43 bin kayıp seçmen!
İskenderunhaber.com’un kurucusu Hayati Sonay, haftasonu bir dosya bıraktı masama.. 1989-2004 yerel seçimlerinin detaylarını içeriyordu..
İlginç bilgilere ulaştım..
Gerçek şu ki, unutkan bir toplumuz.. Eminim, iki ay öncesini hatırlayacak hafızayı yitirmişizdir. Gerçi, gündemin bir günde allak bullak olduğu bir coğrafyada, insanların siyasetten kopmalarını normal karşılıyorum.
Ama konu yerel siyaset olunca, ilgili bir yanımız var..
Kimin ya da hangi partinin kaç oy alacağını şimdiden belirleyecek uzman kişiliğimizi de hesaba katmak gerek.
Kahvehanede, duraklarda, sokakta siyaset bilimi uzmanı gibi davranıyoruz.
Ama kimseler çıkıp, geçmişle günümüz arasında bir orantı kurmuyor, kurmak istemiyor.
Aslında partinin arka planda tutulduğu bir sisteme doğru geçiş var. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın aldığı oylar, bana göre direk AK Parti’ye giden oylardan fazladır.
Tıpkı, yerel seçimlerde Mete Aslan’a, ANAP’tan daha fazla teveccüh gösterildiği gibi..
Gelin, Mart 2008 yerel seçim hazırlığına yavaştan girişelim.
Bugünkü manşeti arkadaşlarla hazırlarken, daha çok rakamlar üzerinde kritik yapmanın doğruluk derecesine odaklandık.
Tarafsız ve ölçülü..
Yanılgı payı düşük bir seviyeyi baz almamız gerekiyordu.
İhtiraslı ve gözüdönmüş fanatikler..
Dışarıdan müdahaleler, içeriden kışkırtmalar elbetteki ortalığı gerecektir.
Hepimiz daha ılımlı, daha anlayışlı, daha mutabakatçı bir seçim sonucu bekliyoruz..
Ama hepimiz biliyoruz ki, önümüzdeki siyasi süreç, hararetli ve tartışmalı bir yerel seçime gebedir.
Mevcut adayların konumları ve parti ilişkilerini gözönününde bulundurduğumuzda, ortaya kapatma davasıyla ilişkilendirilen bir AK Parti ve Önder Sav bilmecesini taşıyan bir CHP faktörü var..
Bugün itibariyle partiyle birlikte, adayın siyaset bilgisi, kamuoyu yakınlığı, tecrübesi ve gücü, başarının kilit noktası kabul edilmektedir.
Peki, bugünün tarihini baz alarak, ortaya çıkmış ya da çıkarılmış adaylar üzerinde tartışmak mümkün mü?
Elbetteki hayır..
Bugün daha çok, partilerin 1989’dan bu yana siyasi pozisyonlarını, seçmenin siyasete bakış açısını, adayların oy dağılımına doğrudan müdahalelerini tartışmaya açacağım.
***
Yıl 1989..
Mete Aslan, aday olduğu ANAP’tan seçim kaybetmiştir.
İlk deneyimidir ve buna rağmen 15 bin 944 oy almıştır. İskenderun’da yerel seçimin galibi 20 bin 372 oyla SHP olsa da, Mete Aslan bir sonraki seçimlerde altyapı kurgusunu sağlam temellere bırakmıştır.
İskenderun’un, ANAP’la ‘Turgut Özal’ faktörüne sırt çevirmesi 5 yıl sürmüştür.
Doğru Yol Partisi o dönem, seçmenden azımsanmayacak bir oy toplamıştır ve sandıktan 10 bin 677 oy çıkarmıştır.
Refah Partisi 2 bin 639 oya razı olmuştur.
Şimdi sıkı durun..
Oy kullanmayan kişi sayısı 18 bin 93..
Oy kullanmayı bilmeyen (geçersiz oy) 2 bin 306..
Her ikisini toplayın, etti mi size 20 bin küsür..
