Sosyal Güvenlik Yasası’na tepkiler sürüyor. Ama bu duruma olan feryadı ilginç kılan bir sebep daha var. Kadınlarımızı geri plana iten bir uygulama olarak görülmesi..
Gerçek şu ki, erkekler, kadınları iyi bir mevkiide görmeyi pek istemiyor..
Ben bu çerçevede biraz ‘hazımsızlık’ kokusu alıyorum..
İspanya’da Sosyal Haklar Bakanlığı bir kadına verildi..
Hiç tereddüt etmeden aynı İspanya, Savunma Bakanlığı’nı 7 aylık hamile kadına altın tepside sundular…
Biz, kadınlarımızın “emzirme yardımı”nı tartışırken, onlar, dul kadını Kamu Yönetimi Bakanı yaptılar..
Yetinmediler..
Mesela, Eşitlik Bakanları var; kadın..
Konut Bakanları var; kadın..
Bilim Bakanları var; kadın..
Hadi diyelim ki, Türkiye’de bizler, kabinede erkeklerin hakimiyet gücünü egale edecek bir mekanizmayı hayata geçirmek istemiyoruz ya da işimize gelmiyor..
Önceki gün, bir milletvekilimizin soru önergesine verilen cevabı okurken, dondum kaldım..
Kadınlara yönelik bir adaletsizlik örneği daha..
Türkiye’de 81 ilin tamamında tek bir kadın İl Milli Eğitim Müdürü yok.. İlçelere baktığımızda tablo daha içler acısı..
922 ilçede sadece 5 kadın milli eğitim müdürü olarak görev yapıyor..
Kadınlarımıza yönelik haksızlığı biraz daha deştikçe ortaya ciddi rakamlar ortaya çıktı..
Şöyle ki,
* Türkiye’de, ”15-19 yaş grubundaki genç kızların yüzde 45,7’inin, 20-24 yaş grubundakilerin yüzde 58,3’ünün, 25-29 yaş grubundakilerin yüzde 65,8’inin eğitimsiz ve işsiz..
* Türkiye gerçeğinde ister kent ister köy olsun  toplam  çalışabilecek kadın nüfusunun ancak  yaklaşık  % 10′u çalışabilmekte, para kazanabilmektedir.
* Çalışabilen kadınların kazandıkları para üzerinde kullanım hakkı ise ancak  % 3-5′dir. Çalışabilen kadınlarımızın geri kalan  yaklaşık % 97’si ise, kazandıkları  parayı ana babalarına veya kocalarına teslim eder ya da aile geçimleri için harcmaktadır.
* Türkiyede ev sahibi hane halkının yaklaşık % 90′nında “mülk sahipliği”, yani  “mülkün tapusu” erkek üzerindedir. Bunun Türkçesi; her 100 tapudan 90′ı erkeklerde, geri kalan sadece 10′u kadınlar üzerine kayıtlıdır.
Türkiye’de hal böyleyken, ta 1920’lerde ne demiş Mustafa Kemal Atatürk:
‘Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın’
Bugün 2008’i idrak ediyoruz.
Bir bakın çevrenize ve değerlendirmenizi öyle yapın!
Kadınımız sürünüyor mu, omuzlar üzerinde göklerde mi?
***
ÜÇ ŞEY!
Hayatta bir kez gittiğinde asla geri dönmeyen üç şey:
Zaman, sözcükler ve fırsattır.
Hayatta hiçbir zaman kaybedilmemesi gereken üç şey:
Barış, umut ve dürüstlüktür.
Hayatta en değerli üç şey:
Sevgi, kendine güven ve arkadaşlardır.
Hayatta hiç emin olunamayacak üç şey:
Düşler, başarı ve zenginliktir.
Hayatta insanı geliştiren üç şey:
Çok çalışma, samimiyet ve başarıdır.
Hayatta insanı mahveden üç şey:
Cesaretsizlik, gurur ve öfkedir.
***
Rusya, GÜLEN okullarını kapattı..
ACABA NEDEN?
Fatih Çekirge şöyle yazmış:
“RUSYA Fethullah Gülen organizasyonunda olduğu ileri sürülen okulların faaliyetlerine son verdi… Acaba neden? Bu gerekçeyi herkesin bilmesi gerekiyor. Çünkü Türkiye’yi hem yargı hem de devlet olarak çok yakından ilgilendiren bir durum bu. Çünkü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dışişleri bakanlığı döneminde bu okullar için büyükelçiliklerimize olumlu yazılar yazmıştı. Ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Gül’ün bu yazılarını suç delili olarak kabul edip iddianamesine koymuştu. İşte o iddianameye göre Gül şimdi Anayasa Mahkemesi’nde yargılanacak..
Yalnızca bu nedenle bile Rusya’nın gerekçesini Türk kamuoyunun bilmesi gerekiyor.”
Şimdi şu soru önemli:
Rusya, GÜLEN okullarını kapattı..
