ÇALIŞKAN: EĞİTİME İDEOLOJİK DEĞİL BİLİMSEL YAKLAŞILMALI

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan Türkiye Büyük Millet Meclisinde gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Çalışkan, “15 temmuz Fetö hain darbe girişiminin yıl dönümüne yaklaştık. şunu belirtmeli ki ülkemiz açısından bir darbe kalkışma süreciydi. Her darbe girişimi yeni bir sosyolojik dönemi başlatır. 15 Temmuz’da maalesef hukukun askıya alındığı, yaş kuru herkesin faturasını, bedelini ağır ödediği bir dönem olarak tarihe geçti.

8. Yıla yaklaşmamıza rağmen hukuk normalleşmeye geçemedi. 15 Temmuz’un yıl dönümünde yapılan hatalara dur diyerek hukuk normalleştirilmeli. Hukuksuz şekilde görevinden ihraç edilen ve sonrasında beraat alan kamu görevlileri derhal görevlerine iade edilmeli. Personelin görevine iade edilmemesi hukuku da saygısızlıktır. Bu süreçte adli mekanizmalar doğal yollardan hüküm verilmediğinden, başka saiklerle kararlar verildiğinden yargılamalar yapılmalıdır.

Askeri okula gönderilmiş 13 yaşındaki bir çocuğun darbeci olduğunu düşünmek. Kimseyi tatmin etmediği gibi mağduriyetleri de beraberinde getirmiştir. Bu açıdan yaraların tamiri önemlidir. Bir an önce af söylentilerine açıklık getirilmelidir. Milyonların beklentisi olan genel af bir müjde olarak insanlara verilmelidir, bu süreçte adil davranılmalıdır.

KİNİNİZ SİZİ ADALETSİZLİĞE SEVKETMESİN

Hatay milletvekiliyim. Kur’an da Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutun, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya itmesin. Adaletli olun; bu, takvâya daha uygundur. Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır. (Mâide/8)”

Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekilleri bendenizin seçilmemesi için büyük gayret gösterdi. Kışkırtıcı tavırları oldu. Buna rağmen bir vatandaş olarak isterim ki; kanunların verdiği imkanlarla, halkın oylarıyla bir aday milletvekili seçilmişse bu milletvekilinin yeri parlamentodur.

ÇALIŞKAN: EĞİTİME İDEOLOJİK DEĞİL BİLİMSEL YAKLAŞILMALI

Şu anda tutuklu bulunan Sayın Can Atalay’ın derhal serbest bırakılması gerekir. Sayın Atalay’ın tutuklu kalması hem halk iradesinin hem de Hataylı seçmenin iradesinin gaspıdır. Esas sorulması gereken şudur; şayet seçilen bu vekil parlamentoya gelemeyecek ise aday olmasına izin veren kamu görevlileri görevlerini ya ihmal etmişlerdir ya da yasaları çiğnemişlerdir ya da halkla dalga geçmişlerdir.

Seçilen vekil parlamentoya gelemiyorsa bu karara imza atan yetkililer kamuyu zarara uğrattıkları, halkın duygularıyla oynadıklarından, halkın iradesini gasp ettiklerinden  gereği yapılmalıdır.

Madem kanunlar belli, meclisin iç tüzüğü ortada, seçilen şahsın yeri TBMM çatısı ise  Sayın Can Atalay’ın derhal serbest bırakılması gerekmez mi?

Hukukun askıdan indirilip tekrar normalleşmeye döndüğü, 15 Temmuz’u sözde değil gerçek anlamda Demokrasi Bayramı günü olarak kutlanmasını temenni ediyorum.

KAPSAMLI AFTAN ZİYADE ADİL BİR AF

Son günlerde kamuoyuna yansıdığı kadarıyla bir af söylentisi gündemde. İktidarda, yerel seçimler öncesi 29 Ekim’de yeni bir af çıkaracağına dair söylentiler yayılıyor. Kamu görevlilerine düşün görev bu konudaki spekülasyonlara açıklık getirmek olmalıdır.  Milyonlarca insanı ilgilendiren bir şey söz konusuyken bu konuda herhangi bir ses çıkarılmaması kabul edilemez.

Ülkemiz 15 yıldan beri olağanüstü süreçler yaşıyor. Pek çok yargılama hukuk dışı inisiyatife göre tahakküm düzeyinde gerçekleşti. Hukuk, bu çerçevede yeni bir af çıkarılması, yaraların tamiri için önemli bir fırsattır, yeni bir beyaz sayfa açmaktır.

Hukuk herkes için gerekli ilkesince adil uygulanmalıdır. Hukuk, 85 milyon vatan evladı arasında ayrım gözetmemeli. Devlet esasen şahısların birbiri arasında olanlara müdahale edemez. Aksine kendine karşı suçları affedebilir. Bunun için belli bir kitleye husumetle yaklaşım sergilemez.

Cezaevlerinde normal mahkumlara tanınan ve terör suçlusu da olsa kanunların verdiği  haklarının kullanılmasına izin verilmemekte. Bu düpedüz Baas rejimi olmakla suçlanan ülkelere benzediğimizin göstergesidir. Bu açıdan da terör suçu işleniyorsa en alttan yukarıya kadar sadece bürokrasi ve siyasetçi olmasına bakılmaksızın her şeyini inceden inceye gözden geçirilmesi gerekir.

Kapsamlı aftan ziyade adil bir af olması anlamında söyledim. Bununla ilgili hukukçular, ilgili çalışmaları yapacaktır. Ayrıntısıyla affın şunları, bunları kapsaması gibi bir şey doğru olmaz. Esas olan herkesin aftan adil şekilde yararlanmasıdır.

EĞİTİME İDEOLOJİK DEĞİL BİLİMSEL YAKLAŞILMALI

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in çıkışıyla eğitim tartışması yaşanıyor. Kız okullarının açılması gerektiğini söyledi. Karma eğitim dayatmasından söz eti. Size göre karma eğitim olmalı mı?

Bu tür konulara yaklaşırken ideolojik bakış açılarıyla değil bilimsel yaklaşılması gerekir. Dünyada eğitime yönelik yaklaşımlar gelişmiş ülkelerde ortadadır. Bunlardan yararlanarak halkın memnun olacağı bir durum ortaya çıkarılabilir. Karma eğitim mümkün olabileceği gibi bazı aileler çocuklarının ayrı eğitimini istiyorsa buna da saygı duymak demokratik bir haktır. Bunun için MEB Bakan’ı Tekin’in açıklamalarını olumlu bulduğumu ifade etmek isterim.

Önceki İçerikÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLE YÜKSELİŞ KOLEJLERİ ARASINDA EĞİTİMDE İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ!
Sonraki İçerikBİREY Eğitim Kurumlarına Giden Kazanıyor
iskenderun haber genel içerik editörüdür. Haber ihbarlarınız veya ilanlarınız için üst menüden bize ulaşın sekmesini kullanın.