Dikkat ettiniz mi, SHP’nin 1989’da iktidara geldiği oyla eşit bir sayı..
Ama iki tarafta bundan istifade edemedi..
***
Yıl 1994..
Mete Aslan’ı üç dönem belediye başkanlığına taşıyacak kapının aralandığı tarihtir. Anavatan’la çıktığı siyaset yolculuğunda Mete Aslan 28 bin 111 oy alarak, en yakın takipçisi SHP’ye 6 bin 343 oy fark attı ve İskenderun’u ‘solun kalesi’ gören anlayışın önüne geçti. Seçime katılan parti sayısı 10 olmasına rağmen, 1989’da oy kullanmayan küskün seçmen, tercihini Mete Aslan’dan yana kullandı. Dahası, bu sayı 8 bine yakındır. SHP, 1994’de oyunu 500 artırırak 20 bin 786’ya ulaştı. Ancak, bu durum SHP’yi, ikincilik koltuğundan öteye taşıyamamıştır.
Yine Doğru Yol Partisi oy kaybederek, 10 binlerden 6 bin 800’leri gördü.
Ancak aynı Refah Partisi, 2 bin 639 oy aldığı 89 seçimlerindeki oy potansiyelini artırarak, 94 seçimlerinde 8 bin 392 oy aldı..
Bu arada, geçersiz oy oranının o dönem 3 bin 648’i bulduğunu da söylemekte fayda var.
***
Yıl 1999..
İskenderun Belediye Başkanı Mete Aslan’ın hizmet patlaması yaptığı dönemdir. Mete Aslan’ın ‘altın’ yılıdır. Altyapı, kanalizasyon, asfalt, parke, yol genişletme, sahil şeridinin muhteşem bir yapıya bürünmesi vs. aynı yıllara denk gelir. 99 seçimlerinde propaganda yapmaya bile ihtiyacı olmayan Mete Aslan, SHP’nin seçim yenilgilerinin faturasını elinde bulunduran ve dizginleri eline alan CHP’ye de seçim yenilgisi yaşattı. ANAP’la meydanlara inen Mete Aslan, siyasi yaşantısında rekor denecek bir oy patlamasına şahit oldu. Oy kullanmayan kişi sayısı 18 bin 573 olmasına rağmen, 34 bin 196 oyla, sandıkların yüzde 45.6’sına hakim olmuştur. CHP, SHP’nin çekilmesiyle birlikte 89’dan bu yana ilk kez oyunu 20 binlerden, 26 bin 70’e yükseltmiştir. Aynı dönem MHP, 3 bin 474 oy aldı, Refah Partisi’nin uzantısı olan Fazilet Partisi kan kaybederek 3 bin 531 oyu hanesine yazadırdı. Yine sandıktan çıkan sonuçlara göre HADEP, tepe mahalleler çoğunlukta olmak üzere 3 bin 266 oy almayı başardı. Mete Aslan, CHP ile arasındaki farkı 8 bin 126’ya çıkararak, seçime olan ilgiyi de arkasına aldı. Zira, Mete Aslan o tarihlerde saatler daha öğleden sonrayı gösterdiğinde zafer turu atmıştır.
***
Yıl 2004..
Seçim kulvarında bu kez, Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde kurulan AK Parti de var. Ama aynı paralelde sandıklara küsmüş bir de seçmen kitlesinin de varlığı söz konusu.. Oy kullanmayan kişi sayısı tarihi bir rakamı gösteriyordu..
Tam tamına..
43 bin 821..
Yanlış okumadınız.. Kırküçbin sekizyüzyirmibir..!
Böyle bir seçim arenasında Mete Aslan, halkın siyasete olan küskün yaklaşımı neticesinde 99 yılındaki başarısını yakalayamadı. Mete Aslan, yine Anavatan’ın dipte olduğu dönemde partisini bırakmayarak, seçime girmekte tereddüt etmemiştir.
