Sabah Gazetesi ‘Çukuova’ ekinde bir haber:
“Anamur ayakta!”
Dahası, Anamur’da kurulacak balık çiftliklerine karşı çıkan ilçe halkı düzenlenen mitingle tepkisini dile getiriyor.
Kalabalığa bakılırsa, en az bir 5 bin duyarlı vatandaşın katılımı mevcut..
Hatırlarsanız daha bir hafta olmadı, yine bu sütunlarda balık çiftliklerini istemediğimize vurgu yapmıştım.
Ama şahsen!
Ve cılız birkaç tepkinin ardından yine böylesine can alıcı bir konuyu unutuverdik!
Yine sahipsiz bir toplum olduğumuzu gösteren çarpıcı bir örnek..
Anlayacağınız, Anamur kadar olamıyoruz!
Bilmeyenler için hatırlatmakta fayda var..
Besi balığının kalitesi ve protein değeri o kadar yüksek olsaydı, barınaklarda ya da balıkçılarda satılan çiftlik deniz ürünlerinin değeri, doğal ortamlarda ürüyen balıklarla eşdeğerde olurdu..
Maalesef her iki deniz ürünü arasında yaklaşık 7-8 lira fark oynuyor..
Eğer ki deniz balığı 12 liradan alıcı buluyorsa..
Bana lütfen birileri şu soruya açıklık getirsin:
“Çiftlik balığının kilosu nasıl oluyor da 4 liradan vatandaşın mutfağına girebiliyor?”
Allah aşkına, çocuklarımıza temiz ve kaliteli bir besin imkanı sunamayacak mıyız?!
Hayatımızdaki herşey  yapay olmak zorunda mı?
Eğer içimizde bir yerlerde sorumluluk duygusu taşıyorsak, çıkar Anamur gibi tepkimizi koyarız.. Yakın bir gelecekte, tezgahlarda çiftlik balıklarından başka bir ürün sergilenmezse, şaşırmayın!
Hakkediyoruz bunu!!!
DAHA BİTMEDİ!
İskenderun Belediye Başkanı Mete Aslan’ın, 4. kez aday olacağının sinyallerini artık rahatça her yerde net bir şekilde hissedebiliyoruz. Siz bakmayın sayın başkanın, böylesine önemli bir konuyu, GÜNEY TV.’deki programlarında, öğrencilerle söyleyişinde, gazetelere verdiği demeçlerde ince mesajlarla geçiştirdiğine..
Sabah Gazetesi bölge ekinde ‘Daha bitmedi’ başlığını taşıyan haberde ortaya konan düşünce, başkanlık yarışında ortaya çıkacak fikirleri yeniden alevlendirdi..
Mesaj şu:
“Henüz daha yapacak çok işimiz  var!”
Örneğin, Aslantaş Barajı’ndan gelecek su..
Örneğin, Tepe Mahallelerin altyapı çalışmaları..
Örneğin, İskenderun Su şebekesinin yenilenmesi..
Biliyorsunuz ki, bu hizmetlere başlandı..
2009 Mart ayına yetişir mi?
Başkan Mete Aslan, ‘bir çocuk gibi’ büyütüp, değer  verdiği hizmetlerini tamamlanmadan “Ben yokum” diyebilir mi?
Demez!
Peki doğmamış çocuğa don biçilir mi?
Ben donun ölçüsünden anlamam, ama çocuğun doğmak üzere olduğundan şüphem yok!
İSTEMEK VE HAYAL KIRIKLIĞI!
Cumartesi, Pazar..
Yerel seçimler ışığında mesajlar veriliyor..
Kasettiğim şudur:
Yani iki gün üst üste yerel seçimler sürecinde, “İskenderun Belediyesi’ni istiyoruz” şeklinde temenniler yükseliyor AK Parti teşkilatlarında..
İsteyecekler tabi ki.. Herkes birşeyler ister..
Ben daha çok, istemenin neticeyle ilişkilendirilmesiyle ilgiliyim..
Bugün AK Parti’nin söylemlerine, yarın muhalefet partileri de eklenecek..
Onlar da isteyecek!
Ama birşeyler isteyenlerin, kent adına kazandırmak istedikleri vizyona sahip olup, olmadıklarını, ne tür proje hazırlığı içerisinde adımlar attıklarını bilenimiz yok!
Oysa bizler de birşeyler istiyoruz..
Mesela,
“İskenderun’a talibiz!” diyenlerden, bugüne dek kent hanesine hizmet üretkenliği yazıp, yazmadıklarını..
İstikrar beklentilerini boşa çıkarıp, çıkarmadıklarını..
İyi niyet taşıyıp, taşımadıklarını..
İskenderun sevdasıyla hareket edip, etmediklerini..
Çağdaş ve kalkınma adına ‘üretim’ sağlayıp, sağlamadıklarını bilmek isteriz..
2009-2014 yılları arasındaki zaman dilimlerinde bizi bekleyen hizmet paketindeki faaliyetlerin, toplumu memnun edip, etmeyeceğini öğrenmek isteriz..
Ben kahin değilim..
Ama bu aralar bildiğim birşey var ki, İskenderun’un sahipsizliği..
Ve biliyorum ki, önümüzdeki yerel seçimlerde kim aday olursa olsun, kazanan mutlaka ‘hizmet ve üretkenlik’ gömleğini üzerinde taşıyan olacaktır!
Latife olsun..
Belediye Başkanı Mete Aslan, İskenderun’u hep 18 yaşında genç ve güzel bir kıza benzetir ya..
Bir deyim var hatırlarsınız:
“Bir kızı onlarca delikanlı ister, birine yãr olur!”
