spacer
02 Ağustos 2010 tarihinde Köşe Yazıları kategorisine yazilmistir.
Başbakan’dan sağduyu mesajları..

Öfke gelir göz kararır, öfke gider yüz kızarır!

Başbakan , haftasonu ’da on binlere seslendi.
Muhalefete yüklendi.. Kaos ortamından beslenenlere sert çıktı..
Türkiye için çok önemli bir kararın öncesinde birilerinin kirli oyunlarla sokakları tahrik ettiğini belirtti..
, ve için de dedi ki:
“- sağduyu çağrısı yapması gerekirken bir konvoyla ilçeye girmeye çalışıyor. Sana mı kalmış. Sen polis misin? Sen işine bak. ’daki gerginliği fırsat gibi görüyor. bu kargaşadan ne koparabilirim derdinde..”
Özeti bu.. Ve ekledi:
“-Terör örgütü, gençleri sokağa dökmek istiyor. Sokağa dökülenler, polis araçlarını ateşe verenler terör örgütün tuzağına düşüyorlar. Öfke gelir göz kararır öfke gider yüz kızarır. Bu günler gelip geçecek. Bin yıldır olduğu gibi biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Ben Hataylı kardeşlerimin uyanık olmasını, dikkatli olmasını istiyorum.”
Yanlış mı?
Terör örgütü halk sokağa dökülsün istemiyor mu?
Hiddetlenmemizi istemiyor mu?
Kaos ortamına sürüklenmemizi istemiyor mu?
Lütfen bu tuzağa düşmeyelim!
Her defasında söylüyorum..
Sırf muhalefet olsun diye de, her karara itiraz etmek de doğru değildir..
Birlikte, kardeşçe hareket etmek zorundayız..
Başbakan Erdoğan’ın bu tespiti doğru.. Diyor ki:
“-Geçen günü İngiltere Başbakanı “Biz terörü muhalefetle birlikte çözdük” dedi. İspanya aynı şeyi söylüyor. Altındaki koltuğu sağlama almak uğruna sokakları tahrik etmeye değer mi?”
Değmez, değmemeli..
***
Ve Referandum..
Hiç kuşku yok ki, Türkiye sancılı bir kabuk değiştirme sürecini yaşıyor..
“Referandum” bunun bir parçasıysa, “darbecilerin yargılanması” öteki parçası..
Her 10 generalden biri hakkında tutuklama kararının çıkması, dostlarını çılgına çevirecek olaydır ve bir “karşı hamlenin” gelmesi beklenir..
’da benzer bir karanlık senaryo var mıdır, şüpheler şimdiden tartışılıyor..
Peki, olay sadece referandumla mı ilgili?
Mesela, referandumu güven oylamasına çevirmeye çalışanlar var..
“Hayır” onlar için çok önemli..
Çünkü 2002′den beri karşısında kaybediyorlar..
Ve buna rağmen..
Ne var ki, sekiz yıllık iktidar yıpranmasına rağmen hâlâ birinci parti.
Görünen o ki, 2011 genel seçiminden de hükümeti kuracak parti olarak çıkacak..
Çünkü muhalefet halen yalnışta ısrarcı..
Paketteki maddelere, “ak yerine kara”, “yazı yerine tura”, “su yerine ateş” olarak bakıyorlar.. Oysa, bir kez olsun ‘bizde aynı düşüncedeyiz’ deseler, belki de büyüyecekler..
İşte ’nin tabanında ‘evet’ rüzgarı esiyor..
Bazı STK’lar, meslek örgütleri ‘evet’ de birleşmeye başladı..
Bakınız..
12 Eylül’de işkence gören binlerce Ülkücü, Anayasa değişikliğine ‘evet’ diyeceklerini açıklarken, teşkilatlarında da ‘hayır’ kampanyasına tepki gösterenler çoğalıyor..
Bu ne demek biliyor musunuz?
- Biz kendi doğrularımıza göre hareket ediyoruz.. Demokratik hakkımızı kullanıyoruz!
Bu hak ’nin de elinde, ’nin de..
Güya, ‘hayır’da diretiyorlar..
Ama uyuyor, her zamanki gibi..
Milletvekillerinden ‘ses’ çıkmıyor..
İl ve ilçe teşkilatları sessiz, sakin..
Bunları niçin yazıyorum.. Çünkü ‘hayır’daki diretmenin manasını henüz kavrayabilmiş değiller de ondan..
Sanırım, neyin, ne olduğunu dahi bilmiyorlar..
Şaka değil.. Başbakan Erdoğan’ın programı öncesinde, Milletvekili basınla bir araya geldi..
Elinde bir kitapçık.. Anayasa değişiklik paketi ile ilgili sorular ve cevaplar var..
‘Evet’ demek için 40 nedeni tek tek sıralamış genel merkez..
Böyle bir çalışmayı niçin yapar?
Çünkü inandığı değerlere, gelecek adına koyduğu hedeflere ulaşmak için de, ondan..
sus/pus olmuşsa.. Demek ki, gerçek, samimi, anlık, kendiliğinden gelen tepkileri yok artık.. Yarın göreceksiniz ki, aynı hemen “görmezden gelme”, “karalama”, “sulandırma”, “bulandırma” moduna geçecek..
Çünkü gönülleri “siyaset” yapmak istese de, “ideolojileri” onları baskılıyor.
Hatırlatayım..
CHP için, “İktidara geliyorlar” diyenler, ’nin Türkiye’yi değiştirdiğinin halen farkında değil..