Gerçek şu ki, bu dönem Mete Aslan her türlü gündem ve gelişmeye rağmen, 25 bin 817 oy alarak, 3. dönem adını zirveye taşımayı başarmıştır.
CHP, yine kemik oyların sularında dolaşarak, 22 bin 315 oya razı olmuştur.
MHP, DYP ve Fazilet’in oy oranlarındaki düşüşe bakıldığında, oyların daha çok AK Parti etrafında şekillendiği ihtimalinin ortaya atılması mümkün. Ya da küskünlerin çekimser tavrıyla birlikte tüm partilerden AK Parti’ye ‘oy gitmiştir’ mantığını kurgulamak da olasıdır.
Çünkü, AK Parti  2004’de iki yıllık parti olsa da Nevzat Barak’la birlikte 16 bin oy potansiyelini yakalamıştır. Aynı dönem ayrılık rüzgarı CHP ile SHP arasında dikkat çekmiştir. SHP, Ali Şepşül’ü yanına alarak, 3 bin 356 oyu sandıklardan çıkarmıştır.
Geçersiz olan oy sayısı bin 593 olduğuna göre, dengelerin altüst olduğu bir seçim fırtınası yaşadığımızı söylebilirim.
Son 19 yılın aritmetiğini işte bu yüzden kağıda döktüm..
Zaman içinde yolculuk yaparken, bazı satır başlıklarını siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim.
İşte göz çarpanlar:
* Seçimler genelde 2 ya da 3 parti arasında geçiyor..
* Oy kullanmayan kişi sayısı kazananı etkileyebilir durumda..
* Oy kullanmasını bilmeyen ya da geçersiz oy sayısı yüksek.
* Son seçimlerde sandık sayısında azalma var.
* ANAP, Mete Aslan’la  son üç seçimi kazandı.
* CHP, son seçimi 31 yıl once kazandı.
* SHP, son seçimi 19 yıl önce kazandı.
* MHP, hiç seçim kazanamadı..
* Bağımsız katılan hiçbir aday önemli biro y alamadı..
* Nüfus sürekli artıyor, ama sandıklara pek yansımıyor..
* Katılan parti sayısı son 4 yılda sürekli artmış..
* Son 4 seçimde de, ilk 2’de sürekli yer alan parti ANAP..
***
Önümüzde mart 2008 yerel seçimleri var..
Bu aralar her kafadan bir ses çıkıyor..
Senaryolar şimdiden şekil buldu:
– Mete Aslan’la MHP ters düştü..
– MHP ile AK Parti uzlaştı..
– AK Parti’de küskünler harekete geçiyor..
– Tüm bu kargaşalar, CHP’yi iktidara taşıyacak.
– AK Parti ilçe örgütü, Recep Tayyip Erdoğan’ı İskenderun’a getirecek, oylar ikiye katlanacak.
– AK Parti kapatılacak, İskenderun’da beklenen oy patlamasını yapamayacak.
– Mete Aslan, aday olmayacak..
– Ya da Mete Aslan, 4. dönemi de omuzlayacak gibi..
Tüm bu senaryo başlıkları, ihtimaller dahilinde değerlendiriliyor.
Bana sorarsanız, 2008 seçimleri zorlu virajlara sahip..
Ve yerel seçimlere girecek her aday, bu gerçeklerin farkında..
Partiler ve o örgütleri sırtlayacak adaylar, sessizce taban hareketine soyunmuş durumdalar.
Zaman, siyasetin kilit noktası..
En büyük yanlışta, geçmişten ders çıkarmayanların, pasif isimler üzerinde takılıp, kalmalarıdır.
Geldiğimiz noktada en tehlikeli şey, inatçılık olacaktır.
Hepimizin menfaati, kurumlarıyla, halkıyla, sivil toplumuyla, üniversiteleriyle, iş dünyasıyla uyumlu, haklarla sorumlulukları bir araya getiren sağlam bir demokrasi üzerinde birleşmektir.
