağabeylerine ve evlatlarına örnek teşkil eder..
Bakıyorum da..
Eşi Nihal hanımefendi..
En büyük yardımcısı kızı Gökçe Atakaş ..
Yakışıklı oğlu (geleceğin Recep Atakaş’ı..) Mustafa’da da aynı heyecanı ve aynı coşkuyu görebiliyorum..
İş dünyasının neşesini, artılarını, yaşam tarzını ‘dayanışma’ ölçüsü kıvamında taşıyabilecek cesarete sahiptirler.
Sayın Recep Atakaş’ın takdir gören en önemli özelliklerinden biri de kendisine yönelttiği sorulardır.. Geçmişte yaşadığı zorlukların bilincinde olduğunu şu sözleriyle anlayabiliyoruz:
“- Atakaş ailesi bugünkü durumuna kolay gelmemiştir. Hep birlikte büyük emekler vererek, bugünkü  duruma gelmiştir. Her şeyi kazanmak çok zor,  kaybetmek ise çok kolaydır.”
İşte, azmin ve kararlılığın en önemli özelliği budur..
“Neyi kaybettik, neyi kazandık?” sorusu hayatın sorusudur.
Demek ki..
Türkiye için çalışırken, kişisel yargılarımızı da ilave ettiğimiz zaman bütüncül bir İskenderun haritası ortaya koyabiliyoruz..
İşadamı Recep Atakaş’ın da yaptığı bu..
Sanırım Türkiye’yi, hele İskenderun ve ekonomik ilişkisi üzerine konuşmak yeni konuşmaları doğuruyor.
Sayın Atakaş’ın şu mesajı net ve açık:
“-Artık ülke insanları olarak kısır çekişmeleri bırakıp, yatırıma yönelmemiz şart..”
Dahası var bu sözlerin.. Yerinde bir profil çiziyor.. Nedir o?
* Dövizin temini için ihracatı artırmamız şart..
* Tarım ürünlerimizin verimini artırmamız şart..
* Turizme önem vermemiz şart.. Ve,
* Ülke olarak tasarruf yapmamız şart.
Özetle, Recep Atakaş.. En mühim meselelerde birçok deneyimli işadamının görmeye cesaret edemeyeceği türden ayrıntıları yakalayıp, o ayrıntıları cesur bir şekilde işliyor.. Bugünün çağımızın dünya değerleri de bunu gerektirir.
Demem o ki..
Recep Atakaş, örnek bir insandır İskenderun için..
Çalışanlarıyla birlikte koşturduğu bu meşakkatli yolda ona başarılar diliyorum..
Mutluydu, çünkü yalnız değil..
Neşeliydi, çünkü bunu fazlasıyla hak ediyor..
Eline aldığı kılıçla pastayı keserken, ‘Durmak bize yakışmaz, yola devam’ mesajı verir gibiydi..
Böylesine coşkulu etkinliklerin, böylesine dayanışma gecelerinin, gerek başarımız, gerek İskenderun’da yaşayan bizler açısından önemini, işlevini ayrıca belirtmeye gerek bile yok.
İyi ki varsınız!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here