AK Parti Belediye Meclis Üyesi İbrahim Yaran’la İskenderun’u konuştuk..
Bir dosyayla geldi.. Önemli bulguları, kent adına faydalı/faydasız çalışmaları kağıtlara dökmüş.. Rakamlarla konuşuyor..
Belediyenin 10 aylık icraatını değerlendirirken, İnönü meydanındaki çalışmalara değindi.. Dedi ki..
– Zaten merhum İnönü’nün heykeli o alanda vardı. Şimdi bu düzenleme belediyenin kıt bütçesi arasında yapılacak bir iş mi, yoksa popülist icraatlardan yola çıkarak, demogojik söylemlere uygun bir ben yaptım, oldu anlayışı mı?
Cevabı da kendisi veriyor, nedir o?
– Popülist yaklaşım!
Dikkat edin, ‘birlikte yönetelim’ mantığının çöktüğü ilk adım bu oldu..
İbrahim Yaran, Cumhuriyet etkinlikleri kapsamında düzenlenen fuarı da ‘kepazelik’ olarak nitelendirdi.
Hatta, bir adım daha ileri gidip, “İskenderun’a yakışmadığı gibi, Atatürk’ün eseri olan CUMHURİYET’e hiç yakışmadı” diye ekledi..
Hatırlarsanız, bu haberi ilk gündeme getiren ben, ‘otak akıl’dan kaçanların zaafiyetini yazmış, bu aklı kimlerin verdiği yönündeki soruların cevabını aramıştım..
Sonuç..
Halen faili meçhul!
Birlikte yönetmek buysa, diyeceğim bişey yok..
***
10 ayda hiç mi güzel şey olmadı..
Ne demek.. İbrahim Yaran’a bu konuda hak veriyorum.. Bakın neler anlattı?
– Tepe mahallelerin yol çalışmaları..
– Park, bahçe..
– Servis yolu düzenlemeleri (büyük ölçekte servis yolları otopark olarak kullanılıyor, iyi mi..)
– Temizlik..
– Menfez çalışmaları, vesaire..
Koca 10 ayda geldiğimiz nokta bu mu?
Bunu ben değil, İbrahim Yaran söylüyor..
Ben söyleyince, yazınca kızıyorlar bana..
Peki, Kent Konseyi’nde durum nasıl?
Bu sorunun da cevabını veriyor İbrahim Yaran:
– Antidemokratik bir uygulama..
– Beklenen toplumsal fayda büyük ama bal yapmaz arı gibi çalışıyor anlayacağınız..
Şimdi bu da nereden çıktı diyeceksiniz.
Bu lafa çok güldüm.. Aslında lafı gediğine oturttu.. Niye mi?
Kent Konseyi’ni küçümsemek adına yazmıyorum. Mutlaka bir hareketlilik, bir çalışma var.. Ama netice itibariyle bir sonuç alınmayacaksa, ortaya konan enerjiye ve zamana yazık..
İbrahim Yaran’ın bu tabloyu ‘Bal yapmayan arıya’ benzetmesi normal..
Hiç olmazsa şimdilik..
Gelelim asıl mevzuya..
Beklentilere..
Anlatacağım, ama önce bir soru soracağım.
– İskenderun’da olup bitenlerden memnun musunuz?
Belki cevabını birlikte verebiliriz..
Ben, olaya “Yetenek Sizsiniz!” programındaki Ali Taran gibi yaklaşıyorum ve diyorum ki..
– Ben hayır diyorum..
Gerçi, bugünlerde sıkça konuşulan bir anket meselesi var..
Kimin yaptırdığı önemli değil.. Ama öğrendiğim kadarıyla, mevcut belediyenin 10 aylık icraatları baz alındığında, CHP’nin ve mevcut yönetimin durumu hiç de parlak değil.. Eminim bunun bir makul cevabı vardır ama benim cehaletim bu soruya cevap veremez (!)
***
‘Beklentiler’ paragrafını açmadan, elime ulaşan son bir bilgiyi paylaşmak istiyorum..
İskenderun Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü ocak ayı faaliyetlerini açıklamış..
Deniliyor ki..
– Belediye Meclisi, 2010 Ocak ayında 2 kez toplanarak 13 adet karar almıştır..