43 bin kayıp seçmene uzanan yol arkadaşlığının anlamı da budur bence..

43 bin kayıp seçmen!
İskenderunhaber.com’un kurucusu Hayati Sonay, haftasonu bir dosya bıraktı masama.. 1989-2004 yerel seçimlerinin detaylarını içeriyordu..İlginç bilgilere ulaştım..Gerçek şu ki, unutkan bir toplumuz.. Eminim, iki ay öncesini hatırlayacak hafızayı yitirmişizdir. Gerçi, gündemin bir günde allak bullak olduğu bir coğrafyada, insanların siyasetten kopmalarını normal karşılıyorum.Ama konu yerel siyaset olunca, ilgili bir yanımız var..Kimin ya da hangi partinin kaç oy alacağını şimdiden belirleyecek uzman kişiliğimizi de hesaba katmak gerek. Kahvehanede, duraklarda, sokakta siyaset bilimi uzmanı gibi davranıyoruz.Ama kimseler çıkıp, geçmişle günümüz arasında bir orantı kurmuyor, kurmak istemiyor.Aslında partinin arka planda tutulduğu bir sisteme doğru geçiş var. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın aldığı oylar, bana göre direk AK Parti’ye giden oylardan fazladır.Tıpkı, yerel seçimlerde Mete Aslan’a, ANAP’tan daha fazla teveccüh gösterildiği gibi..Gelin, Mart 2008 yerel seçim hazırlığına yavaştan girişelim.Bugünkü manşeti arkadaşlarla hazırlarken, daha çok rakamlar üzerinde kritik yapmanın doğruluk derecesine odaklandık.Tarafsız ve ölçülü.. Yanılgı payı düşük bir seviyeyi baz almamız gerekiyordu.İhtiraslı ve gözüdönmüş fanatikler..Dışarıdan müdahaleler, içeriden kışkırtmalar elbetteki ortalığı gerecektir.Hepimiz daha ılımlı, daha anlayışlı, daha mutabakatçı bir seçim sonucu bekliyoruz..Ama hepimiz biliyoruz ki, önümüzdeki siyasi süreç, hararetli ve tartışmalı bir yerel seçime gebedir.Mevcut adayların konumları ve parti ilişkilerini gözönününde bulundurduğumuzda, ortaya kapatma davasıyla ilişkilendirilen bir AK Parti ve Önder Sav bilmecesini taşıyan bir CHP faktörü var..Bugün itibariyle partiyle birlikte, adayın siyaset bilgisi, kamuoyu yakınlığı, tecrübesi ve gücü, başarının kilit noktası kabul edilmektedir.Peki, bugünün tarihini baz alarak, ortaya çıkmış ya da çıkarılmış adaylar üzerinde tartışmak mümkün mü?Elbetteki hayır..Bugün daha çok, partilerin 1989’dan bu yana siyasi pozisyonlarını, seçmenin siyasete bakış açısını, adayların oy dağılımına doğrudan müdahalelerini tartışmaya açacağım.***Yıl 1989..Mete Aslan, aday olduğu ANAP’tan seçim kaybetmiştir.İlk deneyimidir ve buna rağmen 15 bin 944 oy almıştır. İskenderun’da yerel seçimin galibi 20 bin 372 oyla SHP olsa da, Mete Aslan bir sonraki seçimlerde altyapı kurgusunu sağlam temellere bırakmıştır.İskenderun’un, ANAP’la ‘Turgut Özal’ faktörüne sırt çevirmesi 5 yıl sürmüştür.Doğru Yol Partisi o dönem, seçmenden azımsanmayacak bir oy toplamıştır ve sandıktan 10 bin 677 oy çıkarmıştır.Refah Partisi 2 bin 639 oya razı olmuştur.