VE KAYMAKAM GİDİYOR!

Haftalar öncesinden, ‘Duydum ki, kaymakam bey gitmek istiyor!’ başlıklı bir makale yazmış ve Sayın ’ın ‘tayin’le ilgili bir dilekçe verdiğine işaret etmiştim..
O gün, Kaymakamı hariç 7 kaymakamın gitmek istediğine dair bilgi almıştım.. Doğruymuş..
Zaten Sayın da, yazımdan sonra telefonla görüşmüş, aksine olumsuz bir cevapla karşılaşmamıştım.. Hayırlısı olsun..
Üzerinde fazla yorum yapacak değilim.. Kendi takdiridir, ama üzüldüm..
Sayın ’ın, yeni görev yeri olan Kaymakamlığı’nda başarılı olacağına inanıyor, İskenderun’a atanan /Terme Kaymakamı ’ya da ‘hayırlı olsun’ diyorum..

ÇELİK-İŞ’E AĞIR SUÇLAMA
İsdemir Emeklileri Derneği Başkanı Bayram Özarslan, “Bizi fişleyerek çocuklarımızı işe almıyorlar” iddiasıyla Çelik-İş Sendikası’nı topa tuttu.
Eylemin gerekçesi şuydu:
- % 11’lik hisseyi alabilmek..
Emekliler adına konuşan İsdemir Emeklileri Derneği Başkanı Bayram Özarslan, sendikaya ağır suçlamalarda bulundu, yıllardır haklarını alabilmek için yoğun çaba sarf ettiklerini ileri sürdü.. Yüzde 11’lik hisseyi vermemek için tüzükte değişikliğe gidildiğini iddia eden Özarslan, Çelik-İş Sendikası’nın kendilerini mağdur ettiklerini vurguladı ve dedi ki:
“- Bizler sendikayı mahkemeye verdiğimiz için fişleniyoruz ve bununla birlikte fişlendiğimiz için çocuklarımızı İsdemir’e işe almıyorlar. Bizler bu düzene karşıyız ve hakkımızı istiyoruz..”
Bayram Özarslan’ın iddiaları ortada..
Mağduriyetin boyutunu bilmiyorum, ama iddia edilen ‘Fişleme’, kelime itibariyle bile kendi başına ürkütücü geliyor bana..
Bu konuda yetkililer ne düşünüyor, merak ediyorum doğrusu!


Leave a comment

Yeni yorum yapıldığında E-mail ile bildir. Ayrıca yorum yapmadan abone olabilirsiniz.


Bu sayfada yayinlanan yorumlar okuyucularin kendilerine ait gorusleridir. Yazilan yorumlardan İskenderun Haber veya http://www.iskenderunhaber.com hicbir sekilde sorumlu tutulamaz.

Yılmaz Akpınar
avatar

Bu yazi Yılmaz Akpınar tarafindan yazilmistir. Yazara ait 752 yazi bulunmaktadir. Yazarin yazilarina abone olmak icin RSS kullanabilirsiniz
Email: vitrin2005@hotmail.com