Deniliyor ki..
– Yine aynı tarihlerde Encümen, 8 kez toplanarak 67 adet karar aldı..
Allah aşkına söyleyin..
Hangi kararların alındığından ya da toplumda heyecan ve mutluluk uyandıran kaç karardan haberdarsınız..
Bilemezsiniz..
Dikkat ettiniz mi?
İskenderun Belediyesi kaçtır ihale yapıyor..
Bir de ‘şeffaf’ bir anlayışla basına servis edip, şöyle diyorlar:
– Önümüzdeki günlerde ihalenin sonucuyla ilgili basına bilgi verilecek..
Hani?
Nerde?
Kim bilgilendirildi de, yazmamış!
Yok öyle birşey çünkü.. İhaleyi alan işe başladı, kimseciklerin haberi yok..
Jüpiter’de yaşıyoruz, maazallah!
***
Hiç aklınıza etrafı seyrederken, ‘keşke şöyle birşey yapsalardı’ gibi bir fikir geldi mi?
Geliyordur muhakkak..
Bakalım bizim aklımıza neler geliyor?:
* Her yağmurda taşmayan altyapımız var mı, yok!
* Sokak ve caddeler halen otopark olarak kullanılıyor mu, kullanılıyor!
* Neşe ile yürüyebildiğimiz yollar, kaldırımlar var mı, yetersiz..
(Modern Evler, Akbağlar, Dumlupınar, tepelerin bir kısmı, sanayi sitesi ve daha birçok semtte yollar delik deşik)
* Ana arter üzerinde yer alan kavşakların, alt ve üst geçitlerle donatılıp, trafiğin rahatlamasına yönelik projeler geliştirildi mi, hayır!
* Denizli, Eskişehir, Kayseri, Aydın vb. Şehirlerde olduğu gibi modern ve çağdaş bir çevreye sahip miyiz, hayır!
* Şehrin girişinde ve çıkışında, ‘akıllarda iz bırakan’ bir çevre düzenlemesi görüyor musunuz, hayır!
* Evlerimizde akan suyu kesilmeden, sağlıklı bir şekilde içebiliyor muyuz, hayır!
* Gecekondu mahallelerinde yaşayan insanlarımıza ‘kentsel dönüşüm’ projeleri sunuldu mu, hayır!
* Dolmuş garajı ve durakların modernizasyonu ile dolmuşların duraklar arası seyirlerinin bir düzene girmesi sağlandı mı, hayır!
* Çöplerimiz daha modern tekniklerle toplanıyor mu, hayır!
* Çöpün daha sağlıklı ve çevreci yöntemlerle bertarafı sağlanıyor mu, hayır!
* Sanat ve kültürün gelişmesi ve yaşatılmasında öncü bir belediye görebiliyor munuz, hayır!
* Beş yıldızlı bir otelimiz için çaba ya da girişim var mı, hayır!
Daha sayayım mı?
Şimdi gelelim en heyecanlı bölüme.
İskenderun’da hep neyin zararını yaşadık?
“Açgözlülük, kıskançlık, öfke, kibir ve tembellik.”
En günahkar yapımız bu değil mi?
Ya dinamik güçlerin katkısı?
Bişeyler yapmak, üretmek istiyorlar ama nafile..
Uzaklaştırılıyorlar!!!
Belediye meclisi ocak ayında 2 kez toplanıyor, 13 adet karar alıyor, ne görüyorsunuz?
Cılız birkaç adım..
Bizde yardımlaşma düşkünlüğü var mı? Zerresi yok.
Ortak akıl desen o hiç yok.
‘Birlikte yönetim’ kelimesini ağza almak bile abes..
Çok seslilik dahil, sadece bilgi kirliliği..
“Kıskançlık” deseniz, bakın o konuda Türkiye’nin sicili en temiz şehriyiz (!)
Uzatmayım..
Demokrat olmak bir bütündür. Aklına gelince demokrat olmak, aklına gelmeyince antidemokratik uygulamaları ve mevzuatı görmemek mümkün olamaz. CHP’nin attığı her adımda “demokrasi boncuğu” bulanlar, buna da bir baksalar iyi olur!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here

12 − three =