Şimdi sıkı durun..Oy kullanmayan kişi sayısı 18 bin 93..Oy kullanmayı bilmeyen (geçersiz oy) 2 bin 306..Her ikisini toplayın, etti mi size 20 bin küsür..Dikkat ettiniz mi, SHP’nin 1989’da iktidara geldiği oyla eşit bir sayı..Ama iki tarafta bundan istifade edemedi..***Yıl 1994..Mete Aslan’ı üç dönem belediye başkanlığına taşıyacak kapının aralandığı tarihtir. Anavatan’la çıktığı siyaset yolculuğunda Mete Aslan 28 bin 111 oy alarak, en yakın takipçisi SHP’ye 6 bin 343 oy fark attı ve İskenderun’u ‘solun kalesi’ gören anlayışın önüne geçti. Seçime katılan parti sayısı 10 olmasına rağmen, 1989’da oy kullanmayan küskün seçmen, tercihini Mete Aslan’dan yana kullandı. Dahası, bu sayı 8 bine yakındır. SHP, 1994’de oyunu 500 artırırak 20 bin 786’ya ulaştı. Ancak, bu durum SHP’yi, ikincilik koltuğundan öteye taşıyamamıştır.Yine Doğru Yol Partisi oy kaybederek, 10 binlerden 6 bin 800’leri gördü.Ancak aynı Refah Partisi, 2 bin 639 oy aldığı 89 seçimlerindeki oy potansiyelini artırarak, 94 seçimlerinde 8 bin 392 oy aldı..Bu arada, geçersiz oy oranının o dönem 3 bin 648’i bulduğunu da söylemekte fayda var.***Yıl 1999..İskenderun Belediye Başkanı Mete Aslan’ın hizmet patlaması yaptığı dönemdir. Mete Aslan’ın ‘altın’ yılıdır. Altyapı, kanalizasyon, asfalt, parke, yol genişletme, sahil şeridinin muhteşem bir yapıya bürünmesi vs. aynı yıllara denk gelir. 99 seçimlerinde propaganda yapmaya bile ihtiyacı olmayan Mete Aslan, SHP’nin seçim yenilgilerinin faturasını elinde bulunduran ve dizginleri eline alan CHP’ye de seçim yenilgisi yaşattı. ANAP’la meydanlara inen Mete Aslan, siyasi yaşantısında rekor denecek bir oy patlamasına şahit oldu. Oy kullanmayan kişi sayısı 18 bin 573 olmasına rağmen, 34 bin 196 oyla, sandıkların yüzde 45.6’sına hakim olmuştur. CHP, SHP’nin çekilmesiyle birlikte 89’dan bu yana ilk kez oyunu 20 binlerden, 26 bin 70’e yükseltmiştir. Aynı dönem MHP, 3 bin 474 oy aldı, Refah Partisi’nin uzantısı olan Fazilet Partisi kan kaybederek 3 bin 531 oyu hanesine yazadırdı. Yine sandıktan çıkan sonuçlara göre HADEP, tepe mahalleler çoğunlukta olmak üzere 3 bin 266 oy almayı başardı. Mete Aslan, CHP ile arasındaki farkı 8 bin 126’ya çıkararak, seçime olan ilgiyi de arkasına aldı. Zira, Mete Aslan o tarihlerde saatler daha öğleden sonrayı gösterdiğinde zafer turu atmıştır. ***Yıl 2004..Seçim kulvarında bu kez, Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde kurulan AK Parti de var. Ama aynı paralelde sandıklara küsmüş bir de seçmen kitlesinin de varlığı söz konusu.. Oy kullanmayan kişi sayısı tarihi bir rakamı gösteriyordu..Tam tamına..43 bin 821..Yanlış okumadınız.. Kırküçbin sekizyüzyirmibir..!Böyle bir seçim arenasında Mete Aslan, halkın siyasete olan küskün yaklaşımı neticesinde 99 yılındaki başarısını yakalayamadı. Mete Aslan, yine Anavatan’ın dipte olduğu dönemde partisini bırakmayarak, seçime girmekte tereddüt etmemiştir. Gerçek şu ki, bu dönem Mete Aslan her türlü gündem ve gelişmeye rağmen, 25 bin 817 oy alarak, 3. dönem adını zirveye taşımayı başarmıştır.CHP, yine kemik oyların sularında dolaşarak, 22 bin 315 oya razı olmuştur.MHP, DYP ve Fazilet’in oy oranlarındaki düşüşe bakıldığında, oyların daha çok AK Parti etrafında şekillendiği ihtimalinin ortaya atılması mümkün. Ya da küskünlerin çekimser tavrıyla birlikte tüm partilerden AK Parti’ye ‘oy gitmiştir’ mantığını kurgulamak da olasıdır.