Asıl hayalkırıklığı bu olsa gerek!

Sabah Gazetesi ‘Çukuova’ ekinde bir haber:“Anamur ayakta!”Dahası, Anamur’da kurulacak balık çiftliklerine karşı çıkan ilçe halkı düzenlenen mitingle tepkisini dile getiriyor. Kalabalığa bakılırsa, en az bir 5 bin duyarlı vatandaşın katılımı mevcut..Hatırlarsanız daha bir hafta olmadı, yine bu sütunlarda balık çiftliklerini istemediğimize vurgu yapmıştım. Ama şahsen!Ve cılız birkaç tepkinin ardından yine böylesine can alıcı bir konuyu unutuverdik!Yine sahipsiz bir toplum olduğumuzu gösteren çarpıcı bir örnek..Anlayacağınız, Anamur kadar olamıyoruz!Bilmeyenler için hatırlatmakta fayda var..Besi balığının kalitesi ve protein değeri o kadar yüksek olsaydı, barınaklarda ya da balıkçılarda satılan çiftlik deniz ürünlerinin değeri, doğal ortamlarda ürüyen balıklarla eşdeğerde olurdu..Maalesef her iki deniz ürünü arasında yaklaşık 7-8 lira fark oynuyor..Eğer ki deniz balığı 12 liradan alıcı buluyorsa..Bana lütfen birileri şu soruya açıklık getirsin:“Çiftlik balığının kilosu nasıl oluyor da 4 liradan vatandaşın mutfağına girebiliyor?”Allah aşkına, çocuklarımıza temiz ve kaliteli bir besin imkanı sunamayacak mıyız?!Hayatımızdaki herşey  yapay olmak zorunda mı?Eğer içimizde bir yerlerde sorumluluk duygusu taşıyorsak, çıkar Anamur gibi tepkimizi koyarız.. Yakın bir gelecekte, tezgahlarda çiftlik balıklarından başka bir ürün sergilenmezse, şaşırmayın!Hakkediyoruz bunu!!!DAHA BİTMEDİ!İskenderun Belediye Başkanı Mete Aslan’ın, 4. kez aday olacağının sinyallerini artık rahatça her yerde net bir şekilde hissedebiliyoruz. Siz bakmayın sayın başkanın, böylesine önemli bir konuyu, GÜNEY TV.’deki programlarında, öğrencilerle söyleyişinde, gazetelere verdiği demeçlerde ince mesajlarla geçiştirdiğine..Sabah Gazetesi bölge ekinde ‘Daha bitmedi’ başlığını taşıyan haberde ortaya konan düşünce, başkanlık yarışında ortaya çıkacak fikirleri yeniden alevlendirdi..Mesaj şu:“Henüz daha yapacak çok işimiz  var!”Örneğin, Aslantaş Barajı’ndan gelecek su..Örneğin, Tepe Mahallelerin altyapı çalışmaları..Örneğin, İskenderun Su şebekesinin yenilenmesi..Biliyorsunuz ki, bu hizmetlere başlandı.. 2009 Mart ayına yetişir mi?Başkan Mete Aslan, ‘bir çocuk gibi’ büyütüp, değer  verdiği hizmetlerini tamamlanmadan “Ben yokum” diyebilir mi?Demez!Peki doğmamış çocuğa don biçilir mi?Ben donun ölçüsünden anlamam, ama çocuğun doğmak üzere olduğundan şüphem yok!İSTEMEK VE HAYAL KIRIKLIĞI!Cumartesi, Pazar..Yerel seçimler ışığında mesajlar veriliyor..  Kasettiğim şudur:Yani iki gün üst üste yerel seçimler sürecinde, “İskenderun Belediyesi’ni istiyoruz” şeklinde temenniler yükseliyor AK Parti teşkilatlarında.. İsteyecekler tabi ki.. Herkes birşeyler ister..Ben daha çok, istemenin neticeyle ilişkilendirilmesiyle ilgiliyim.. Bugün AK Parti’nin söylemlerine, yarın muhalefet partileri de eklenecek..Onlar da isteyecek!Ama birşeyler isteyenlerin, kent adına kazandırmak istedikleri vizyona sahip olup, olmadıklarını, ne tür proje hazırlığı içerisinde adımlar attıklarını bilenimiz yok!Oysa bizler de birşeyler istiyoruz..Mesela,“İskenderun’a talibiz!” diyenlerden, bugüne dek kent hanesine hizmet üretkenliği yazıp, yazmadıklarını..İstikrar beklentilerini boşa çıkarıp, çıkarmadıklarını..İyi niyet taşıyıp, taşımadıklarını..İskenderun sevdasıyla hareket edip, etmediklerini..Çağdaş ve kalkınma adına ‘üretim’ sağlayıp, sağlamadıklarını bilmek isteriz..2009-2014 yılları arasındaki zaman dilimlerinde bizi bekleyen hizmet paketindeki faaliyetlerin, toplumu memnun edip, etmeyeceğini öğrenmek isteriz..Ben kahin değilim..Ama bu aralar bildiğim birşey var ki, İskenderun’un sahipsizliği..Ve biliyorum ki, önümüzdeki yerel seçimlerde kim aday olursa olsun, kazanan mutlaka ‘hizmet ve üretkenlik’ gömleğini üzerinde taşıyan olacaktır!Latife olsun..Belediye Başkanı Mete Aslan, İskenderun’u hep 18 yaşında genç ve güzel bir kıza benzetir ya..Bir deyim var hatırlarsınız:“Bir kızı onlarca delikanlı ister, birine yãr olur!” Asıl hayalkırıklığı bu olsa gerek!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here