ACABA NEDEN?

Sosyal Güvenlik Yasası’na tepkiler sürüyor. Ama bu duruma olan feryadı ilginç kılan bir sebep daha var. Kadınlarımızı geri plana iten bir uygulama olarak görülmesi..Gerçek şu ki, erkekler, kadınları iyi bir mevkiide görmeyi pek istemiyor..Ben bu çerçevede biraz ‘hazımsızlık’ kokusu alıyorum.. İspanya’da Sosyal Haklar Bakanlığı bir kadına verildi..Hiç tereddüt etmeden aynı İspanya, Savunma Bakanlığı’nı 7 aylık hamile kadına altın tepside sundular… Biz, kadınlarımızın “emzirme yardımı”nı tartışırken, onlar, dul kadını Kamu Yönetimi Bakanı yaptılar..Yetinmediler..Mesela, Eşitlik Bakanları var; kadın..Konut Bakanları var; kadın.. Bilim Bakanları var; kadın..Hadi diyelim ki, Türkiye’de bizler, kabinede erkeklerin hakimiyet gücünü egale edecek bir mekanizmayı hayata geçirmek istemiyoruz ya da işimize gelmiyor..Önceki gün, bir milletvekilimizin soru önergesine verilen cevabı okurken, dondum kaldım.. Kadınlara yönelik bir adaletsizlik örneği daha..Türkiye’de 81 ilin tamamında tek bir kadın İl Milli Eğitim Müdürü yok.. İlçelere baktığımızda tablo daha içler acısı..922 ilçede sadece 5 kadın milli eğitim müdürü olarak görev yapıyor..Kadınlarımıza yönelik haksızlığı biraz daha deştikçe ortaya ciddi rakamlar ortaya çıktı..Şöyle ki,* Türkiye’de, ”15-19 yaş grubundaki genç kızların yüzde 45,7’inin, 20-24 yaş grubundakilerin yüzde 58,3’ünün, 25-29 yaş grubundakilerin yüzde 65,8’inin eğitimsiz ve işsiz..* Türkiye gerçeğinde ister kent ister köy olsun  toplam  çalışabilecek kadın nüfusunun ancak  yaklaşık  % 10′u çalışabilmekte, para kazanabilmektedir.* Çalışabilen kadınların kazandıkları para üzerinde kullanım hakkı ise ancak  % 3-5′dir. Çalışabilen kadınlarımızın geri kalan  yaklaşık % 97’si ise, kazandıkları  parayı ana babalarına veya kocalarına teslim eder ya da aile geçimleri için harcmaktadır.* Türkiyede ev sahibi hane halkının yaklaşık % 90′nında “mülk sahipliği”, yani  “mülkün tapusu” erkek üzerindedir. Bunun Türkçesi; her 100 tapudan 90′ı erkeklerde, geri kalan sadece 10′u kadınlar üzerine kayıtlıdır.Türkiye’de hal böyleyken, ta 1920’lerde ne demiş Mustafa Kemal Atatürk: ‘Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın’Bugün 2008’i idrak ediyoruz. Bir bakın çevrenize ve değerlendirmenizi öyle yapın!Kadınımız sürünüyor mu, omuzlar üzerinde göklerde mi?***ÜÇ ŞEY!Hayatta bir kez gittiğinde asla geri dönmeyen üç şey: Zaman, sözcükler ve fırsattır.Hayatta hiçbir zaman kaybedilmemesi gereken üç şey: Barış, umut ve dürüstlüktür.Hayatta en değerli üç şey: Sevgi, kendine güven ve arkadaşlardır.Hayatta hiç emin olunamayacak üç şey: Düşler, başarı ve zenginliktir.Hayatta insanı geliştiren üç şey: Çok çalışma, samimiyet ve başarıdır.Hayatta insanı mahveden üç şey: Cesaretsizlik, gurur ve öfkedir.***Rusya, GÜLEN okullarını kapattı..ACABA NEDEN?Fatih Çekirge şöyle yazmış:“RUSYA Fethullah Gülen organizasyonunda olduğu ileri sürülen okulların faaliyetlerine son verdi… Acaba neden? Bu gerekçeyi herkesin bilmesi gerekiyor. Çünkü Türkiye’yi hem yargı hem de devlet olarak çok yakından ilgilendiren bir durum bu. Çünkü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dışişleri bakanlığı döneminde bu okullar için büyükelçiliklerimize olumlu yazılar yazmıştı. Ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Gül’ün bu yazılarını suç delili olarak kabul edip iddianamesine koymuştu. İşte o iddianameye göre Gül şimdi Anayasa Mahkemesi’nde yargılanacak..Yalnızca bu nedenle bile Rusya’nın gerekçesini Türk kamuoyunun bilmesi gerekiyor.”Şimdi şu soru önemli: Rusya, GÜLEN okullarını kapattı..ACABA NEDEN?

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here