Çünkü, AK Parti  2004’de iki yıllık parti olsa da Nevzat Barak’la birlikte 16 bin oy potansiyelini yakalamıştır. Aynı dönem ayrılık rüzgarı CHP ile SHP arasında dikkat çekmiştir. SHP, Ali Şepşül’ü yanına alarak, 3 bin 356 oyu sandıklardan çıkarmıştır.Geçersiz olan oy sayısı bin 593 olduğuna göre, dengelerin altüst olduğu bir seçim fırtınası yaşadığımızı söylebilirim.Son 19 yılın aritmetiğini işte bu yüzden kağıda döktüm..Zaman içinde yolculuk yaparken, bazı satır başlıklarını siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim.İşte göz çarpanlar:* Seçimler genelde 2 ya da 3 parti arasında geçiyor..* Oy kullanmayan kişi sayısı kazananı etkileyebilir durumda..* Oy kullanmasını bilmeyen ya da geçersiz oy sayısı yüksek. * Son seçimlerde sandık sayısında azalma var. * ANAP, Mete Aslan’la  son üç seçimi kazandı.* CHP, son seçimi 31 yıl once kazandı.* SHP, son seçimi 19 yıl önce kazandı.* MHP, hiç seçim kazanamadı..* Bağımsız katılan hiçbir aday önemli biro y alamadı..* Nüfus sürekli artıyor, ama sandıklara pek yansımıyor..* Katılan parti sayısı son 4 yılda sürekli artmış..* Son 4 seçimde de, ilk 2’de sürekli yer alan parti ANAP..***Önümüzde mart 2008 yerel seçimleri var..Bu aralar her kafadan bir ses çıkıyor..Senaryolar şimdiden şekil buldu:- Mete Aslan’la MHP ters düştü..- MHP ile AK Parti uzlaştı..- AK Parti’de küskünler harekete geçiyor..- Tüm bu kargaşalar, CHP’yi iktidara taşıyacak.- AK Parti ilçe örgütü, Recep Tayyip Erdoğan’ı İskenderun’a getirecek, oylar ikiye katlanacak.- AK Parti kapatılacak, İskenderun’da beklenen oy patlamasını yapamayacak.- Mete Aslan, aday olmayacak..- Ya da Mete Aslan, 4. dönemi de omuzlayacak gibi..Tüm bu senaryo başlıkları, ihtimaller dahilinde değerlendiriliyor.Bana sorarsanız, 2008 seçimleri zorlu virajlara sahip..Ve yerel seçimlere girecek her aday, bu gerçeklerin farkında..Partiler ve o örgütleri sırtlayacak adaylar, sessizce taban hareketine soyunmuş durumdalar.Zaman, siyasetin kilit noktası..En büyük yanlışta, geçmişten ders çıkarmayanların, pasif isimler üzerinde takılıp, kalmalarıdır.Geldiğimiz noktada en tehlikeli şey, inatçılık olacaktır.Hepimizin menfaati, kurumlarıyla, halkıyla, sivil toplumuyla, üniversiteleriyle, iş dünyasıyla uyumlu, haklarla sorumlulukları bir araya getiren sağlam bir demokrasi üzerinde birleşmektir.43 bin kayıp seçmene uzanan yol arkadaşlığının anlamı da budur bence..

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here